Kardeşler arasında kıskançlık

'Bebek Bakımı' forumunda HazaN tarafından 6 Nisan 2009 tarihinde açılan konu




  1. Anne babalar için en zor durumlardan biri; bir ebeveyn olarak çocuğunun kendisinden memnun olmadığını duymaktır. Bir diğeri ise; çocukları arasında yaşanan kıskançlıklar ve kavgalardır. Başa çıkılması ve doğru yaklaşımın ne olduğuna karar verilmesi güç olan bu olaylar karşısında soğukkanlılığı koruyup her iki kardeş için de adil şekilde davranmak önemlidir. Kıskançlık; bir insanın sevdiği, sahip olduğu bir şeyi başkasıyla paylaşamaması ya da sevdiği insanların gözünde statüsünü kaybetme kaygısı yaşamasıdır. Çocuklarda görülen kardeş kıskançlığı ise yeni bir kardeş geleceği haberini aldıktan sonra kendisini göstermeye başlar ve temelinde özelikle anne sevgisini kaybetme korkusu, sevgiyi ve ilgiyi başka biriyle paylaşmak istememe arzusu vardır. Çocuk için en değerli varlık annedir; onu başkasıyla paylaşmak istemez.

    Uzman Psikolog Eylem Ayrancı “Bütün dünyanın kendi etrafında döndüğünü zanneden ben merkezcil olan çocuk, tahtını kaybetme endişesi yaşar. Zaten kendisi varken ikinci bir çocuğa neden gerek duyulduğunu anlamlandıramaz. Kardeş olgusunu hemen kabul edemez ve kıskançlık belirtileri göstermeye başlar.” Diyor ve doğduğu ilk günden itibaren bütün ailenin ilgi odağı olan çocuğun, aileye yeni bir bireyin katılmasıyla bütün bu ilgiyi, sevgiyi kaybetme korkusu, statüsünü kaybetme endişesi yaşamaya başladığını sözlerine ekliyor.

    Çocuklar Kardeşlerini Kıskandıklarında Nasıl Davranırlar?

    Her çocuk kardeşini kıskanır, çocuklarda görülen bu davranışlar kardeşine zarar verme amacını gütmez kendi içinde yaşadıkları kıskançlık duygusuyla baş etme çabasıdır.

    • Kardeşini kıskanan çocukta geriye dönüşler görülebilir. Altını ıslatma, altına kaka yapma, anne memesinden süt içmeye çalışma, parmak emme gibi bebeksi davranışlar yapmaya başlayabilir.

    • Kardeşini altını bağlarken gören çocuk annesinden altını bağlaması için tutturabilir, kardeşi annesinden süt emerken o da annesinin üstüne atlayıp süt emmeye çalışabilir, yemeğini annesinin yedirmesini isteyebilir.

    • Çevresinde insanlar varken kardeşine aşırı ilgi, sevgi gösterip, çok korumacı davranmasına rağmen; kimse yokken vurma, ısırma gibi onun canını acıtıcı davranışlar sergileyebilir.

    • Çevresindeki nesnelere, hayvanlara zarar vermeye başlayabilir.

    • Aşırı öfkeli, huysuz, inatçı, hırçın olabilirler, çevresindeki insanlara saldırgan davranışlarda bulunabilir.

    • Kardeşiyle hiç ilgilenmeyip o yokmuş gibi davranabilir.

    • Anne ve babasına "Bu ne zaman gidecek? Gitsin artık!" gibi sözlerle kardeşine olan öfkesini belli etmeye çalışabilir.

    • Anne-baba bebekle ilgilenirken ilgiyi ona olan ilgiyi engellemek, dikkati çekmek için çeşitli davranışlar yapabilir.

    • Anne-babaya "Beni sevmiyorsunuz, benimle ilgilenmiyorsunuz" gibi cümleler sarf edebilir.

    • İçe kapanıp, sessizleşebilir.

    • Uykuya yatmakta zorluk çıkarabilir, anne-babasının yanında yatmak için çeşitli bahaneler uydurabilir.

    • Fiziksel rahatsızlıkları olmadığı halde ilgi çekmek için “Karnım ağrıyor, başım ağrıyor, midem bulanıyor” gibi şikâyetlerde bulunabilir.

    • Kardeşi büyüdükçe, ona iftira atma, yalan başvurma, oynamak istememe, kavga çıkarma gibi davranışlarda bulunabilir.

    Anne-Baba Olarak Neler Yapabilirsiniz?

    Birden fazla çocuk sahibi olmak, harcayacağınız emeğin birden fazla çocuğa dağılmasına neden olur. Böyle bir durumda bütün emeği kendine isteyen çocukta diğer kardeşler arasında kıskançlık olması çok doğal bir süreçtir. Çocuğunun, kardeşini kıskandığını gözlemleyen aileler nasıl davranacakları konusunda endişeye düşerler. Eğer siz de çocuğunuzun kıskançlığından yana dertliyseniz; öncelikli amacınız; kıskançlığı kaldırmak yerine o duyguyu yatıştırmaya çalışmaktır.

    • Öncelikle çocuğunuzu annenin hamilelik döneminde bir kardeşi olacağına psikolojik olarak hazırlayın. Son ana kadar beklemeden ona bir aileye yeni bir üyenin geleceği bir kardeşi olacağı anlatın, evde bu yüzden bazı değişikliklerin olabileceği söyleyin.

    •Çocuğunuzun yaşına uygun şekilde bebeğin oluşumundan, doğumundan bahsedin.

    • Hamilelik döneminde aile üyelerinden başka biri çocuğun bakımını yavaş yavaş üstüne alarak, anne yokken çocuğunuzun ihmal edilmişlik duygusu yaşamasını önleyin.

    • Eşinizle aranızda çocuklara gösterilecek ilgi konusunda iş bölümü yapın.

    • Çocuğunuza bebeğin doğmasıyla sevgi ve ilginin değişmeyeceğini sözlerinizle birlikte davranışlarınızla da gösterin. Onunla yaptığınız eski aktivitelerde çok fazla değişiklik olmamasına dikkat edin.

    • Yeni doğan bebeğe gerek aile üyelerinden gerekse misafirlerden aşırı sevgi ve ilgi gösterisinde bulunulmamasına dikkat edin. Gerekirse bu konuda misafirler uyarın.

    • Kıskanmasın diye çocuğa aşırı hoşgörü göstermeniz de yanlış olur.

    • Bebeğe zarar vermesinin kesinlikle kabul edilmez olduğunu net bir dille anlatın.

    • Çocuğunuza kardeşini sevmek zorunda olduğunu söylemeyin.

    • Bebeğin gelişiyle birlikte 4–5 yaşlarındaki çocuğu anaokuluna
    göndermek doğru değildir. Bu durum kardeş kıskançlığını körüklediği gibi çocukta okul sendromunun gelişmesine ve çocuğun içine kapanık ya da saldırgan biri olmasına yol açabilir.

    • Bebek için bir oda hazırlayacaksanız bunu onunla paylaşın ve birlikte karar verin.

    • Eğer bebeğe onun giysilerini verecekseniz, bunu ona danışın.

    • Kardeşinin isim seçiminde onun da fikrini sorun.

    • Doğacak bebeğe yapılan hazırlıklara onu da katın ve bebeğin eşyalarını birlikte hazırlayın. Doğacak bebeğe eşyalar alırken ona da hediyeler almayı ihmal etmeyin.

    • Bir bebeğin ihtiyaçlarının neler olacağı hakkında onu bilgilenmelisiniz.

    • Bebeğin bakımında onun yardımını isteyin. Ona eğlenceli ufak sorumluluklar verin. Onun yardımından haz aldığınızı söyleyin, onu övün.

    • Bebeklerin özellikle, ilk aylarda ihtiyaçlarının daha çok fiziksel olduğunu hatırlatarak, bu ihtiyaçlar karşılandıktan sonra mutlaka büyük çocuğunuza zaman ayırın.

    • Bebeksi davranışlara geri dönüldüğü gözlemlendiğinde onu ayıplamayın, ona kızmayın, eleştirmeyin ya da cezalandırmayın; onunla bu durumu konuşarak halletmeye çalışın.

    • Yaşı daha büyük kardeşler arasında hakem görevine girmeyin, kim haklı kim haksız diye ayırmak yerine soruna çözümcü yaklaşımlar sergileyin.

    • Kardeşler arasında olumlu ya da olumsuz özellikleri kıyaslamayın.

    • Her iki kardeşe de ayrı ve kaliteli zaman ayırın.

    • Çocuklarınızdan birini gözbebeği olarak seçmeyin. Siz bunu hissettirmemeye çalışsanız da, diğer çocuğunuz durumu anlayacaktır.

    • Her çocuğunuzun aynı olmayacağını bilin. Bu nedenle çocuklarınızın kişilik ve isteklerine uygun davranmaya çalışın.

    Kardeşler arası kıskançlık krizleriyle başa çıkmanın 7 yolu

    1. Çocuklarınızı birbirleriyle kıyaslamamaya özen gösterin. Çocuklarınızdan biri kardeşine aksi şeklinde davrandığında ona kardeşini yermeyin veya övmeyin. Bu davranış uzun vadede kardeşler arası gerginliğe neden olabilir. Çocuğunuza “Neden kardeşin gibi davranmıyorsun?” gibi çıkışlarda bulunmayın. Çocuğunuz bu tip ifadeleri “Siz kardeşimin benden daha iyi olduğunu düşünüyorsunuz. Onu daha çok seviyorsunuz.” şeklinde yorumlayabilir.

    2. Bütün çocuklarınızı tarafsız bir şekilde dinleyin ve değerlendirmeniz gereken durumları tüm yönleriyle ele alın. Birini dinledikten sonra ona “Benle bu konuyu paylaştığın için teşekkür ederim; şimdi de kardeşini dinlemek istiyorum” deyin. Çocuklarınızla sağlıklı iletişim kurabilmenizin öncelikli yolu her birinin düşüncelerine saygılı, tarafsız bir dinleyici olduğunuzu göstermektir.

    3. Çocuklar okulda yaptıklarını, sınav sonuçlarını ve karnelerini kıyaslayabilirler; ama siz çocuklarınızın derslerdeki başarısını asla birbirleriyle kıyaslamayın.

    4. Çocuklarınızın terbiyesini ayrı ayrı verin. Çünkü kardeş olmalarına rağmen her birinin kendi haysiyeti ve farklı karakteri vardır; dolayısıyla çocuklarınızı karakter özelliklerine, ilgi alanlarına göre terbiye etmenizde fayda vardır.

    5. Çocuklarınızla birlikte vakit geçirmenin yanı sıra, her biriyle ayrı ayrı da programlar yapın. Bunu yaparken diğer çocuğunuzun yalnız kalmaması için eşinizle iş bölümü yapıp, çocuklarınızı o gün farklı etkinliklerde bulunmak üzere paylaşın. Böylece her çocuk ebeveynlerinin ayırdığı ekstra zaman sayesinde kendini daha özel hissedecektir. Birlikte yürümek, sevdiği bir restoranda baş başa yemeğe gitmek, dondurma yemek gibi aktivitelerde bulunmak çok hoşuna gidecektir.

    6. Çocuklarınız işbirliği yaptığında onları destekleyin. Çocuklarınız işbirliği halinde bir takım şeyler yapmaya çalıştıklarında onların bu davranış biçimlerini göz ardı etmeyin ve bu durumdan duyduğunuz memnuniyeti açık bir dille ifade edin. Çok sık rastlanmayan bu hoş tablonun yardımlaşma, paylaşma, iş birliği şeklinde daima devam etmesi için çocuklarınızı teşvik edin. Aldıkları takdir sayesinde çocuklarınız aynı güzel davranışları tekrarlamaya başlarlar.

    7. Çocuklarınıza, kendi aralarında ki sorunları nasıl çözebileceklerini anlatın ve onlara güvendiğinizi her fırsatta söyleyin. Ailevi kurallarınızı ve aile içinde kabul edilebilir davranışların neler olduğunu çocuklarınıza hatırlatın. Örneğin vurmanın ve kötü konuşmanın kesinlikle kabul edilemez davranışlar olduğunu söyleyin.