kayıkçı kul mustafa hayatı eserleri şiirleri

'Biyografi' forumunda Misafir tarafından 17 Aralık 2010 tarihinde açılan konu


  1. kayıkçı kul mustafa kısaca hayatı

    Kayıkçı Kul Mustafa,17'nci yüzyılın başlarında ün kazanmış bir halk ozanıdır.

    Gençliğinde Murat Reis'in buyruğu altında deniz eri olarak Cezayir'de bulunduğu, bundan ötürü Kayıkçı lâkabını aldığı sanılıyor. Dördüncü Murad'ın Bağdat savaşına katıldı. Hayatının son günlerini İstanbul'da geçirdi.

    Yeniçeri âşıklarından. Sade bir halk diliyle destanlar, koşmalar, türküler yazdı. Şiirlerinde çağının önemli tarihsel olaylarını yansıttı.
    Bektaşiliği benimsedikten sonra tasavvufla ilgili güzel nefesler söyledi. Bazı eserlerini Prof. Dr. Mehmet Fuat Köprülü 1930'da Kayıkçı Kul Mustafa ve Genç Osman Hikayesi adlı çalışmasında derledi.

    Zamanın önemli olaylarından olan İkinci Osman'ın şehit oluşu, İran tarafından Bağdat'ın zabt olunuşu, Dördüncü Murat'ın Bağdat'ı fethi, Abaza Hasan Paşa'nın isyanı gibi birçok olay üzerine destanlar söylemiş. Bu olaylardan anladığımıza göre,1659 yılından sonra ölmüş.

    En bilinen eseri, Sultan Murat Han'a asker olmak için dudağına tarağı saplayan ve bıyığı terlememiş diye kendini askere almayanlara 'Bakın tarak duruyor mu? ' diye soran Genç Osman için yazığı Genç Osman Destanı'dır. (O genç Osman ki, şehit olan bayraktarın elinden kaptığı bayrağımızı canı pahasına Bağdat kalesinin burcuna dikmişti.)
     



  2. Cevap: kayıkçı kul mustafa hayatı eserleri şiirleri

    Gitsin

    Yücesi dumanlı boralı dağlar
    İncitmen sunamı bel verin gitsin
    Eyyamı şitada bahar erişsin
    Eline bir deste gül verin gitsin

    Uğratman sunamı kışa borana
    Kader kısmet durulmadı çare ne
    Eşinden ayrılıp giden ceylana
    Düzelin a dağlar yol verin gitsin

    Mustafa’m der cemaline doyulmaz
    Seni görmeyince takatim gelmez
    Dostum gurbet elde yolun bulunmaz
    Bir takım kılavuz kul verin gitsin

    Nem Kaldı

    Seni terk eylesem kaşları keman
    Vefası olmayan yarda ne kaldı
    Cefalım yok mudur göğsünde iman
    Divane eyledin arda nem kaldı

    Ayrılasın bencileyin eşinden
    Bir dem sevda gitmez olsun başından
    Bu ayrılık kıldı beni işimden
    Arayıp gezerim karda nem kaldı
    Akar gözyaşlarım bir dem silinmez
    Kapında kul oldum adım bilinmez
    Ko serim sağolsun yar mı bulunmaz
    Kadrimi bilmeyen varda nem kaldı
    Kul Mustafa der ki severim candan
    Gözlerim doludur kan ile nemden
    Sevdiceğim farık olduysa benden
    Çıkayım gideyim şurda nem kaldı