Kadir Gecesinin Mahiyeti

'Mübarek Gün ve Geceler' forumunda EyLüL tarafından 8 Ağustos 2012 tarihinde açılan konu


  1. Kadir Gecesinin Mahiyeti ve İhyası



    Kadir Gecesinin Önemi Ve Mahiyeti

    Kur’an-ı Kerim’in 97. suresi olan Kadir Suresi’nde Cenab-ı Hak, bu mübarek gecenin kıymet ve faziletini şöyle beyan buyurmaktadır:

    Bin Aydan Hayırlı Bir Gece

    Bu gecede kaderin bir çeşit istinsahı yapıldığı anlaşılıyor. Yani İmam-ı Mübîn’den, Kitâb-ı Mübîn’e istinsahı. Nazarı oraya ulaşanlar, kaderin bu kısmına da muttali olabilirler. Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) Mi’raç’ta seslerini duyduğu kalemler de bunlar olsa gerek…

    Meselenin diğer bir yüzü de, Kadir Gecesi kadr'den gelir. Yani o gece bir kadirşinaslık rûh ve manası nümayandır. Öyle ise o gecenin kadrini bilin ki, kadriniz bilinsin. Ayrıca Allah’ın (cc) fevkalâdeden atâsının verildiği şeyler de olabilir bu gecede. Tıpkı ulûfe gibi…

    Bu gece, bin aydan hayırlı olmasına gelince bu kesretten kinayedir ve herkes için de söz konusu değildir. Belki her geceyi Kadir bilenler içindir. Evet sanki o, her geceyi ihyâ etmiş de, bu gecede bardağı taşıran rahmet damlayıvermiş… Derken kul, damla ile deryaya ermiş… Gizli olmasında da ayrı bir sır vardır. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) onu önce biliyordu, sonra unutturuldu. Ta ki, ihyâ edilsin. Sadece bu geceyi ihyâ eden de belki hissemend olabilir ama her geceyi Kadir bilip ihyâ edenin nasipdar olacağından şüphe yoktur.

    Biz Kur’anı’ı Kadir Gecesi’nde indirdik.

    İslâm’ın şiarı olan Kur’an insanlara dünlerini, bugünlerini ve yarınlarını bildirmiş, yüreklerdeki İslâm’ı ihya etmiş, kainata esenlik getirmiştir. Evet, insanlığa rehber olan, ışık tutan, hakkı batıldan ayıran, yoldaki işaretleri(!) ve musibetleri(!) bize gösteren, öğreten Kur’an Kadir/Kader Gecesi indirilmiştir. Fakat bu geceyi asıl önemli kılan Kur’an’ın yeryüzüne, insanlık ve cinler âlemine inip inmemesi değil, bizim dünyamıza, yaşantımıza, yüreğimize inip inmemesidir.

    Kadir Gecesi’ni sen nereden bileceksin

    Ne hazindir ki insan küresel ve gelip geçici sorunlara, bunalımlara boğulmuş, dünyevi uğraşlara dalmış, ilerlemiş fakat maddi-manevi dengesini kaybetmiştir. Kur’anı raflarına mahkûm bırakan bu zihniyet, aslında bilinçlerini mahkûm etmiş; bilgisiz ve cahil oluşundan dolayı gecenin dolayısıyla vahyin, Kur’an’ın hikmetini, mahiyetini kavrayamamıştır. Kur’an’ı yaşantılarından(!) raflarına kaldırmışlardır.

    Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.

    Bu kitap öyle yüce bir kitap ki, o’nun indiği gece, o’nun yaşantımıza, yüreklerimize indiği gece bin aydan daha hayırlıdır. Gecenin önemi kendisinden değil, vahyindendir. Kur’an ile yoğrulmuş bir gece Kur’ansız geçen bir ömürden daha hayırlıdır. Aynı şekilde Kur’ansız bir ömür de bir gece kadar değersizdir. Nasıl bilgiye can veren, ehemmiyet veren bilinçse, insana da can veren, ehemmiyet veren yüreğinde taşıdığı Kur’andır.