Kan Sulandırıcı İlaçlar

'Sağlık bilgisi' forumunda EyLüL tarafından 24 Ağustos 2011 tarihinde açılan konu


  1. Kan Sulandırıcı İlaçlar Hakkında Bilinmesi Gerekenler
    Kan Sulandırıcı İlaçlar Ve Beslenme
    Kan sulandırıcı ilaçlar hakkında
    [​IMG]
    Kan sulandırıcı (antitrombotik) ilaçlarla tedavinin sonlandırılmasının ya da cerrahi bir müdahaleye hazırlık aşamasında tedaviye ara verilmesinin inme riskini artırdığı tespit edildi.
    Sonuçları Stroke dergisinde yayımlanan, Cincinnati Üniversitesi bilim adamlarından Dr. Joseph Broderick başkanlığında yapılan araştırmada, 2197 iskemik inme vakası incelendi.
    Bilim adamları, vakaların yüzde 5,2'sinde, inmeden en fazla 60 gün önce K vitamini antagonistleri veya antitrombotiklerle süren bir tedavinin sona erdirildiğini veya tedaviye ara verildiğini gördü.
    Bu hastaların yarısından fazlasının antitrombotik tedavi durdurulduktan sonra 7 gün içerisinde inme geçirdiğini tespit eden bilim adamları, yüzde 70'inin de iki hafta içerisinde inme geçirdiğini saptadı.
    Kan sulandırıcı ilaçlarla tedavilerine ara verildikten sonra geçirilen inmelerin, tedavi sürerken geçirilenlere oranla çok daha ağır ve ölümcül olduğu görüldü.

    Kan sulandırıcı kullananlar artık her şeyi yiyemez

    Kan sulandırıcı tromboz riskini ne kadar azaltır?
    Kan sulandırıcı ilaçlar, yeterli dozda ve kontrollü kullanılırsa riski azaltır ve hastanın sağlıklı yaşam sürmesini sağlar. En sık kullandığımız kan sulandırıcı ilaçların etken maddesi warfarin'dir. Trombozun yerine ve yaşanan hastalık durumuna göre en az üç ay, bazı hastalarda ömür boyu kullanılır. Bu ilacın takibinde kanın istendiği kadar sulandığını ölçmek için PT-INR testi yapılması gereklidir. Bu ilaçlar, kullanılan diğer ilaçlarla ve besinlerle önemli ölçüde etkileştiği için hastaya mutlaka ilaçları nasıl kullanacağı, hangi gıdaları ne ölçüde alacağı anlatılmalıdır.

    Kan pıhtıları vücudunuzda bazı kimyasal reaksiyonlar sonucunda oluşur. K vitamini vücudunuzun pıhtı üretebilmesi için mutlaka gerekli olan bir vitamindir. Kan sulandırıcı ilaçlar K vitamininin aktivitesini azaltmak suretiyle işlev görür, böylece kanın pıhtılaşması engellenmiş olur. Kanın pıhtılaşma süresini gösteren “protrombin zamanı” testi pıhtı oluşumu takibi için önemlidir. Bazı tıbbi durumlar kanın pıhtılaşmasını kolaylaştırabilir veya hızlandırabilir. Oluşabilecek pıhtılar kan yoluyla beyne veya kalbe giderek tıkanıklık yaratabileceği için ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Örneğin pıhtı beyine giderse inmeye (felç) neden olabilir. Kan pıhtılarının oluşumunu önleyen bu tür ilaçlar genel olarak pıhtılaşma riski yüksek olan


    • Kalp kapakları değişmiş kişilerde
    • Bacaklarda, akciğerlerde veya kalp boşluklarında pıhtı oluşumu görüldüğünde,
    • Atriyal fibrilasyon adı verilen düzensiz ve hızlı kalp atışlarının görüldüğü kişilerde ve pıhtıya eğilimin olduğu kişilerde kullanılır.
    Bu ilaçlar warfarin içerir ve yaygın olarak coumadin adıyla bilinir. Antikoagulan olan bu ilaç pıhtılaşmayı önler, kanı pıhtılaştıran K vitaminin oluşumunu da engeller. Uyguladığınız diyeti dengeli tutmanız, aldığınız K vitamini seviyesini belirlemekte son derece önemlidir.
    Yemek düzeninizde büyük değişiklikler yapmadan önce, lütfen doktorunuza danışınız. Eğer yaptığınız değişiklikler, sağlık sorunlarınızdan kaynaklanan zorunlu değişiklikler ise, bu durumda da doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekmektedir.

    Pıhtılaşma zamanını istenen ölçülerde tutmak için:
    İlacınızı her gün aynı saatte ve doğru dozda kullanın. Günlük K vitamini alımınızı dengeli hale getirin aşırı yüklenmeyin veya diyetten tamamen çıkarmayın.

    Aldığınız K vitaminindeki büyük değişiklikler ilacın vücudunuza olan yararını olumsuz yönde etkileyebilir. K vitamini içeren yiyecekleri ne sıklıkla yediğinizi izleyin. Kaç porsiyon K vitamini içeren yiyecek tükettiğinizi takip edin ve bu şekilde devam edin. Örneğin haftada 1 gün brokoli yeme alışkanlığınız hep var ise aynı şekilde devam edin ama her gün brokoli tüketmeyin o zaman ilacın etkinliği azalabilir. Bazı antibiyotikler de Coumadin’in etkisini baskılayabilir. Antibiyotik kullanmanız gerekirse doktorunuza danışın. Bazı bitkisel destekler ilaç ile etkileşime girebilir (kontroitin, balık yağı, ginkgo biloba, ginseng, mentol, deniz yosunu, E vitamini, koenzim Q10 vb). Bunların kullanımı için mutlaka doktorunuza danışınız.

    Yiyeceklerinizle K vitamini alımınızın dengeli olması için;



    • K vitaminini yüksek miktarda içeren yiyecekleri tüketmeniz yasak değildir. Önemli olan bu besinlerin tüketim miktarını hep aynı düzeyde tutmanızdır.
    • K vitaminini sınırda yüksek miktarda içeren yiyecekleri günde 3 porsiyondan fazla tüketmeyiniz veya bu yiyeceklerin tüketim miktarını hep aynı düzeyde tutunuz.
    • Diyetinizdeki önemli değişiklikleri doktorunuza iletin. Diyetle aldığınız K vitamini miktarını dönemsel farklılıklar göstermesi ilacın etkisinde değişmelere yol açacak ve dozun yeniden ayarlanması gerekebilecektir.

    Kan sulandırıcı kullanıyorsanız DİKKAT!
    Alkol tüketiminin günlük 3 kereden fazla olması ilacın etkisini arttırabilir. Günlük alkol tüketimi 3 kereden fazla değilse pıhtılaşma zamanı (protrombin zamanı) etkilenmeyebilir. Alkol alımı Miktar olarak günlük 300 cc şarap veya birayı geçmemelidir.

    K vitamini kaynakları ve tüketimi


    • Diyetin K vitamini içeriği ilaç tedavisi süresince günler arasında farklılık göstermemelidir her gün benzer seviyede K vitamini alınmalıdır
    • Yeşil yapraklı sebzelerde brüksel lahanası, brokoli, ıspanak, lahana, kıvırcık, maydanoz, pazı, asma yaprağı, dereotu, roka K vitamininden zengindir ilaca başlamadan önce bu besinlerden nasıl tüketiyorsanız ilaç tedavisi boyunca da aynı oranda tüketin aynı günde aşırı tüketim veya diyetten tamamen çıkarmak gibi farklı davranışlarda bulunmayın. Yeşil yapraklı sebzeler dışındaki sebzelerde herhangi bir kısıtlama yoktur.
    • Soya yağı K vitamininden zengindir. Soya yağı yerine diğer sıvı yağlar tercih edilmelidir.
    • Soya eti, soya filizi, avokado tüketilmemelidir.
    • Yabani tohum ve içeriği bilinmeyen bitki çayları tüketilmemelidir, siyah çayda sınırlama yoktur
    • Elma, armut, ayva, salatalık ve kabak kabuksuz olarak tercih edilmelidir.

    Kısıtlaması olmayan besinler

    • Süt
    • Yoğurt
    • Kırmızı et
    • Beyaz et
    • Peynir
    • Yumurta
    • Ekmek
    • Pirinç
    • Patates
    • Un (yulaf-buğday)
    • Kurubaklagiller
    • Kabuksuz elma
    • Kabuksuz armut
    • Greyfurt
    • Mandalin
    • Portakal
    • Kavun
    • Kayısı
    • Şeftali
    • Üzüm
    • Erik
    • Çilek

    K vitamininden zengin besinler

    • Brüksel lahanası
    • Brokoli
    • Ispanak
    • Lahana
    • Maydanoz
    • Pazı (yaprak)
    • Asma yaprağı
    • Dereotu, roka, tere