Kastamonu El Sanatları hakkında bilgi

'Türkiye ile ilgili' forumunda aykut41 tarafından 20 Aralık 2009 tarihinde açılan konu


  1. Ahşap El Oymacılıgı: Bölgenin ormanlık olmasından dolayı ahşabın kalitelisi ve uygun fiyattan temini dolayısıyla ahşap el sanatları da gelişmiştir. Kastamonu Valiliğince 2000 yılında yöresel konak mimari tarzında inşası yaptırılan merkezde el sanatı ürünlerini yapımı – tanıtımı ve satışı yapılarak yeni gelir girdileri temin edilmektedir. Ayrıca her ilçenin bölgesinin özelliklerini taşıyan ahşap, dokuma, madeni el sanatı ürünleri üretilmektedir.
    El Dokuması Kumaşalar ve El İşlemeleri:Kastamonu el sanatları merkezinde, sandıklara gizlenmiş eski motif ve figürleri gün ışığına çıkarılıyor. Düğüm işi (tırnakla) bağlama işçiliği, Kastamonu yöresine ait model ve renklerde el dokumaları, peşkir, peştamal, masa örtüsü, sehpa örtüsü, şementabla, taş baskı (sini baskısı), pamuklu bay ve bayan gömlek, perde ve perdelikler, döşemelik, yatak örtüsü ve nevresimlik kumaşlar, bağlı çarşaflar el dokuma kırlent (yastık ) ve minderler... Atölyeyi Kaya mezarları karşısında İl Sosyal Hizmetler Binasında bulabilirsiniz. Dokuma atölyesi, çözgü atölyesi, kalite kontrol - dikiş atölyesi, bağlama kalite kontrol atölyesi ve satış reyonu bölümleri ile hizmet veriyor.
    Kumaş Üzarine Taş Baskı:Kastamonu'da yaşayan ve Türkiye'nin son taş baskı ustalarında olan Cemil Kızılkaya, 38 yıldır eşiyle birlikte taş baskı sanatını yaşatmak için mücadele veriyor.

    Kızılkaya, geçmişte taş baskı yapımının oldukça yaygın olduğunu belirterek, eşi Safiye Kızılkaya'dan öğrendiği taş baskı sanatını günümüzde yaşatmak için çaba harcadığını anlattı.

    Günümüzde taş baskı yapan usta sayısının yok denecek kadar azaldığını ifade eden Kızılkaya, "Kastamonu'da 1970 yıllarda 135 kişinin ev ve iş yerlerinde taş baskı yapıyordu. Günümüzde ise eşimle birlikte evimizde taş baskı yapmayı sürdürüyoruz" dedi.

    "Taşbaskı Bizans'tan Selçuklu'ya, Selçuklu'dan Osmanlı'ya, Osmanlı'dan da bizlere kaldı" diyen Kızılkaya, şunları söyledi:

    "Fatih Sultan Mehmet'in teyzesinin de bu sanatla uğraşırken vefat ettiğini biliyoruz. Şu an eşimle birlikte bu sanatı yaşatıyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından unutulmaya yüz tutmuş sanatlarla uğraşan 196 kişi arasına eşimle birlikte girdik. 1980 yılına kadar taş baskıya talep çok yoğundu. Bu tarihten sonra makine baskı arttığı için taş baskıya talep azaldı ve zamanla bu işle uğraşan kimse kalmadı. 1986 yılına kadar ufak da olsa bu işi yaptığımız bir dükkanımız vardı. Fakat bu sanatla uğraşan kimsenin kalmaması sonucu bir süre sonra bizde taş baskı yapacak boyayı bulamaz olduk."

    1986 yılından 1990 yılına kadar iş yerlerinin kapalı kaldığını hatırlatan Kızılkaya, geçen bu süre için taş baskı boyasını nasıl yapabileceğini araştırdığını ve olumlu sonuçlar aldığını kaydederek, bu süreçte yaşadığı sıkıntıları anlattı.

    Günümüzdeki taş baskı işlemini evinin önündeki tezgahta yapmaya çalıştığını fakat belediye ile sorunlar yaşadığını ileri süren Kızılkaya, sanatını sürdürmek için yetkililerden yardım istedi.