Kadınlarda İdrar Kaçırma Sorunu

'Hastalıklar' forumunda Wish tarafından 24 Ağustos 2010 tarihinde açılan konu


  1. kadınlarda İdrar kaçırma Nedenleri
    Bayanlarda İdrar kaçırma tedavisi
    İdrar kaçırma nedir nasıl tedavi edilir


    İdrar kaçırma tıbbi literatürde “üriner inkontinans ( urinary incontinence)” olarak geçmektedir. Burada ürin (urine) “idrar”, üriner “idrarla ilgili”, inkontinans ise “yetmezlik” anlamına gelmektedir.

    Eğer hasta; öksürünce, hapşırınca, gülünce, ağır bir şey kaldırınca, perde çekerken hatta otururken idrar yapıyorsa ‘idrar kaçırma’ sorunu var demektir. Bazı hastalar ise suyun sesini duyunca veya oturmuş misafiriyle sohbet ederken ve her şey normalken bir anda idrarının geldiğini hisseder. Çoğu zaman da tuvalete yetişemeden altını ıslatır. İşte bu durumlar idrar kaçırmanın başka bir şeklidir. Bu durum daha çok sinir sistemi hastalıklarına bağlı olarak gelişir

    Mesane ya da diğer adları ile idrar kesesi, idrar torbası veya sidik torbası ise böbreklerden süzülerek oluşan idrarın aşağıya inen kanallar (üreter’ler) aracılığı ile depolandığı kesenin adıdır.

    Toplumda pek çok kişide istemsiz bir şekilde aksırma, öksürme, ıkınma gibi durumlarda karın içi basıncının artışına bağlı olarak mesaneden idrar kaçağı şeklinde idrar kaçırma şikayeti mevcuttur.

    Yine pek çok kişide ise idrar geldikten sonra “tuvalete yetiştirememe” şeklinde idrar tutamama yani “inkontinans” şikayeti bulunmaktadır.

    Üriner inkontinans “Uluslararası Kontinans Derneği” tanımına göre, objektif olarak gösterilen ve sosyal ya da hijyenik açıdan sorun oluşturan istem dışı idrar kaçırma durumudur.

    Aslında üriner inkontinans kendi başına bir hastalık değil bir hastalığın belirtisidir (semptom). İdrar kaçırma sorunu bir kişinin tüm gündelik hayatını etkileyen, sosyal aktivasyonlarını kısıtlayabilen bir durumdur.

    Görülme Sıklığı

    İdrar kaçırma problemleri kadınlarda erkeklere göre iki kez daha sık görülür. Kadınlardaki sıklığı değişik yayınlara göre %14 - 49 arasında değişmektedir.

    Görülme sıklığı yaşla birlikte artsa da yaşlanmanın getirdiği doğal bir bulgu olarak kabul edilmemelidir. Görülme sıklığını arttıran diğer faktörler arasında:

    Cinsiyet (Kadın olmak)
    Çok sayıda çocuk doğurmak (parite)
    Irksal yatkınlığın olması
    Ailesel yatkınlık (bağ dokusu elastikiyetinin az oluşu)
    Menopoza girmek
    Sigara kullanmak
    Uzun süreli kabızlık şikayetlerinin (konstipasyon) olması
    Şişmanlık (obezite)
    Geçirilmiş jinekolojik cerrahi ameliyatlar sayılabilir.

    Rahim sarkması (prolapsus uteri), idrar torbası sarkması (sistosel) ve barsağın sarkması (rektosel) gibi durumlar da üriner inkontinansın diğer elemanlarındandır.

    Üriner inkontinans çoğu kez tedavi edilebilir olmasına rağmen bazen tanı almada çeşitli zorluklarla karşımıza çıkmaktadır. Hastaların idrar kaçırma yakınmalarını hekimlerine söylemekte çekinmesi, hekimlerin de tıbbi öykü (anemnez) ve muayenede üriner inkontinansı sorgulamaması nedeni ile yeterince tanı almamaktadır.

    Ülkemizde yaşam süresinin uzaması sonucunda yaşlı nüfusunun giderek artması, toplumun sosyo-ekonomik düzeyinin yükselmesi ve kalite yaşam beklentilerinin artması sonucunda idrar kaçırma şikayetleri ile kliniklere başvuran hasta sayısında son yıllarda bir artış gözlenmektedir.

    Üriner inkontinans sorununun tedavi yaklaşımında jinekoloji, üroloji, nöroloji, fizik tedavi, psikiyatri uzmanları ve sosyal danışmanların birlikte çalışmaları ile kişiye en uygun tedavi metodu saptanabilir.

    İdrar kaçırma şikayetlerinin giderilmesinde cerrahi olmayan medikal ilaç tedavileri yanısıra uygulanan bir takım cerrahi ameliyatlar bulunmaktadır.