Kıbrıs Adası'nın Önemi Nedir?

'Bunları biliyormusunuz' forumunda By RiZeLi tarafından 24 Haziran 2010 tarihinde açılan konu


  1. Kıbrıs Adası'nın Önemi Nedir?
    Kıbrıs Adası'nın Önemi
    Kıbrıs Adası



    Akdeniz'in Avrasya'ya yakın bölgesinde ada devleti olarak bulunup, kuzeyinde Türkiye, doğusunda Levant, güneyinde Mısır ve batısında Yunanistan ile deniz komşusudur.
    Kıbrıs üçüncü en geniş Akdeniz adasıdır ve yıllık ortalama 2.4 milyon turist ziyaret etmektedir.[5] Britanya kolonisi iken, 1960 yılında Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı ve 1961 yılında İngiliz Milletler Topluluğu'na katıldı. Kıbrıs Cumhuriyeti bir gelişmiş ülke olarak 1 Mayıs 2004 tarihinde Avrupa Birliği üyesi oldu.1 Ocak 2008 tarihinden itibaren de Euro para birimini kullanmaya başladı.
    1974'de, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasında siyasi gerilimler meydana gelmekteydi ve Yunanistan'daki askeri cunta desteği ile Kıbrıs'ta enosis'e yönelik milliyetçi Rumların darbe yapması sonucunda Türkiye, Kıbrıs'a harekât düzenledi. Bunlarla birlikte adanın kuzeyinde Türklerin yönetiminde politik bir düzenin meydana gelmesine neden oldu. Bu siyasi olaylarla Kıbrıs Sorunu ortaya çıktı.
    Şuanda Kıbrıs Adası'nın kuzeyinde yaklaşık 30 bine yakın Türk Silahlı Kuvvetleri askeri, Agrotur ve Dikelya üstlerinde 3500 civarında Birleşik Krallık askeri ve Yeşil Hat bölgesinde 1200'ün üzerinde Birleşmiş Milletler Barış Gücü askeri bulunmakta, adanın kuzeydeki üçte birlik bölümünde Türkler, geri kalan üçte ikisinde genel olarak ise Rumlar yaşamaktadır.
    Kıbrıs Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler'e üye devlet olarak uluslararası alanda tanınmış bir ülkedir. Kıbrıs Adası civarındaki sular hukuken kendi egemenliği altında olmak üzere, adanın %3'lük kısmı bağımsızlık anlaşmasına göre Birleşik Krallık'ın askeri üstü olarak yönetimi altındadır. Ada de facto olarak dört ayrı parçaya bölünmektedir.

    * Adanın güneyi etkin olarak Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kontrolü altında;
    * Adanın kuzeyi Türk kuvvetlerinin kontrolü altında, de facto olarak kurulmuş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bulunmakta (sadece Türkiye ile diplomatik ilişkisi var);
    * Birleşmiş Milletler kontrolündeki Yeşil Hat, adayı iki bölgeye ayırır; ve
    * iki Birleşik Krallık askeri üstü (Agrotur ve Dikelya).

    Cografya


    Kıbrıs Adası, İtalya'ya bağlı Sardinya ve Sicilya adalarından sonra Akdeniz'in en büyük üçüncü adasıdır ve Akdeniz'in kuzeydoğusunda kalır. Kuzeyinde 65 km mesafe ile Türkiye, doğusunda 112 km mesafe ile Suriye, 267 km ile İsrail, 162 km ile Lübnan; güneyinde 418 km ile Mısır; kuzey batısında ise 965 km ile Yunanistan yer almaktadır.
    Kıbrıs, 30.33 ve 35.41 enlemleri ve 32.23 ve 34.55 boylamları arasında yer almaktadır. Yüzölçümü yaklaşık 9.251 km² olmak üzere 3.355 km²'lik bölümü de facto olarak kurulmuş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yönetimindedir. Kıbrıs'ın uçlarının birbirine en çok uzaklığı 225 km, en yakın uzaklığı ise 43 km'dir. Trodos Dağları, 1953 metre ile adanın en yüksek kesimidir. Ada, Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarının geçiş noktasında ve eski büyük uygarlıkların yer aldığı Ortadoğu ve Anadolu bölgelerinin keşişimindedir.
    Ada, Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılık ve az yağışlı geçer. Yağışlar alçak kesimlerde yıllık 300 mm iken Trodos dağlarında yıllık 1000 mm'yi bulmaktadır. Trodos Dağları kışın kar tutabilmektedir. Sıcaklık ender olarak 0 derecenin altına düşmektedir. Ortalama sıcaklıklar ise yazları 20-30 °C, kışları ise 5-15 °C arasında değişmektedir. Bitki örtüsü ise küçük çalılıklardan oluşan makidir. Köylerde yaşayan halk tahıl üretimi, bağcılık yapar ve turunçgillerden meyve yetiştirmekle uğraşır. Buğday ve arpanın yanısıra pamuk, portakal, mandalina ve dağların eteklerinde de üzüm yetiştiriciliği yapılır.

    Eski Çağlar


    Kıbrıs halkları M.Ö. 1500 yıllarına kadar bağımsız yapılı mahalli idare şeklinde yaşamaktaydı. Mısır ile yapılan ekonomik ve siyasi ilişkiler sonucunda M.Ö. 1500 - 1450 yılların kesin olarak III. Tutmosis döneminde Mısır İmparatorluğu'nun egemenliğine girdi. M.Ö. 1320'ye kadar Hititler ve Mısırlıların mücadelelerine sahne olduktan sonra Hititler M.Ö. 1200'li yıllara kadar Kıbrıs'ı kendi idaresi altında tutmuştur. Bu dönemde Hitit uygarlığı adayı sürgün alanı ve bakır ihtiyaçlarını karşılamak için kullandı.

    Hitit uygarlığı'ndan sonra Mısır Firavunu III. Ramses döneminde yeniden Mısır hakimiyeti altına girdi. Bu dönemde Dor istilası sebebiyle Ege Denizi'ndeki adalardan ve Anadolu'dan gelen bir kısım halklar Kıbrıs Adası'nda koloni yapılanmasına girdi. M.Ö. 1000 senelerinde ise bu kolonilerin birçoğunu elinde bulunduran Fenikeliler adanın tamamının hakimiyetine sahip oldular. Fenikeliler'in hakimiyeti M.Ö. 709'da Asurlular'ın Kıbrıs'ı ele geçirmesi ile son buldu. Bu tarihte Kıbrıs'ta bulunan koloni yönetimleri bir araya gelerek Asur hakimiyetini tanımış ve yaptıkları anlaşma ile vergi vermeye başlamışlardır.