Kan

'Sağlık bilgisi' forumunda Wish tarafından 23 Ocak 2011 tarihinde açılan konu


  1. Kan nedir
    Kan hakkında bilgi
    Kanın yapısı


    Vücut ağırlığının % 7- 8'ini kan oluşturuyor. Tek bir damlası bile birçok konuda etken. Çeşitleri karakterimizi belirliyor, özelliklerinin değişmesi hastalıklara yol açıyor.


    Damarlarımızda dolaşan ve birçok hayati fonksiyonu bulunan bu kırmızı renkli sıvının en önemli görevi hücrelere oksijen taşıması...Ayrıca hayati önemi olan maddeleri hücrelere taşıyor ve zararlı olan metabolizma artıklarının dışarı atılmasını sağlıyor.
    Bir yetişkinde, vücut ağırlığının % 7-8' ini kan oluşturuyor. Ancak bu miktar kişinin ideal kilosu üzerinden hesaplanıyor. Yani sizin mevcut kilonuzun % 7-8 i kadar değil olmanız gereken ideal kilonun % 7-8 i kadar kan taşıyorsunuz.
    Çocuk doğduğu zaman ilk hafta içindeki hemoglobin miktarı 100 mililitrede 17-18 gr, sonra 11-12 gr oluyor. Sağlıklı, yetişkin kadınlarda 12-14 gr, erkeklerde 14-16 gr miktarında görülüyor.
    Vücudumuzdaki alyuvarların % 1'i hergün yenileniyor. 1 milimetreküp kanda bulunan alyuvar sayısı kadınlarda 4,5-5 milyon, erkeklerde ise 5- 5,5 milyondur. Aynı miktarda kanda, akyuvarların miktarıysa 4.000-11.000 arasındadır. 1 milimetreküp kanda bulunan trombositler ise 150-400 bin arasında değişiyor.
    A, B, AB ve O olmak üzere 4 çeşit kan grubu vardır. Bunlar da Rh pozitif (+) ve negatif (-) olmak üzere 2 gruba ayrılırlar. Beyaz ırkın yüzde 85'i Rh +, yüzde 15'i ise Rh (-) tir.

    Kan Merkezleri
    İstanbul Çapa (0 212) 534 69 73-75
    İstanbul Zeynep Kamil (0 216) 310 03 85
    Ankara Kızılay Kan Merkezi (0 312) 362 97 00
    İzmir Kızılay Kan Merkezi (0 232) 421 47 89

    Kanın Yapısı
    Kan vücutta;
    · Oksijen alışverişi
    · Enerji sağlayan karbonhidratların dokulara dağılması
    · Proteinlerin dokular arasında dağılımı
    · Hormonların ilgili dokulara giderek burada fonksiyonlarını yerine getirmesi
    · Atık ve toksik maddelerin vücuttan atılması için ilgili organlara taşınması
    · Mikroplarla savaşta bağışıklık sisteminin yaptığı antikorların hastalık bölgelerine taşınması için hayati öneme sahip bir dokudur. Fonksiyonlarını içinde taşıdığı çeşitli hücreler ve plazma adı verilen sıvı sayesinde yapar. Görevlerini yerine getirirken akışkan, fakat bir yaralanma anında korunması için pıhtılaşabilir özellikte olması gerekir. Pıhtılaşma işlemi kanın plazma adı verilen sıvı kısmındaki çeşitli proteinler tarafından sağlanır.
    Kanın hücresel elemanları kemik iliğinde yapılır. Başlıca 3 grupta incelenebilir.

    Eritrositler (Alyuvarlar)
    Lökositler (Akyuvarlar)
    Trombositler

    Eritrositler: Kana kırmızı rengini veren alyuvarlardır. İçinde taşıdıkları hemoglobin molekülü ile hücrelere oksijen ve hücrede enerji sağlama sırasında yakılan oksijenin metaboliti karbondioksiti dışarı atmak üzere akciğere taşır. Eritrositlerin ortalama yaşam süresi 120 gündür.
    Lökositler: Vücuda giren canlı cansız her çeşit yabancı maddeyi tanımak ve onlarla savaşmak için görev yaparlar. Bir kısmı doğrudan mikroplarla savaşırken, başka bir kısmı yabancı molekülleri ve mikropları tanıyarak sistemi uyarır, diğerleride mikropla savaşmak üzere antikor denen spesifik proteinleri üretir. Akyuvarların yaşam süresi değişiktir. 48 - 72 saat ile yaşam boyu canlı kalabilirler.
    Trombositler: Bir yaralanma halinde yaralanan bölgeyi ilk tamir etme ve bu bölgede pıhtı oluşması için bir dizi olayı başlatma görevi olan hücrelerdir. Bu hücrelerin yaşam süresi 7 - 9 gündür.

    Görüldüğü gibi kan hücreleri kemik iliğinde sürekli olarak yapılan, yaşayan ve ölen hücrelerdir. Bir bakıma kan hücreleri sürekli olarak yenilenen hücrelerdir. Kemik iliği ise sürekli olarak çalışan ve gereksinime uygun miktarda hücre üreten bir fabrikadır. İnsan vücudunda 70 ml / kg kadar kan vardır. ( 70 kg ağırlıkta biri için yaklaşık 5 litre ) Bu kanın % 35 - 40 kadarı hücresel elemanlardan oluşmuştur.