Kandil gecesinde Adetliyken okunacak dualar

'İslami Bilgiler' forumunda Demet tarafından 12 Haziran 2014 tarihinde açılan konu

  1. Demet

    Demet Editör


    Kadınların Adetli olduğu zamanlar eğer Ramazan, kadir gecesi, bayram, kandil gibi şerefli ve kıymetli, müminlerin günahlarının bağışlanacağı ve derecelerinin yükseleceği mübarek vakit ve zamanlara rastlıyacak olursa,
    o mümin ve müslüman kadınların kalplerindeki niyetlerine göre "Her kişiye, muhakkakniyetinin hakkı verilir" hadis-i şerfleri gereğince, o hayırlı günleri ve geceleri ibadetle geçirmek niyetinde idiyseler, şüphesiz ki, o mübarek ve güzel günlerin ve gecelerin rahmet ve bereketlerinden nasiplerini hem de eksiksiz olarak alacaklardır.

    Çünkü kadınların bu namazsızlık halleri, ellerinde olmayan bir özür kabilinden olduğu ve kendi istekleriyle olmadığı için mahrum olmalarını gerektirmez. Niyet, söz ve amelden hayırlıdır; çünkü söz ve amele gösteriş karışabilir, fakat niyete hiçbir şey karışamaz. Kadın İlmihali, MCemal Öğüt,1971, Bahar Yayınları, 9Baskı (3) Bu dönemlerde kadınlar, Kelime-i Şehâdet, Kelime-i Tevhid, istiğfar, salavat-ı şerife gibi tevhid ve zikir cümlelerini bir veya birden fazla okuyabilirler. Ayrıca bu dönemlerinde her namaz vakti abdest alıp seccadelerinde o namaz süresi kadar oturup tesbihat ve duayla meşgul olmaları da , onlara kıldıkları en güzel namazları kadar büyük sevap kazandırır.

    Adetli kadın neler okuyabilir?
    1 Kur’ân-ı Kerim okuyabilirler mi?
    2 Âyetü’l-kürsi ve İhlâs okuyabilirler mi?
    3 Besmele, kelime-i tevhid, kelime-i şehadet, salavat-ı şerife, tesbih ve zikir çekebilirler mi?
    4 Dini kitapları okuyabilirler mi?
    5 Radyodan dinledikleri Kur’ân’ı içlerinden tekrarlayabilirler mi?
    6 Arapça Besmele yazabilirler mi?”

    Bu soruların tamamına toplu olarak şöyle cevap vermeye çalışalım:

    Cünüp, âdetli veya lohusa olan kadın Kur’ân âyetlerinden hiç birini okuyamaz, caiz değildir
    Bu hususta Resulullah (asm) şöyle buyururlar:

    “Cünüp ve âdetli kadın Kur’ân’dan hiçbir şey okuyamaz”1

    Yani sırf Kur’ân-ı Kerim okumak niyetiyle bir âyetten daha az bile okuyamaz Ancak dua, senâ, Allah’a sığınma, zikir veya bir işe başlangıcında yahut öğretmek maksadıyla Kur’ân’dan bazı âyetleri okumak caizdir

    Meselâ, bir ulaşım aracına binerken okunması sünnet olan “Sübhânellezî sahhara lenâ hâzâ vemâ künnâ lehû mukrinîn (Her türlü noksandan münezzehtir o Allah ki, bunu bizim hizmetimize verdi, yoksa bizim buna gücümüz yetmezdi”2

    Aynı araçtan inerken de “Rabbenâ enzilnî münzelen mübâreken ve ente hayrü’l-münzilîn (Ey Rabbim, beni hayır ve bereketi bol bir yere indir Misafir ağırlayanların en hayırlısı Sensin)3
    Bir musibet ve ölüm haberi alınca, “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn (Muhakkak biz Allah içiniz ve muhakkak yalnız Ona dönücüleriz)4

    Yine bir işe başlarken “Bismillâhirrahmânirrahîm” demek, şükür maksadıyla “Elhamdülillah” demek de bu kabildendir

    Aynı şekilde Fâtiha, Âyetü’l-kürsî, Felâk, Nâs ve İhlâs Sûrelerini zikir maksadıyla, Allah’ı hatırlamak düşüncesiyle okumak haram değildir

    Mâlikî mezhebine göre, hayızlı ve lohusa olan kadının az miktarda Kur’ân okumasında bir mahzur bulunmamaktadır Bu az miktar da yukarıda adı geçen sûreler miktarıdır Bu meseleye delil olarak; kadınların uzun süre bu halde kalmış olduklarından dolayı istihsânen caiz görmüşlerdir

    Hanbeli ve Hanefi mezhebine göre, Kur’ân-ı Kerimin kelimelerini heceleyerek, harf harf okumak caizdir Çünkü böyle bir okuyuş “kıraat”e girmemektedir Yine tilavet olmadan Mushafa bakmayı, sesini çıkarmadan içinden okumasını da caiz kabul etmişlerdir Çünkü bu durumda da kıraatten (okumaktan) söz edilmez5

    Bütün bu görüşler müçtehid imamların çeşitli delillere dayanarak vardıkları içtihad farklılıklarıdır ve hepsi de doğrudur

    Bunun yanında, Kelime-i Şehâdet, Kelime-i Tevhid, istiğfar, salavat-ı şerife gibi tevhid ve zikir cümlelerini bir veya birden fazla okumak caizdir

    Hanımların bugünlerde Kur’ân-i Kerimin dışında tefsir, hadis ve fıkıh gibi dinî kitapları ellerine almaları İmam-ı Âzama göre caizdir Ancak bu kitapların içinde bulunan âyetlere el sürmemeleri gerekir
    Kur’ân âyetlerinin bu durumda iken yazılması meselesinde el-Feteva’l-Hindiyye’de şu kayıtları okuyoruz:
    “Cünüp veya hayızlı olanların yazmakta oldukları satırların arasına Kur’ân’dan bir âyet yazmaları mekruhtur Fakat yazdıkları bu âyetleri okumazlarsa mekruh olmaz

    “İmam-ı Muhammed ise, bu kimselerin Kur’ân yazmamaları bana göre en sevimli davranıştır, diyerek bu hususta ihtiyatlı ve dikkatli olmayı tavsiye etmektedir”

    Buna göre, Besmele de Kur’ân’dan bir âyet olduğundan hayızlı iken yazılmaması daha isabetli olur
    Bu arada hangi mezhebe bağlı olursa olsun, bu haldeki bir kadın Kur’ân’ın bir âyetine bile el süremez Ancak Kur’ân’a yapışık olmayan temiz bir bez ve kâğıtla tutabilir