Karacaoğlanın hayatı kısaca

'Soru Cevap' forumunda HazaN tarafından 2 Kasım 2010 tarihinde açılan konu


  1. Onyedinci yüzyılda yaşamış çok ünlü bir halk şairimizdir. Doğum, ölüm tarihleri kesinlikle bilinmemekle birlikte, 1606’da doğduğu, 1680’de öldüğü sanılıyor. Karacaoğlan’ın nerede doğup nerede öldüğü de belli değildir. Ancak, güneydoğu illerinde yaşadığı, Toros dağları, Adana, Gaziantep, Hatay dolaylarında ömrünü genellikle gezginci bir halk ozanı olarak geçirdiği anlaşılıyor.
    Türkmen boyundan bir ozan olan Karacaoğlan, Anadolu’nun daha uzak bölgelerine de gitmiş, Rumeli’de yapılan savaşlara bile katılmıştır. Bütün bunlar, onun çeşitli şiirlerinde ettiği sözlerden, yaptığı tasvirlerden anlaşılmaktadır.
    Karacaoğlan çok güçlü eserler meydana getirmiş bir halk şairidir. Zamanında Türkçe konuşulup yazılan bütün yurt içi ve yurt dışı ülkeleri saran geniş ünü, ölümünden sonra da çoğalarak süregelmiştir. Bütünüyle hece vezninde, baştan başa halkın öz diliyle meydana getirdiği şiirlerinde Türk zevkini, yaşayışım, özlem duygularını, sevgiyi, çeşitli güzellikleri, bu arada yurt köşelerini derin bir içtenlikle dile getirmiştir.
    Koşma, koçaklama, türkü gibi halk şiir türlerinin hemen hepsinde şiirler düzenlemiş bulunan Karacaoğlan’ın dağınık bir halde bulunan eserleri ancak 20. yüzyılda toplanmış, bir araya getirilerek yayımlanmıştır. Ozanın bütün şiirlerinin sayısı 500’ü geçer. Karacaoğlan, çoğunlukla hecenin 6 + 5, 4 + 4, 4 + 4 + 3’lü ölçülerini kullanmıştır.
     



  2. Karacaoğlan (1606-1679). 17'nci yüzyılda yaşamıştır. Osmaniye'nin Düziçi ilçesinin Farsak köyünde doğduğu rivayet edilir. Göçebe Türkmen obalarında yetişti. Asıl adının İsmail, Halil ya da Hasan olduğu yolunda görüşler var. Hatta aynı mahlasla şiirler yazmış birçok Karacaoğlan'ın varlığı bile savunuluyor. Ahmet Kutsi Tecer ve Şükrü Elçin'in araştırmaları, yaşamının büyük bölümünü Rumeli'nde geçiren ve Kanuni Sultan Süleyman döneminde Avusturya seferine katılan bir Karacaoğlan'ın varlığını ortaya koyar. Fuad Köprülü ve Cahit Öztelli gibi araştırmacılar da, 17'nci yüzyılda yaşadığını savunuyor. Bu araştırmacılara göre Karacaoğlan, şiirlerinde Abaza Hasan paşa'nın öldürülmesi, Köprülü Fazıl Ahmed Paşa'nın Avusturya seferi gibi bu döneme ait tarihsel olaylardan söz eder.
    Karacaoğlan'ın şiiri aşk ve doğa üzerinde kuruludur. Ayrılık, gurbet, sıla özlemi ve ölüm en çok değindiği konulardır. Şiirlerinde sıkça adları geçen Elif, Zeynep ve İsmikan adlı kadınların sevgilileri olduğu sanılıyor. Duygularını, yaşadıklarını, düşüncelerini içten, gerçekçi ve özgün bir şiir yapısı içinde anlatır. Karacaoğlan, Türk aşık edebiyatına yepyeni bir söyleyiş biçimi getirdi. Doğa benzetmelerini sık sık kullanır. Çok yalın ve temiz bir Türkçe kullanır. Kendisinden sonra gelen birçok ozanı derinden etkiledi. Bu olumlu etkiler günümüz Türk şiirine kadar uzanır. Şiirlerini ilk kez Nüzhet Ergun derleyip yayınladı. Cahit Öztelli'nin Karacaoğlan-Bütün Şiirleri adlı derlemesi de önemli Karacaoğlan araştırmalarından. Birçok şiiri bestelendi.