Kaygı Bozuklukları ve tedavisi

'Merak Ettiklerimiz' forumunda Misafir tarafından 21 Ağustos 2011 tarihinde açılan konu


  1. Kaygı Bozuklukları nedir
    Kaygı Bozukluklarının tedavisi nasıl yapılır
     



  2. Cevap: Kaygı Bozuklukları ve tedavisi

    Kaygı Bozuklukları
    Her insan zaman zaman kendini stres altında ya da kaygılı hisseder. Buna neden olabilecek çeşitli durumlar arasında yetiştirilmesi gereken işler, trafikte uzun zaman harcamak ve bir adım ilerleyememek yer alır. Genelde kaygı, canlıların dış ortama uyum çabasında koruyucu bir tepkidir ve korku ve stres ile birlikte ele alındığında, insanın hayatta kalması açısından doğal bir tepkidir. Kaygı, insanın kendini tehlikelere karşı korumasını sağlar. Bu tepki canlılarda normalde tehdit tehlike karşısında savunma ya da saldırı amaçlı bir davranışın ortaya konması için gereklidir. Denetim dışına çıkıp kaygı çok yoğun ve sürekli olduğunda yani kişinin işlevselliğini aksattığında ise bir rahatsızlık olarak ortaya çıkar. Bu rahatsızlıklara kaygı bozuklukları diyoruz. Ancak bu bozukluklar etkili tedavi yöntemleri ile iyileştirilebilir ve insanlar normal hayatlarına geri dönebilirler.

    Kaygı bozuklukları için etkin tedavi yöntemleri var mıdır?
    Kesinlikle. Kaygı bozuklukları profesyoneller tarafından (klinik psikolog ve psikiyatristler) tedavi edilebilir.
    Özellikle bilişsel davranışçı terapiler, kaygı bozukluklarının tedavisinde büyük rol oynar.. Terapi, kişinin hastalığını tedavi etmek bir yana hastalığa neden olan anksiyete faktörlerini de yönetebilmeyi de öğretir.

    Ulusal Ruh Sağlığı Ensititüsüne göre; davranışsal terapiler ve bilişsel terapiler kaygı bozukluklarını tedavi etmede oldukça etkindir. Davranış terapileri içlerinde, istenmeyen davranışların sonlandırılmasını, danışanın kendini rahatlatmasını öğrenmeyi barındırır. Rahatlama, doğru nefes alma tekniklerini benimsemeyle öğrenilir. Bu sayede kaygı bozukluklarında ortaya çıkan belirtiler giderilir. Bilişsel terapiler ise; kişinin düşüncelerini daha iyi anlamasına, negatif düşüncelerini pozitif olanlarla değiştirmeyi hedefler. Düşüncelerimiz, duygularımızın ve davranışlarımızın tetikleyicisidir.
    Örnek olarak:
    Eğer evinizde gece uyuyorsanız ve birden ani bir ses duyduysanız ve bunu “camda kuş var” olarak yorumlarsanız korkmazsınız ve yatagınızdan kıpırdamazsınız bile. Ancak; eve hırsız giriyor şeklinde yorumlar yani düşünürseniz, yaşayacağınız duygu korku olur ve davranışısınız da ya kaçmak ya da saldırmak olacaktır.

    İlaç tedavisi belli noktalarda gerçekten önemlidir.. Ancak sadece ilaçla kaygı bozuklukları tedavi edilemez. Mutlaka uzman bir klinik psikologtan psikoterapi görülmesi gerekmektedir. Çünkü bu hastalığın tekrar etmesini azaltır ve hastalığın düşünce boyutunu irdelemeye de yardımcı olur. Unutulmamalıdır ki; ilaçların yan etkileri de vardır. Bu yan etkiler psikiyatristler tarafından kontrol edilmelidir.

    Uzman Klinik Psikologlar Kaygı Bozukluğu Yaşayan bir danışana nasıl yardım edebilir?

    Uzman Klinik Psikologlar, tanı koyabilir ve kaygı bozukluklarını tedavi edebilir. Bu rahatsızlıklardan kurtulmak isteyenler, bilişsel-davranışçı yaklaşımını benimsemiş psikologlardan yararlanmalıdırlar.
    Aile terapisi ve grup terapisi de seçenekler arasındadır. Özellikle kaygı bozukluklarıyla çalışan kliniklere gitmek ya da haygı bozuklukları ile çalışan profesyonellere yönlenmek de faydalıdır.

    Psikoterapi ne kadar zaman alır?

    Şunu belirtmek gerekir ki; kaygı bozukluklarında tedavi hemen cevap vermez. Danışan terapistten ve uygulanılan tedaviden memnun olmalıdır ve kendini rahat hissetmelidir. Danışanın tedaviye uyumu çok önemli bir etkendir. Terapist ve danışan kaygı bozukluklarını ortadan kaldırmak için ekip halinde çalışmalıdır.
    Her tip tedavi her danışan için uygun olmayabilir.. Tedavi, kişinin ihtiyaçlarına ve rahatsızlığına göre değişir. Daha önce de belirtildiği gibi, terapist ve danışan ekip halinde beraber çalışmalıdır. Çogu danışanlar 8-10 seansta belirgin gelişmeler göstermektedirler. Tabi bu tedavi planına uyum gösterenler için sunulmuş bir rakamdır.

    İnkar edilemez nokta şudur ki; kaygı bozuklukları insanların işlevselliğini bozar. Kişi işine gidemez, aile ve sosyal çevresiyle sorunlar yaşar. Bu yüzden doğru profesyoneli aramak önemlidir.
    Duyguların ve düşüncelerin kontrolü ile birlikte, kişilerin yaşamları da kontrol altında tutulabilir.