Kim Bu Çılgın Türkler

'Kitap özetleri' forumunda Belinay tarafından 13 Mayıs 2008 tarihinde açılan konu


  1. [​IMG]

    Kim Bu Çılgın Türkler?
    Kim Bu Çılgın Türkler?, Doç. Dr. Ali Nahit Babaoğlu

    Doç. Dr. Ali Nahit Babaoğlu
    OKUYAN US YAYIN

    Türkiye'nin en önemli psikiyatristlerinden biri olan Ali Nahit Babaoğlu, uzun yıllar içinde, gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında edindiği gözlemlerden, bilgi birikimi ve deneyimlerinden yola çıkarak, Türklerin kimlik özelliklerini inceliyor. Kültürümüzü oluşturan etmenlerden aile yapımıza, teknolojiye bakışımızdan dinle ilişkilerimize, dilimizden demokrasi anlayışımıza kadar birçok alanı konu edinen yazar, bir psikiyatristin bakış açısıyla, sahip olduğumuz özelliklerin nereden geldiği, neden kaynaklandığını, zaman içinde nasıl değiştiğini ve başka milletlerle aramızdaki farkları yorumluyor. Bilimsel kaynaklar, anekdotlar ve gözlemlerle ilerleyen kitap; kimlik ve kişilik dediğimiz bu geniş alanda, "acaba" sorusuna yanıt arıyor.

    "Kim Bu Çılgın Türkler?", sürekli toplumsal çalkalanmalar, hatta kasırgalar geçirmiş, sosyal yapısı sürekli bir devinim ve devrim içinde olan toplumumuzun, gözlerini kendine çevirmesi ve kendini tanıması için yazılmış, önemli bir kitap. Şimdiye kadar ülkemizde, Türklerin kimlik özelliklerine ilişkin eserlerin azlığı, "Kim Bu Çılgın Türkler?" kitabını daha da değerli kılıyor.


    [​IMG]
    Kitabın içinden

    Süleyman şaşırmıştı. Kaptan efendimiz çivi gibi bakan küçük kara gözlerini ona dikip, “Ne dersin?” diye sordu, “Karar vermen için sana süre de tanıyayım mı? 15 dakika yeter mi? Ne diyorsun bu teklife?”
    Bunları söyledikten sonra paraketecilerin kullandığı küçük bir kum saatini alıp ters çevirerek masanın üstüne koydu ve kum alt hazneye akmaya başladı. Bir süre sonra sıkılmış olacak ki, o kapkara ağzını eliyle kapatıp esnedi, ardından da uzun uzun sırtını kaşıdı. Saatin üst haznesindeki kumun bitip tükeneceği yok gibiydi. Neden sonra, gözlerini ovuşturup çenesini kütürdetircesine yeniden esnedi. Sıkıntıyla bir öf çektikten sonra yeniden doğrulup kamaranın kıç tarafındaki kapıyı açtı ve denizci dilinde “bahçe” denilen yere, yani geminin kıçında, kendisi ve zabitlerin hava alması için yapılmış ahşap balkona çıkarak, karanlık gökkubbe altında uzanan o muazzam şehri, Konstantiniye’yi seyretmeye başladı.. (sayfa 27)

    Kitabın Künyesi

    Yazarı: İhsan Oktay ANAR
    Yayınevi: İletişim Yayınları
    Sayfa Sayısı: 235
    Kitabın adı: Amat
    ISBN: 975-05-0372-4
    Basım Tarihi: 2006
    Roman


    [​IMG]

    Annem Yıldızları Sayamaz
    Geri dönüyordu Sefa... Artık annesizliğin sefasını sürecekti evde. İhtiyar kadın huzurevinin cefasını çekerken... Şöyle ya da böyle görevini tamamlamıştı...Karataş Tepesine geldiğinde karanlık basmak üzereydi. Sonbaharın serin havası iyice çökmüştü. Arabanın farlarını açma zamanı gelmişti. Farı açar açmaz iki parlak noktayla karşılaştı. Kedi gözleri... Evdeki kedisini hatırladı. Bu zavallı kedi ne yapacaktı bu dağ başında... Arabasını durdurdu... Titreyen..
    Yazar : Ahmet Mahir Pekşen ​


    [​IMG]
    Çanakkale Cesaretin Bedeli
    "Çok sert geçen bu kanlı çatışmalarda binlerce asker toprağa karıştı. Bu savaşta her iki tarafta inadın, onurun kahramanlığın bedelini canları ile ödediler. Orduların en büyük tutkusu zafer kazanmak, bir karış toprağı alarak hedefe biraz daha yaklaşmaktı. Her kazanılan toprağın bedeli ağır oluyordu. Bu da mutlaka ölüm demekti. "Cesaretin Bedeli" Gelibolu topraklarında genç ve aydın bir nesil üzerinde kır çiçeklerinin açtığı güzel kokulu kekiklerin kapladığı...
    Yazar : Selçuk Kızıldağ ​
     



  2. Empati - Adam Fawer

    [​IMG]


    Olasılıksız'ın yazarı Adam Fawer'dan İngilizceden önce Türkçe'de Empati...
    Yaşamınızın kontrolü sizde değil!
    Öyle olduğunu düşünebilirsiniz, ama yanılıyorsunuz.
    Elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz.
    Bu kitabı kapatabilirsiniz.
    O sandalyede oturmaya devam edebilirsiniz.
    Ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz.
    Ne isterseniz yapabilirsiniz.
    Ama sorun şurada: Ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz.
    Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun o
    kadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz.
    Ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar.
    Bu nedenle, hayatınızı yaşamaya devam edin. Ne isterseniz yapın.
    Sadece 'isteklerinizin' tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı
    gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın.
    EDEBİYAT, BİLİM VE FELSEFE RUHUNUZA AKACAK,
    OKUDUKÇA BAĞLANACAK, BAĞLANDIKÇA OKUYACAKSINIZ...




    Darağacında Üç Fidan - Nihat Behram

    [​IMG]


    "Biz şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımızın
    bağımsızlığı ve mutluluğu için savaştık!"1968'ler. Yazılı tarihin en barbar asrının
    en umutlu, en ışıklı, en cesur günleriydi. Coşkun bir devrimci dalganın bütün
    dünyayı sarstığı, onlarca ülkede milyonlarca insanın ayağa kalkarak, "Gerçekçi ol,
    imkansızı iste," diye haykırdığı günlerdi...Böyle bir dünyada, Denizler de özgürlük
    bayrağını Türkiye'de yükseklere taşıdılar. ABD'ye, NATO'ya, yurtlarını yerli ve
    yabancı sermayeye peşkeş çekmek isteyenlere en iyi cevabı eylemleriyle,
    yürüyüşleriyle, cesaretleriyle verdiler.Ve egemenler, bu özgürlük kabarışının
    intikamını 12 Mart karanlığında üç gençten çıkarmak istediler. Somut hiçbir yasal
    dayanak olmadan Deniz'i, Yusuf'u, Hüseyin'i ve nice arkadaşlarını idamla yargılayıp,
    "Asalım, asalım!" çığlıklarıyla darağacına göndererek özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini
    boğmaya çalıştılar...İşte Nihat Behram, o günlerin ölüm karanlığını sivil tarihçiliğimize
    belgesel bir katkı olan bu kitabıyla yırtmıştır. Denizler'in asılmadan önceki son sözlerinin de
    ilk kez açıklandığı, yayımlanır yayımlanmaz yasaklanan ve ancak yirmi iki yıl sonra aklanan
    Darağacında Üç Fidan, içten sesi, ince duyarlılığı ve ödünsüz tavrıyla, bütün iktidarların
    geçici olduğunu, milyonların kalbinde yaşayacak olanların daima özgürlük savaşçıları
    olduğunu göstermiştir...Baskı altında geçen yirmi iki yılın ardından, yirmi ikinci
    basımıyla Darağacında Üç Fidan'ı sunarken, bugün koyu bir karanlığın ve ahlaksızlığın
    içine itilmek istenen yurdumuzda, gözlerimizde hala bir umut ışığı, darağaçlarında "solmayan"
    üç fidanın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz...(Arka Kapak)




    Siyah Süt - Elif Şafak

    [​IMG]


    Sadece anne adaylarının ve annelerin değil tüm bayanların
    ve hatta bayların okumasını tavsiye ediyorum. İnsanın içindeki farklı düşünceleri, kendiyle
    çelişmesini, ne yapsa aklının yapmadığı seçenekte kalmasını mükemmel bir şekilde dile
    getirmiş. Depresyona bakış açısı, hayata bakış açısı mizahi yönü ve elbette Latif
    Demircinin mükemmel karikatürleri ile son günlerde okuduğum en başarılı kitap.
     



  3. [grade="FF0000 0000FF 008000 4B0082 FF0000"]bilgi ve paylaşım için teşekürler Belinay & Öylesine [/grade] :f118: :f118:
     



  4. Teşekkürler arkadaşlar güzel bir paylaşımdı:f9: