Kadınlarda Erkeklik Hormonu Tedavisi

'Hastalıklar' forumunda Sitem tarafından 31 Ocak 2012 tarihinde açılan konu


  1. Kadınlarda Hormon Tedavisi
    Kadınlarda hormon bozukluğu

    Beyinde yumurtalıkları uyarıcı hormon salgılayan hipotalamus hipofiz gibi üst merkezlerle yumurtalıkların ilişkisi bozulmuştur. Hipotalamusun salgıladığı hormona hipofiz bezi aşırı yanıt vermekte ve luteinizan hormon salgısı artmaktadır. Bu hormon yumurtalıkları uyararak aşırı erkeklik hormonu salgılamakta ve yumurtalıklarda normal yumurta gelişimi gerçekleşememektedir. Bunun sonucunda bu kadınlarda luteinizan hormon ve erkeklik hormonları testosteron yükselmektedir. Yumurtlamadan sonra salgılanan progesteron hormonu ise yumurtlama gerçekleşmediği için normal olarak salgılanamamakta ve kanda düşük düzeyde bulunmaktadır. Estrogen hormonu ise normal düzeyde salgılanmaktadır. Ayrıca süt salgılatan hormon prolaktin de polikistik overli hastaların 1/3’ünde yüksek bulunmaktadır.

    Son yıllara kadar tartışmalar içinde olan konu, uzun süreli izlem verilerinin de belirmesi ile artık genel bir kabul görmüştür. Doğumlar, her ay hızlı bir değişim içinde olan vücudun sorunları, süt verme gibi kadınlar için normal fakat yorucu fonksiyonların sonunda doğa onlara ödül olarak hormon tedavisi ile daha konforlu, sağlıklı bir yaşam sunmaktadır.

    Hormon yerine koyma tedavisi'nin (HRT) iki ana amacı vardır ;
    # Östrojen eksikliğine bağlı semptomları gidermek
    # Osteoporoz ve kardiovasküler hastalıklardaki risk artışını önlemek

    HRT, yakınmaların önlenmesi, bulguların iyileştirilmesi ve kemik mineral kaybı ile kalp-damar sistemi hastalıklarının engellenmesi yanında, menopozda cinsel işlev bozukluklarının tedavisi açısından da önemlidir.

    HRT, ürogenital dokular üzerinde faydalı etkisinin olmasının yanında, şikayetleri azaltması ve uykuyu düzenlemesinin dolaylı bir sonucu olarak, kişinin ruhsal durumunu da düzeltir. Cinsel istekte azalma şikayeti varsa ve diğer faktörlerin etkisinin olmadığı görülüyorsa, HRT’ye androjen eklenmesi düşünülmelidir. Androjenlerin cinsel isteği arttırdığı gösterilmiştir.

    HRT'nin gereksinimlere göre değişik ilaçları ve uygulama yolları vardır, ancak esas östrojen hormonunu yerine koymaktır. Rahmi operasyonla alınmamışlarda doğayı taklit ederek progesteron ile birlikte verilir. Östrojen hormonu çok düşük, kan seviyesini ancak adetin hemen başındaki en az seviyede tutacak dozlarda verilir. Çünkü bu doz yukarıda sayılan yakınmaların hemen tümünün azalmasını veya yok olmasını sağlar. Hormon tedavisi için hiçbir zaman geç değildir. Tedaviye başlamadan önce hekim muayenesi ve onun tanzim edeceği gerekli test ve incelemeler yapılmalı ve hekim tavsiyesi ile kendi vücudu için en uygun dozda ilaç kullanılmalıdır. Bu incelemeler şunları içerir.
    # Jinekolojik muayene
    # Servikal yayma (smear)
    # Enometrial biyopsi
    # Ultrason
    # Hormon analizleri
    # Biyokimyasal analizler ( kan şekeri, kolesterol, karaciğer testleri, vs.)
    # Kemik mineral yoğunluğu ölçümü ( 2 yılda bir )
    # Mammografi ( 2 yılda bir )
    Tedavinin 3. , 6. Ayında ve sonrasında yıllık hekim kontrolü ile hem doz ayarlamaları yapılır, hem de riskler en aza indirilmiş olur.

    Yüksek tansiyon, kalb hastalıkları, varisler, geçirilmiş meme hastalıkları eskiden hormon yerine koyma tedavisini engelliyordu. Oysa günümüzde, araştırma sonuçları bu hastalıklara sahip hanımlarda da gerekli incelemeleri takiben, ve hekim kontrolü altında hormon tedavisinin herhangi bir risk yaratmadan kullanılmasını sağlamıştır.

    Eğer hormon yerine koyma tedavisi yapılmıyor yada yapılamıyorsa, o zaman eksikliğe bağlı olarak gelişen vajinal kuruluk, daralma ve ağrılı ilişkiyi azaltmak ve sağlıklı bir cinsellik yaşamak için kayganlaştırıcı jellerle haftada 2 kez cinsel ilişkide bulunmak vajenin de sağlıklı kalmasını sağlamak açısından yararlıdır. Ayrıca ;
    # B vitamini
    # E vitamini
    # Dengeli beslenme
    # Temizliğe uyma
    # Yeterli hekim kontrolları
    # Uygun egzersizler
    Cinselliğin sağlıkla ve göreceli olarak yeterli bir şekilde devamına yardımcı olur.


    kaynak :prof. Dr. Hakan Şatıroğlu