kendimize ve Ulusumuza karşı sorumluluklarımız

'Bilgi Rehberi' forumunda Misafir tarafından 22 Aralık 2010 tarihinde açılan konu


  1. kendimize ve Ulusumuza karşı sorumluluklarımız
     



  2. Cevap: kendimize ve Ulusumuza karşı sorumluluklarımız

    Gençlik, “Yurttaşlık sorumluluklarını üstlenmek” ve Toplumsal Gerçekler

    Bu hafta medyada yer alan Türkiye’deki gençlerin itibar, iş hayatı ve geleceğe ilişkin düşüncelerini tespit eden bir araştırma, işaret ettiği sonuçlar açısıdnan hayli düşündürücü...
    Ankara Genç İşadamları Derneği’nin yaptırdığı ‘Gençlik, İtibar, İş Hayatı ve Gelecek Araştırması’ anketi, Türkiye’deki gençliğin hem kendisinin, hem de ülkenin geleceğine güvenmediğine, yabancılaşmanın giderek arttığına, insanın “onur”lu yaşamı için temel olan değerlerin yerine “hayatta kalmak” ya da “güç”e ulaşmak için vergi kaçırmak, rüşvet gibi haksız/hukuksuz eylemlerin makbul göründüğüne işaret ediyor.
    Araştırmanın verdiği bilgilere dayanarak, en temelde şu iki tespitte bulunmak mümkün: Gençler, iyi bir eğitim, sağlık, sosyal güvence, geleceklerinin garanti altına alınması ve “gelecek” kaygısı olmadan yaşamak gibi temel yurttaş haklarından mahrum olunca, görevlerden de söz edilemiyor... Haklarını talep etme ve insan onuruna yakışır bir hayatın koşullarının sağlanması için mücadelede bulunma motivasyonunun kaynağı olan umutlu olmaktan ve herşeyden önce “yurtaş”lar olarak kendilerine güvenden yoksunlar.
    Sözkonusu araştırma 18-30 yaş grubunda, 1.752 kişi ile yapılmış anket çalışmasına dayanıyor. Araştırmanın sonuçlarına ve tespitlerine göz atmakta fayda var...
    Araştırmaya göre;
    Türkiye’deki gençlerin çok büyük bölümü ülkenin geleceğinden umutsuz.
    Her 3 Türk gencinden 1’i “İtibar” denilince, “Güç”ü anlıyorlar.
    Her 100 gençten 36’sı itibar sahibi olmak için iyi bir eğitim almayı çok önemsiz buluyor; 61’i itibar sahibi olmanın her zaman haklı olmak anlamına geldiğini, 20’si ise itibarın en büyük simgesinin “Kuvvetli bir banka hesabı” düşünüyor. Demek ki; gençler “itibar”ı; aile, okul gibi sosyal çevrelerde ve sosyal çevredeki bir çok tutum ve kanaati, yeni değerlerin oluşmasını sağlayan, bunları etkileyen, hatta şekillendiren medyayı da kapsayan tüm toplumsal pratiklerden zengin ve haklı olmak olarak öğreniyorlar.
    Ayrıca; gençlerin yüzde 93.7’si “çok önemli” bir üniversiteden diploma almanın iş bulmanın garantisi olduğunu düşünüyor. Bu sonuç ise, Türkiye’deki “üniversite” kurumunun da zayıfladığına işaret ediyor.
    Gençlerin önemli bir bölümü rüşveti ve vergi kaçırmayı doğal buluyor. “Fark edilmeyecekse vergi kaçırılabilir” diyenlerin oranı yüzde 57.9... Her 100 gençten 41’i geçimini sağlamak için rüşvet almanın doğal olduğunu düşünüyor.
    Geçmişten bugüne değişmeyen şey ise “devlet”e güvenmek ve “devletin şemsiyesi” altında olmanın bir çeşit gelecek güvencesi sağlıyor olduğunun düşünülmesi... “İş garantisinden dolayı devlet memurluğu çok büyük güvence midir?” sorusuna gençlerin yüzde 72.8’i “evet” yanıtını vermişler.
    Ne yazık ki; araştırma kapsamında ortaya çıkan tablonun daha vahim tarafı, gençlerin, kendi ülkelerinin geleceğinin karanlık olduğunu ve bu durumun değişmeyeceğine inanıyor olmaları. Her 100 gençten 86’sı Türkiye’nin gelişmişlik ve refah düzeyinin artmayacağını düşünüyor. Gençlerin büyük çoğunluğuna göre “Türkiye gelir dengesine kavuşamayacak”, “Türkiye’de eğitim sorunuyla ilgili sıkıntılar bitmeyecek”, “Türkiye’deki eğitim kalitesi artmayacak” ve “işsizlik sorunu da çözülemeyecek”...
    Sonuçları açısından dikkat çekici bu araştırma oldukça düşündürücü. Bekir Onur, Gelişim Psikolojisi* adlı kitabında, “genç yetişkinlik”de bireyin gelişim görevlerinden birinin “yurttaşlık sorumluluğunu üstlenme”si olduğunu söyler. Ülkesinin ve kendisinin geleceğini bu denli karanlık gören ve daha da önemlisi değiştirmek için gerekli motivasyon kaynaklarından yoksun olan gençlerden “yurttaşlık sorumluluklarını üstlenmek” görevini yerine getirmeleri beklenebilir mi?!
     



  3. Cevap: kendimize ve Ulusumuza karşı sorumluluklarımız

    VATANDAŞ OLMA SORUMLULUĞU
    YURTTAŞ(VATANDAŞ) NEDİR?:Bir devlete yurttaşlık bağı ile bağlı olan kişilere yurttaş ya da vatandaş denir.
    YURTTAŞLIK NEDİR?: Kişilerle devlet arasında anayasa ve yasalarla belirlenmiş olan karşılıklı hak(vatandaşlık halkaları) ve ödevlerden (yurttaşlık ödevleri) oluşan bir bağdır.
    DEMOKRASİNİN TEMELİ NEYE DAYANIR?: Özgürlük(hürriyet),ulusal egemenlik ve eşitliğe dayanır.
    DEMOKRASİ YÖNETİMİ NEDİR?:İnsan hak ve özgürlüklerinin tanındığı, onlara saygı gösterildiği,yurttaşların ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılandığı,ülkenin yasalarla yönetildiği,suç ve cezaların yasalara göre tespit edildiği,yurttaşların yasalara uymak zorunda olduğu yönetim biçimidir.
    YURTTAŞ OLMA SORUMLULUĞU NASIL ORTAYA ÇIKAR: demokratik yönetimlerde insanların vatandaş olma sorumluluğunu duymaları ve gereklerini yerine getirebilmeleri için önce VATANDAŞ OLMA BİLİNCİNİ taşımaları gerekir.
    BİLİNÇ NEDİR?:İnsanın kendini ve çevresini tanıma yeteneği,farkında olmasıdır.
    VATANDAŞ OLMA BİLİNCİ NEDİR?:Yurttaşların haklarının ve ödevlerinin bilincinde olması ve gereklerini yapmasıdır.
    VATANDAŞ OLMA BİLİNCİNİN GEREKTİRDİKLERİ NELERDİR?
    Yasalara uymak,
    Diğer insanların özgürlük ve haklarına saygı duyar,
    Yasal haklarının bilir ve bunları bilinçli bir biçimde kullanır.Ödevlerinin bilincinde olur ve yerine getirir.(Seçimlerde oy kullanır,kamuya ait alanlarda çevrenin temiz tutulmasına özen gösterir.)
    İnsanlar arasında hiçbir nedenle (düşünce ve inanç ) ayrımcılık yaratmaz,hoşgörülü olur,
    Eşitlik,özgürlük,adalet gibi değerleri ve demokrasiyi benimser,bunları korumak için çaba sarfeder,
    Ülkesini sevmek ve yüceltmek için çaba sarfeder,
    Ülke çıkarlarını kişisel çıkarlarının üstünde tutar.
    VATANDAŞ OLMA BİLİNCİNİN GEREKLERİ YERİNE GETİRİLMEDİĞİ ZAMAN NELER OLUR?:
    Bu durumda hem kendileri hem ülkeleri,hem de diğer insanlar olumsuz yönde etkilenir.
    ÖRNEK:1- Doğal çevreye zarar veren bir işveren,ülkesine ve ülkesinin insanlarına zarar verir.Bu zarardan eninde sonunda kendisi de etkilenecektir.Sağlıksız insanların arasında,havası,suyu,toprağı kirlenmiş,ormanları yok edilmiş bir çevrede yaşamak zorunda kalacaktır.
    ÖRNEK:2-Vergisini dürüstçe vermeyen kişiler,sonunda bundan kendileri de etkileneceklerdi.Devlet,yurttaşlarına
    gerekli hizmeti götüremeyeceğinden bozuk yolları olan,yeterli iş yeri olmadığı için sokakları işsiz insanlarla dolu,sağlık hizmetleri yeterli olmayan,çocukların gidecek okul bulamadığı veya kalabalık sınıflarda teknolojiden habersiz eğitim gördüğü bir ülkede yaşamak zorunda kalacaklardır.
    VATANDAŞ OLMA SORUMLULUĞUNU TAŞIMA YOLLARI:
    Seçme ve seçilme hakkını kullanmak,
    Vergisini dürüstçe ve zamanında ödemek,
    Askerlik yapmak,
    Kanun ve kurallara uymak,saygılı olmak,
    Doğal,tarihsel ve kültürel değerlerimizi korumak.
    SEÇME ve SEÇİLME:
    Hem hak hem de ödevdir.
    SEÇİM:Vatandaşların oy kullanarak devlet yöneticilerinin (kendilerini temsil edenleri) belirlenmesine katılmasıdır.Seçimlerde demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan SİYASAL PARTİLER ve BAĞIMSIZ ADAYLAR yer alır.Yurttaşlar bu partiler ya da adaylar için oy kullanarak seçimlere katılabildikleri gibi,aday da olabilirler.
    Seçimlerde demokratik haklarımızı kullanırken BİLİNÇLİ hareket ederiz.ÇALIŞKAN,DÜRÜST,İYİ AHLAKLI,ÜLKESİNİN ÇIKARLARINI ÖNDE TUTAN yöneticileri seçmeye özen gösteririz.
    Yasalarımıza göre;18 yaşını dolduran her Türk yurttaşı,seçme ve halk oylamasına katılma hakkına sahiptir.Silah altındaki er ve erbaşlar ile askeri öğrenciler,oy kullanamazlar.Cezaevlerinde bulunan ve cezaları kesinleşmiş olanlar (hükümlüler) da oy kullanamazlar.Ancak tutuklular (bir suçtan dolayı cezaevine konmuş fakat yargılanması sürenler) oy kullanabilirler.
    Seçme,seçilme ve siyasi etkinliklerde bulunma hakları Anayasamızın 67.maddesinde düzenlenmiştir.
    Milletvekili seçilebilmek için(76.madde) ;30 yaşını doldurmuş olmak,en az ilköğretim okulu mezunu olmak,kıstlı olmamak,belli suçları işlememiş olmak gibi koşullar aranır.
    Cumhurbaşkanı seçilebilmek için;40 yaşını doldurmuş olmak,yüksek öğrenim yapmış olmak,gibi şartlar aranır.
    VERGİ VERMEK:
    Anayasamızın 73. maddesinde yer alır.Vergi,kamu hizmetlerine harcanmak için hükümetin ve yerel yönetimlerin yasalara göre,yurttaşlardan topladığı paradır.Devletin harcamalarının ana kaynağını vergiler oluşturur.
    Vergiler,doğrudan vergiler ve dolaylı vergiler olarak ikiye ayrılır.
    Doğrudan vergiler:Vatandaşların gelirlerinden ya da sahip oldukları mallar üzerinden devlete ödedikleri vergilerdir.(Bunlar;Gelir vergisi,emlak vergisi,taşıt alım ve satım vergisi bu tür vergilerdir.
    Dolaylı vergiler:Malların satış fiyatları üzerine eklenerek ödenen vergilerdir.(Katma değer vergisi)
    Ülkemizde birçok vergi çeşidi vardır.Bunlar;
    Gelir vergisi:Yurttaşların bir yıl içinde elde ettikleri gelirin belli bir oranda vergilendirilmesidir.
    Kurumlar vergisi:Şirketler,kooperatifler,iş ortaklıkları gibi kurumlar da gelirlerinin belli bir oranını vergi olarak verirler.
    Emlak vergisi
    Veraset ve intikal vergisi
    Akaryakıt tüketim vergisi
    Katma değer vergisi
    Damga vergisi
    Motorlu taşıtlar vergisi
    Taşıt alım ve satım vergisi
    İletişim vergisi
    Belediyelere ödediğimiz vergiler:
    Emlak vergisi,İlan ve reklam vergisi,eğlence vergisi,imar ve iskan vergisi,ruhsat vergisi,çevre temizlik vergisi vb.
    ASKERLİK YAPMA:
    Anayasamızın 72.maddesinde yer alır.T.C.vatandaşı,20 yaşını doldurmuş her erkek askerlik görevini yapmakla yükümlüdür.Askerlik görevini bitirenler,gerekirse 41 yaşına kadar gerek görülürse tekrar askere çağrılabilirler.
    Askerlik çağı;YOKLAMA,MUVAZZAFLIK ve İHTİYATLIK(YEDEKLİK) olmak üzere üç devreye ayrılır.
    YOKLAMA DÖNEMİ; İlk ve son yoklama olarak ikiye ayrılır.
    İlk yoklama,askerlik çağına gelen gençlerin nerede ve ne durumda olduklarını belirlemek için yapılır.(Askerlik çağı geldiği halde okulda öğrenci olanlar belirlenir)
    Son yoklamada,askere çağrılacak gençlerin sağlık bakımından askerliğe uygun olup olmadıklarına,uzman kurullar tarafında bakılır.Askerliğe uygun olanların,bu görevlerini hangi sınıfta(ulaştırma,piyade,topçu vb.)yapacakları,hangi birliğe sevk edilecekleri belirlenir.
    MUVAZZAFLIK ÇAĞIon yoklamasını yaptıran gençler askere çağrılır.Bu çağrıyı alan gençlerin askerlik şubelerine başvuran gençlerin askerlik hizmetleri başlar.Terhis olup sivil hayata dönünceye kadar sürer.
    İHTİYATLIK ÇAĞI:Askerlik görevini tamamlayanlar yedek asker niteliğindedir.Bu durumda olanlar,her yıl askerlik şubelerine başvurarak yıllık yoklamalarını yaptırırlar.Bir tehlike durumunda,askere hemen çağrılmaya hazır olarak beklerler.
    KANUN ve KURALLARA SAYGILI OLMAK:
    Bir ülkede toplumsal düzeni ve adaleti sağlamak için yasalar vardır.Yurttaşlık görevlerinden biri de bu yasalara uymaktır.
    Yurttaşlık bilincine sahip olan herkes,yasalara uyma sorumluluğunu taşır.Ülkesinin güvenliğini tehlikeye düşürmemek,devlet işlerinin kolayca yürümesini sağlamak için yasalara uyulması gerektiğini bilir.
    BİR ÜLKEDE YURTTAŞLAR SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRMEDİĞİNDE ŞU SORUNLAR ORTAYA ÇIKAR:
    Kişiler yasalara uymazlarsa insan hakları çiğnenir.İnsan haklarının çiğnendiği toplumlarda bireyler;DÜŞÜNME,ÜRETME,ÇEŞİTLİ ALANLARDA ESERLER ORTAYA KOYMA OLANAKLARINI ve YETENEKLERİNİ GELİŞTİREMEZLER.
    Devlet,yurttaşa karşı görevlerini yerine getiremez,
    Toplumsal dayanışma ve ulusal bütünlük bozulur,
    Ülkeyi yönetenler,yurttaşların sorunlarına ilgi göstermez,halkı yeterince temsil edemezler,
    Yöneticilerin yeterince denetlememesi nedeniyle hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalınmaz,yargı bağımsızlığı zedelenir.
    Ülke yönetiminde keyfilik başlar.Demokratik yönetimin yerini baskıcı yönetim alabilir.
    Kişiler,vergilerini zamanında ödemediğinde devlet de halkın yol,elektrik,sağlık ve eğitim gibi gereksinimlerini yeterince karşılayamaz.
    Ülkenin bütünlüğü,bağımsızlığı ve varlığı tehlikeye girer.
    DAYANIŞMA NEDİR:
    Toplumu oluşturan bireylerin bir işi gerçekleştirmek için duygu,düşünce ve güç birliği yapmasıdır.
    Karşılaştığımız bazı sorunları ancak iş birliği ve dayanışma ile çözebiliriz.
    MİLLİ BİRLİK BERABERLİK YÖNÜNDEN DAYANIŞMANIN ÖNEMİ:Bir ülkede,birlik ve beraberliğin sağlanmasında ve sürekli olmasında yurttaşlar arasındaki dayanışmanın önemi çok büyüktür.Dayanışma ile “Herkes kendi için yerine” yerine,”herkes herkes için” düşüncesi benimsenerek toplum sorunları çözülür.Türk ulusu,Kurtuluş savaşı sırasında dayanışmanın en güzel örneklerini vererek bu mücadele kazanılmıştır.
    DAYANIŞMADA SEVGİ,SAYGI ve HOŞGÖRÜNÜN ÖNEMİ:
    Bir toplumda,insanların barış içinde yaşamalarının en öncelikli koşullarından biri,ilişkilerin sevgi,saygı ve hoşgörü temeline dayanmasıdır.Bizim ülkemizde farklı soy,din,dil,kültür ve düşüncede olan insanlar vardır.Bu farklılıklara zenginliğimiz olarak baktığımız ve bu farklılıklara hoşgörü ile baktığımız sürece ülkemiz kalkınır ve barış içinde yaşarız.Aksi halde bir çok tehlike ortay çıkar.(Ülke bütünlüğü tehlikeye girer.)Toplu halde yaşamanın temel koşulu sevgi ve saygıdır.