Kadir Gecesinin Fazileti ve Yapılması Gerekenler

'Mübarek Gün ve Geceler' forumunda Wish tarafından 29 Temmuz 2010 tarihinde açılan konu


  1. “Bereketli, hayırlı, faydası bol, feyizli” demek olan “mübârek” sıfatıyle sıfatlanan ve İslâm dîninin kıymet verdiği on geceden biri de Kadir gecesidir.
    Kur’ân-ı Kerîmin, Resûlullah Efendimize gelmeye başladığı ve Ramazân ayı içinde olan “Kadir Gecesi”nin fazîleti (üstünlüğü), bin aydan daha fazîletli [hayırlı, kıymetli] olduğu Kur’ân-ı Kerîm’de “Kadir sûresi”nde açıkça bildirilmektedir. Bu gece, Kur’ân-ı Kerîm’de medhedilen en kıymetli gecedir. Hadîs-i şerîfte de buyuruldu ki: “Allahü teâlâ indinde en kıymetli gece, Kadir Gecesidir.”
    Bilindiği üzere, bazı mekânlar emsâline göre daha mukaddes, bazı insanlar akrânına nisbetle daha muhterem olduğu gibi, bazı zamanlar da benzerlerine nazaran çok daha kudsî, mukaddes ve mübârektir. Nasıl ki, altın madeni bakır, demir, kömür gibi madenlerden çok üstün ise; yine yâkût taşı diğer normal taşlardan çok kıymetli ise, bu gece de diğer normal gecelerden çok üstündür.
    Allahü teâlâ, kullarına çok acıdığı için bazı gecelere, günlere ve aylara kıymet vermiş, bu gece, gün ve aylardaki duâ, tevbe, namaz ve oruç gibi ibâdetleri kabûl edeceğini bildirmiştir. Aslında Cenâb-ı Hak, kullarının çok ibâdet yapmaları, duâ ve tevbe etmeleri için böyle gece, gün ve ayları birer sebep kılmıştır. O hâlde böyle gece, gün ve ayları birer ganîmet bilelim.
    Kadir Gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bildirilmemiştir. Bir hadîs-i şerîfte: “Allahü teâlâ, 5 şeyi 5 şey içinde: Rızâsını tâatte, gazabını günâhlarda, orta namazı 5 vakit namazda, evliyâsını halk arasında, Kadir Gecesini ise Ramazân ayı içinde gizlemiştir” buyuruluyor.
    O hâlde, Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için, hiçbir iyiliği küçük görmemeli. Gazabı günâhlar içinde saklı olduğu için, hiçbir günâhı küçük görüp işlememeli. Orta namazı kaçırmamak için, 5 vakit namazı vaktinde kılmalı. Evliyâsı insanlar arasında gizli olduğu için, herkese iyi muâmele etmelidir. Atalarımız, “Her geleni Hızır, her geceyi Kadir bil” demişlerdir.
    Hadîs-i şerîflerde, bu gecenin, Ramazân ayının son on gecesinde yani 20-30. geceleri arasında aranması bildirilmiştir. Nitekim Eshâb-ı Kirâm, Peygamber Efendimize Kadir Gecesinin ne zaman olduğunu sorunca: “Kadir Gecesini, Ramazân ayının son on gününde arayınız” buyurmuşlardır. Bir başka zaman sorulduğunda ise, Kadir Gecesini Ramazân ayının 27’sinde aramalarını emir ve tavsiye buyurmuşlardır.
    Hazreti Âişe vâlidemiz buyurdu ki: “Resûlullah, Ramazân ayının son on gününde her zamankinden daha fazla ibâdet ederdi.” (Tirmizî)
    [​IMG]
    [Bu husûstaki hadîs-i şerîflerden birkaçı da şöyledir: “Kadir Gecesini Ramazânın son on gününde arayın.” (Müslim); “Kadir gecesini, Ramazânın son on gününün [21, 23, 25, 27 ve 29 gibi] tek gecelerinde veya Ramazânın son gecesinde arayınız. Sevâbını umarak Kadir Gecesini ibâdetle geçirenin geçmiş ve gelecek günâhları affolur.” (İmâm Ahmed); “Kadir Gecesi Ramazânın 27. gecesidir.” (Ebû Dâvud); Kadir Gecesini soran bir zâta Peygamber Efendimiz: “Bu yıl Ramazânın ilk gecesi idi geçti. 27. geceyi ihyâ et! Ramazânın 27. gecesini ihyâ edene, vücûdundaki kıllar sayısınca, hac, umre, şehîdlik ve gâzîlik sevâbı verilir” buyurdu. Hazreti Âişe vâlidemize hitâben de, “13. gece idi geçti. Kadir Gecesini kaçırdıysan, 27. geceye kavuşursun. O geceyi ihyâ edersen, âhiret yolculuğu için azık olarak o geceki ibâdet sana yeter” buyurdu.]
    “(Daha önce) Kadir Gecesine rastlamış olan bir geceyi ihyâ eden, Kadir Gecesini ihyâ etmiş gibi sevâb kazanır” hadîs-i şerîfini düşünerek, sık sık vâki olan 27. gece ihyâ edilirse, o gece Kadir Gecesi olmasa bile, büyük sevâba kavuşulur.
    İmâm-ı Şâfiî, Kadir Gecesi Ramazân-ı şerîf ayının 17. gecesi, İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe ise, 27. gecesi olması çok vâki olur demişlerdir.
    Kadir Gecesine kavuşmak için her hâlde en pratik çâre şudur: Ramazânın bütün geceleri ihyâ edilirse, Kadir Gecesine rastlanılmış olur.