Kibir İnsanı Kör Eder

'Dini Konular' forumunda Semerkand tarafından 11 Aralık 2011 tarihinde açılan konu


  1. Kibir İnsanı Kör Eder
    kendini beğenme
    Kibrin insana verdiği en büyük zararlar



    Kendini diğerlerinden üstün ve kusursuz görmeye yatkın olan kibirli insanlar bu halleri nedeniyle asıl suretlerinin farkına varmazlar.



    İnsanın kemalat yolunda aşması gereken en büyük engellerden biridir kibir. Şeytanın cennetten kovulup lanetlenmesine, müşriklerin hidayetten mahrum kalmasına sebep olan kibir hastalığı insanın ebedi saadete kavuşmasına engel olur. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v) kalbinde zere kadar kibir bulunanın cennete giremeyeceğini bildirmiş ve ümmetine tevazu sahibi olmayı nasihat etmiştir.

    Kendini diğerlerinden üstün ve kusursuz görmeye yatkın olan kibirli insanlar bu halleri nedeniyle asıl suretlerinin farkına varmazlar. Kendi hata ve noksanlıklarına karşı adeta kör olmuşlardır. Her konuda haklı olan, en çok bilen, en iyisine sahip olan hep onlardır. Onların hata yapması söz konusu olmadığı gibi özür dilemesi de söz konusu olmaz.

    Kullarla ilişkisi bu çerçevede seyreden kibirli insanların Allah Teala ile münasebeti de benzer şekilde seyreder. Bu insanlar, hatasız olduğunu düşündüğünden tövbeye yanaşmamak, kendi acziyetinin farkına varmadığından Yüce Rabbi'ne yakarışta bulunmamak ile maluldur. İşin acı yanı ise bu durumu hiç kendilerine yakıştırmamaları, dolayısıyla nasihatten mahrum kalmalarıdır.


    KUL ÖNCE ACZİYETİNİN FARKINDA OLMALI

    Oysa Rabbi'ne yaklaşmak isteyen kul önce kendi acziyetinin farkına varıp, tövbe istigfar ile Rabbi'nin huzurunda boyun bükmeli, gözyaşı ile O'na yalvarmalıdır. Daha sonra kullara yani mümin kardeşlerine karşı sevgi ve şefkatle yaklaşmalı, affedici olmalı; kendi için istediğini onlar için de istemeli, kendi için sakındığı şeylerden onları da sakınmalıdır. Ancak bu şekilde gerçek Müslüman kardeşliğinden bahsedilebilir. Bu saydıklarımız ise tevazu ile olur.

    Yüce Rabbi'miz "Rahmân'ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, "selâm!" der (geçer)ler." (Furkan, 63) buyurarak bu hususta biz kullarına yol göstermiştir. Efendimiz (s.a.v) ise "Kul tevazu edince Allah Tealâ onu yedi kat göklere kadar yükseltir" diyerek ümmetini müjdelemiştir.


    İBADETLERİNİ EKSİKSİZ GÖRMEK

    Kibrin insana verdiği en büyük zararlardan biri de onu ibadetlerinin eksiksiz olduğuna inandırmasıdır. Kibirli insan ibadetlerinin kusurlu olmadığı zannıyla kendini Hak katında makbul bir kul sayar; lakin gerçek durumunun ne olacağını hiç bilmez. Gerçek Allah dostlarının ibadetlerinden sonra bile, ufacık bir eksiklik yahut hata husule gelmiş olması ihtimali nedeniyle tövbe ve istigfar ettikleri hepimizin malumu. Hal böyleyken kibirli insanın eksiksiz gördüğü ibadetinden ne hayır beklenebilir?

    Bir insan için belki bundan daha kötü olan ise başkasının yaptığı ibadeti küçümsemesidir. Kendi ibadetini makbul sayıp başkasınınkini hor görmesidir. Haşa Allah Teala adına hüküm verircesine kalbinden yahut daha da ileri giderek dili ile kişilerin ibadetlerini küçümsemesidir. Ancak ameller niyetlere göredir ve kimin nereden neyi kazanacağını, neyi kaybedeceğini ancak Allah Teala bilir.

    Kibir insanlar arasındaki muhabbeti baltaladığı gibi kulu hak yolundan da alıkoyar. Öyleyse şeytanın özelliklerinden olan kibirden sakınmalıyız. Bir Allah dostunun dizinin dibine çökmeli, tüm benliğimizi kırarak "ben pişmanım" deyip bizi Hakk'a götüren ilk doğru adımı atmalıyız.


    MAKBUL AMELİ ANCAK ALLAH BİLİR

    Damre b. Habib 'in (r.a) rivayetine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdular: "Melekler Allah Teala'nın kullarından birinin amelini alarak semaya çıkarırlar. Sonra onun amelini çoğaltır ve kirlerinden arındırırlar. Bu ameli yüce Allah'ın saltanatında diledikleri yere kadar götürürler. Sonra Allah onlara, 'Sizler kulumun amelini gözeten meleklersiniz. Ancak ben kulumun kalbinde olanı sizden daha iyi bilirim. O amellerinde ihlaslı olmamıştı. Onu siccin cehennemine girenlerden yazın' der.

    Sonra melekler bir kulun daha amelini sema katlarına getirirler. (Kulda gördükleri kötü hallerden ötürü) onu azaltır, hor ve hakir görürler. Bu ameli de yüce Allah'ın saltanatında (arşında) gezdirirler. Allah ise meleklerine şöyle buyurur: 'Sizler kulumun amelini gözeten meleklersiniz. Ancak ben onun kalbinde olanı en iyi bilenim. Benim kulum amelini ihlasla yaptı. Onu illiyyin cennetine girenlerden yazın."



    kaynak: Serhaber
    Semerkand Aile Dergisi / M. Saki Erol / Kasım 2011-74. sayı