Kahve ve Hatırı

'Güncel Bilgiler' forumunda ANANE tarafından 22 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu


  1. Gönül ne kahve ister ne kahvehane,
    Gönül bir dost ister kahve bahane"
    dense de insan bir dostun, sohbetin yanında da kahvenin olmasını arzulamıyor değil. Kahve adında küçücük bir tohumun hikayesi, Türk Kahvesinde, olağanüstü bir lezzete dönüşerek, bu gün milyonları peşinden sürükleyen bir tat haline geldi. Gizem, aşk, huzur, nostalji, saygı gibi karışık ve çelişkili kavramları çağrıştıran kahve, pek çok kişinin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.

    Cezve seçiminden kısık ateşte hazırlanışına, fincanlara yavaş yavaş dökülmesinden, törensel bir dikkatle ufak ufak yudumlanmasına kadar başlı başına bir gelenektir Türk kahvesi içmek. Çoğu ailede alışkanlık haline gelen akşam yemeklerinden sonra içilen kahve, huzur vericidir. Kız isteme sırasında ise saygı ifade ederken köpüklü olan kahve, istenen kız tarafından pişirilerek el becerisinin göstergesi olarak kabul edilir. Ev toplantılarında hanımlar arasında pişirilen kahve sonunda ters dönmüş kahve fincanları bakılacak fallara işaret ederek içilen kahvenin amacını sergiler. Gelen misafire önce bir fincan kahve ikram etmek makbuldür.


    Yaklaşık 450 yıl önce, Kanuni Sultan Süleyman'ın Yemen Valisi Özdemir Paşa, Yemen'den saraya taşıyor kahveyi. Türk kahvesini, sarayın görkemli salonlarında, 40 kişilik kadrolu kahveci ustaları tarafından özenle Sultan'a servis ediliyor. Harem'de cariyelere doğru kahve pişirme dersleri başlıyor.


    1615'te Venedikli ve 1650'de Marsilyalı tacirler de Türk Kahvesini dünyaya yayıyorlar. İtalyan gezgin Pietro della Valle tattığı ve hayran kaldığı içecekle ilgili değişik bilgileri arkadaşlarına anlatıyor. 1669'da Osmanlı Sefiri Hoşsohbet Nüktedan Süleyman Ağa, Türk Kahvesini Paris sosyetesine ikram ediyor. O dönem Paris'te Süleyman Ağa'nın konağına kahveye davet edilmek ayrıcalık sayılıyor.


    Bugün, kahve kültürünün en yoğun yaşandığı Avusturya ise 1683'te Osmanlı Ordusunun Viyana Kuşatması sayesinde tanışıyor kahveyle. Kahveyi tanıyan bir gezginin uyarısı üzerine keşfedilen kahve, Viyanalı askerler tarafından, çuvallar dolusu kahveyi deve yemi diye Tuna'ya dökülecekti. Bugün tüm dünyada farklı biçimlerde tüketilen kahvenin kökeni o "deve yemleri" diye bilinen çuvallardan başlar. Kahve kültürünün tarihinde notalar da var. Bugün, "Türk Kahvesi", klasik müzik arşivinde de unutulmazlar arasına girmiştir. J.S. Bach, o ünlü Kahve Kantatı'nı bir kahve tutkunu olduğu için besteliyor. Kahve kültürü kendi tarihini yarattığı gibi sosyal tarihe de damgasını vurur. Türklere sevgisiyle bilinen Fransız romancı Pierre Loti, kahveye ve İstanbul'a olan sevgisinden dolayı kahvehanelere sürekli gitmiştir. En sevdiği semt olan Eyüp'teki bir kahvehane bugün onun adıyla anılıyor: Pierre Loti Kahvesi. 17. yy. ve sonrasında Türk Kahvesi tutkunu olan ünlü isimler arasında Madame de Pompadour, Victor Hugo, Dumas, Moliû¨re, Andrû© Gide ve Honorû© de Balzac bulunuyor. Tarih içinde Türk Kahvesi, Türk sosyal yaşantısındaki yerini oluşturduğu gibi, misafirperverlik, kız isteme gibi "allaturca" (Türk usulü) kültür öğelerini de yarattı. Türk kültüründe pek çok güzel şeyi çağrıştıran kahve için "bir acı kahvenin kırk yıl hatırı vardır" Kahvenin, Türk Kahvesinin tarihi, anlatmakla, yazmakla bitmez. Kısacası Dünya kahve kültürü, kahve için Türkiye'ye büyük teşekkür borçlu.

    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]
     



  2. Cevap: Kahve ve Hatırı

    kahvenızi içtinizmi hadı fala bakalım :f30: Üjgünmü desem bej günmü desem sevdalına kavuşacaksıın:f106:


    [​IMG]
     



  3. Cevap: Kahve ve Hatırı

    Bun denli güzel ve özel ikram edilen bir kahvenin tadı çok güzel olur ellerine sağlık hurişçim:f118:
     



  4. Cevap: Kahve ve Hatırı

    Gönül ne kahve ister ne kahvehane,
    Gönül bir dost ister kahve bahane

    Kahve eşliğinde bu güzel paylaşımınızı okumak ayrı bir zevkti.Ellerinize sağlık Huriş tskler:f118:
     



  5. Cevap: Kahve ve Hatırı

    Annecimmmm benim falıma bakar mısın? Bu sene bitecek mi bu okul :f30: :f30:
     



  6. Cevap: Kahve ve Hatırı

    Her kahve aynı tadı taşımaz... Nerede içiyorsan, kiminle içiyorsan ona göre değişir...

    Sahilde oturduğun rüzgarlı bir sonbahar günü, en sevdiğin dostun ağlarken içtiğin kahvenin tadı kederlidir.. . Kahve telvesine yüreğinin acısı karışır.

    Bir pazar öğle sonrası annenin "hadi bir kahve yap da içelim" dediği kahve huzurludur.. . Köpükler annenin göz bebeklerine yansır...

    Dostlarla içilen kahve neşedir... Kahkahalar köpüklerin üzerinde yüzer…

    Tek başına gece vakti balkonda içtiğin kahve yalnızlıktır... Acıdır tadı... Ama garip de bir keyfi, lezzeti vardır…

    Baban için yaptığın kahve sevgi doludur... çay bardağında, az şekerli... Kahve gibi görünmez sana... Ama sıcaktır dumanı tüter ve kokusu büyülüdür...

    Beklemediğin bir anda sana uzatılan kahve başkadır... Isıtır insanın içini…Yorgun olduğunda içtigin kahve hafifletir seni... Kendine getirir, unutturur günün ağırlığını...

    Kahve aynı kahvedir belki... köpüğüyle, rengiyle, dumanıyla aynı kahvedir ama icilen kahveler ruhunun süzgecinden geçer ve tadları değişir... Her kahve aynı değildir bu yüzden...

    Hayatınızdan kahvenin eksik olmaması dileğimle çok güzel bir paylaşımdı Huriş. Teşekkürler
     



  7. Cevap: Kahve ve Hatırı

    Annanemm sen benim falıma bak :f40:
    Karnem kaç gelecek :f30:
     



  8. Cevap: Kahve ve Hatırı

    Teyzem şimdi bu saatte içmesem sabah içsem olur mu uyuyamam da :)

    Tek başına gece vakti balkonda içtiğin kahve yalnızlıktır... Acıdır tadı... Ama garip de bir keyfi, lezzeti vardır…

    İşte bu çok güzel bir yazıydı Mislina teşekkürler :f118: