Kanda Çıkan Hastalıklar

'Sağlık Rehberi' forumunda EyLüL tarafından 17 Haziran 2011 tarihinde açılan konu


  1. Kanda Çıkan Hastalıklar
    Kan Hastalıkları



    Bir insanın bir yeri kesildiğinde kanama bir süre sonra durur. Bunun nedeni, zedelenen kılcal damarın çeperinin büzülerek kan kaybını önlemesidir. Trombositadı verilen küçük kan hücreleri, kılcal damarın çeperi ndeki çatlağı kapamak üzere pıhtı lasır. Bir dizi pıhtı laştırıcı etkenin etkisiyle, kanda oluşan bir fibrin katmanı, trombositleri takviye eder. Eğer bu düzeneklerden biri gerektiği gibi işlemeyecek olursa, hastada anormal kanama eğilimi ortaya çıkar. Belirtileri birbirine benzese de, kan dinmezliği değişik nedenlerden kaynaklanabilir. Örneğin küçük bir yaralanma nedeniyle kan dinmezliği ortaya çıkabileceği gibi, midede, akciğerlerde ya da bir başka organda kendiliğinden oluşan kanamalara da rastlanabilir. Eğer aşırı kan vücudun aynı yerinden geliyorsa, kanama nedeninin o bölgeyle ilgili olduğu anlaşılır. Nitekim ay halinde aşırı kan kaybı, fibroidlerden kaynaklanıyor olabilir. Buna karşılık, kanama vücudun birçok yerinde aynı zamanda gerçekleşecek olursa, bu durum hastanın kan dinmezliği gibi bir kan hastalığına tutulduğunu gösterir.

    Pıhtılaşma düzeneğindeki aksama, ya doğuştan gelen, kan dinmezliği gibi bir hastalığın, ya sonradan ortaya çıkan, sözgelimi akciğer sirozu veya kemik iliğinde ur oluşması türünden bir hastalığın ya da pıhtılaşmayı önleyen ilaç kullanımının sonucudur.

    Aşırı kanamanın türü, aksamanın üç ana düzenekten hangisiyle ilgili olduğuna bağlıdır. Kimi zaman bu düzeneklerden en az ikisinde aksama görülür, örneğin, von Willebrand hastalığında, bu tür bir nedenden ötürü, burunda ve diş etlerinde aşırı kanama ortaya çıkabilir. Kılcal damarlarında ya da trombositlerinde anormallik olan hastaların bir yeri kesilince aşırı kanama görülür. Bu kişilerde burun kanamalarına da rastlanır. Ayrıca bu tür rahatsızlığı olan kişilerde aşırı çürüklere de rastlandığı olur.

    ÇÜRÜKLER

    Çürükler, genellikle, yara açmaksızın derinin alt kesimlerine ve alt dokularına zarar veren darbe ya da benzeri örselenmelerden kaynaklanır. Zedelenen damarlardan sızan kan derinin altında birikerek, morluk oluşturur.

    Ne var ki bazı kişilerde, özellikle kadınlarda hiçbir çarpma olmaksızın, zaman zaman çürükler oluşur. Genellikle bu durum önemli olmamakla birlikte yine de bir doktora görünmek doğru olur. Çünkü bazı durumlarda, kendiliğinden çürük oluşması, bir kan hastalığı belirtisi olabilir.

    TEDAVİ

    Doktor muayenesi ve kan tahlili sonuçlarının normal olması koşuluyla, vücutlarında kolayca çürük oluşabilen kişiler için özel bir tedavi gerekmez. Ama bu kişilerin aspirin kullanmaktan kaçınmaları yararlı olur. Çünkü aspirin vücudun bu konudaki duyarlığını ve eğilimini daha da ağırlaştırabilir.

    TROMBOSİT ANORMALLİKLERİ

    Kanama eğilimine, kesik ya da yaraya tıkaç oluşturmak amacıyla birbirine tutunan trombositlerin sayısının az oluşu ya da işleyiş bozukluğu da yol açabilir. Kanında düşük düzeyde trombosit bulunan hastaların özellikle kollarında ve bacaklarında noktacıklar halinde kanamalar görülür. Hasta öksürürken ve kusarken kan gelir. Trombosit yetersizliği, kızamıkçık gibi belli virüslü hastalıklardan kaynaklanabileceği gibi, çok belirgin bir nedeni olmayabilir de. Gayet nadir olarak, “aplastik anemi” ya da kan kanserinin sonucu olarak da gelişebilir.

    TROMBOSİT AZLIĞI

    Bu durum trombosit bozukluklarının en sık rastlanan türlerinden biridir. Kimi nedenlerden ötürü, hastanın vücudu, kendi trombositlerine karşı bağışıklık cisimleri oluşturur. Böylece trombositlerin bir bölümü yok edilince, trombosit sayısı azalır. Sonuç olarak, hastanın kılcal damarlarında en küçük bir örselenme, ciddi kanamalara yol açar. Rahatsızlık genellikle vücutta kırmızı noktacıkların oluşmasıyla başlar. Ayrıca diş etlerinde kanama olabilir. Hastalığa yetişkinlerden çok çocuklarda rastlanır. İncelemeler çoğu kez çocuğun, sözgelimi kızamıkçık gibi virüslü bir hastalık geçirmiş olduğunu gösterir. ,

    TEDAVİ

    Özellikle ciddi bir hastalık değildir. Birkaç hafta içinde kendiliğinden geçer. Trombosit sayısını yükseltmek için yetişkinlerde yüksek dozda steroid kullanılabilir. Steroid dozu yavaş yavaş azaltılır ve hasta aşağı yukarı iki hafta içinde iyileşmeye başlar. Hastalığın tedavisinde steroidlerin etkisi görülmezse, hasta, dalağının alınması için ameliyat edilebilir.

    PIHTILAŞMA BOZUKLUKLARI

    Kandaki pıhtılaştırıcı etkenlerin fibrin üretiminde bir aksama ortaya çıktığında da kanama bozuklukları gelişebilir. Bilim adamları on kadar pıhtılaştırma etkeni saptamışlardır. Normal durumlarda bu etkenlerin hepsinin kanda bulunması gerekir. Kan dolaşımındaki bu etkenlerin düzeyi ne kadar düşükse, kanama bozukluğunun derecesi de o kadar artar.

    Pıhtı laştırıcı etkenler arasında, fibrinojen, kan dinmezliğini önleme etkeni ve kanında bu etkenin bulunmadığı saptanan ilk hastanın adıyla anılan “Christmas etkeni” sayılabilir. Kanında bu etkenlerden en az ikisi bulunmadan doğan insan yok gibidir. Siroz gibi bir karaciğer hastalığına tutulan kişilerde, bu pıhtılaştırıcı etkenlerin dördü yönünden yetersizlik vardır. Çünkü bu özel etkenlerin hepsi karaciğerde oluşur. Kan dinmezliği çeken hastalarda, bu maddelerden birinin (kan dinmezliğini önleyici etken) düzeyinde olağandışı düşme vardır.

    KAN DİNMEZLİĞİ

    Bu hastalık genellikle erkeklerde görülür ve kalıtımla geçer. Kadınlarda görülmezse de annelerden çocuklara geçebilir. Kan dinmezliğini önleyici etkende doğumdan sonra yetersizlik ortaya çıkması da söz konusu olabilir. Bu duruma gebe kadınlarda, penisilin alan hastalarda ve hatta sağlıklı yaşlı kişilerde de rastlanabilir.

    Kan dinmezliğinin ağırlık derecesi, kan dinmezliğini önleyici etkenin eksiklik derecesine bağlıdır. Orta derecede bir kan dinmezliği olayında, kan dinmezliğini önleyici etkenin düzeyi, bu maddenin kandaki normal düzeyinin % 25-50’si kadardır. Tedavi görmeyen hastalarda ciddi bir yaralanma, kolay dinmeyen bir kanamaya yol açar. Ayrıca çarpma halinde vücutta kolayca çürük oluşur.

    Bu oranın % 5′den aşağıya düştüğü hastalarda, küçük bir yaralanma bile ciddi bir kanamaya yol açar. Ayrıca, diz, ayakbileği, dirsek ve omuz gibi eklemlerde ortaya çıkan kendiliğinden kanamalar, bu bölgelerde ciddi ağrılara yol açar.

    En tehlikeli kanama türü beyin kanamasıdır. Kan dinmezliği çeken hastalarda başlıca ölüm nedenini oluşturur. Daha çok, başa bir darbe gelmesi sonucunda gerçekleşir. Çocuklarda hastalığın belirtileri, yürümeye başlayınca ortaya çıkar. Çocuk, yürüme çağına kadar bakım ve koruma altında olduğu için, herhangi bir yaralanma tehlikesi söz konusu olmaz. Ama çocuk daha birkaç aylıkken ameliyat geçirecek ya da sünnet edilecek olursa, ciddi kanama tehlikesi ortaya çıkar. Belirtilerden biri de vücutta aşırı ölçüde çürük oluşmasıdır.

    Kan dinmezliği, hastadan alınacak kandaki kan dinmezliğini önleyici etkenin ölçümü yoluyla teşhis edilir.

    TEDAVİ

    Ağır kan dinmezliği çeken hastaların kan kaybından kaçınmaları ve iç kanama sonucu eklem yangısı oluşmasının önüne geçmeleri gerekir. Kanama olduğu saptandıktan hemen sonra, toplardamara, kan dinmezliğini önleyici etken verilir. Bugün bu amaçla, birçok vericinin kanından alınan kan dinmezliğini önleyici etkenin yoğunlaştırılmış bir biçimi olan kriyopresipitat verilmektedir. Hastalığı ciddi düzeyde olan ya da bu maddeye alerjisi olan hastalar için, pıhtılaştırıcı maddenin arıtılmış ve dondurularak kurutulmuş bir türü kullanılmaktadır. Ağır ölçüde kan dinmezliği çeken hastaların gerektiğinde hastaneye yetişememeleri olasılığı karşısında, son yıllarda, bu hastaların evde kendi kendilerini tedavi etmeleri yolu özendirilmektedir.

    Kan dinmezliği hastaları, düzenli bir program çerçevesinde yürüyüş yapabilecekleri gibi, yüzebilirler de. Kanama hastalığı olan kişilerin, hastalıklarının durumunu açıklayan bir belgeyi yanlarında taşımaları gerekir. Bu kişilerin aspirin kullanmaları da sakıncalıdır. Çünkü aspirin trombositlerin görev yapmasını engelleyebilir ve midenin iç çeperini kanamaya yol açacak ölçüde örseleyebilir.