Kadınlar Günü İle İlgili Skeçler

'Önemli Gün ve Haftalar' forumunda Belinay tarafından 7 Mart 2012 tarihinde açılan konu


  1. Kadınlar Günü İle İlgili Skeçleri
    Kadınlar Günü İle İlgili Skeç Örneği

    Kadınlar Günü İle İlgili skeç Örneği Kadının Sesi skeç

    I. PERDE

    Sahnede sandalyelere oturmuş seyirciler vardır. Sunucu elinde kağıtlarla seyircilerin karşısındadır.

    Sunucu- Evet, sayın seyirciler, her zaman olduğu gibi bugün de Kadının SESİ adlı programda sizlerle birlikteyiz. Hoş geldiniz! (Konuklar alkışlamaya başlar)Bugün yine konuklarımızın dertlerini dinleyeceğiz. Kocasından ayrılan, attan düşen, düşük kalorili kömürünü tutuşturamayan, kaynanasını kaynar kazana atan, konuklarımızın dertlerini dinleyeceğiz. Evet sevgili konuklarımız kim söz almak ister. Şurada oturan kadına dönüyoruz.
    Hanımefendi gözünüz neden mor. Anlatır mısınız?
    Konuk Kadın- Kocam, yemmek yerken, yemeğin içindeki soğani görüp bu soğanlar neden pembe değil dedi.. Ben de ne kadar pembeleşeceğini ne bileyim dedim. O da gözüme bi morluk yapti aha buna göre pembeleştireceksin, dedi.
    Sunucu- Vah vah ne kadar kötü. Neyse şimdi de Taka Veysi Bey’e söz veriyoruz.
    Taka Veysi- Efendim şimdi şöyle olayi, pi gün temel yolda ciderken. Dursun da karşıdan celiymiş.
    Sunucu- Beyefendi biz size fıkra anlatın demiyoruz siz asıl konuya gelin.
    Taka Veysi- Çeliyrum. Ha tamam da tamam. Şimdi efendum tinliy musunuz peni.
    Sunucu- Evet.
    Taka Veysi- Temel de öyle temiş da. Ha Dursun maça celiy musun temiş Temel de uy çeliyrum demiş…
    Sunucu- (Sunucu sözünü keser) Tamam efendim tamam başka bir konuğa geçiyoruz. Adam kendi kendine fıkra anlatıyor deli midir nedir? Siz ne için geldiniz beyefendi?
    Nuri Ballıses- Meşhur olmaya geldim.
    Sunucu- Ne meşhur olmak mı? Adınız nedir?
    Nuri Ballıses- Nuri Ballıses. Çok yumuşak, çok güzel bir sesim vardır. Dinleyenlerde rahatlama, mutluluk etkisi yaratır.
    Sunucu- Demek meşhur olmaya geldiniz. Bi sesinizi dinleyelim. Bakalım nasılmış?
    Nuri Ballıses- O zaman size daha gün yüzüne çıkmamış kendi bestem olan bir şarkıyı söyleyeyim. Do do, la la… (boğazını temizler,şarkıyı söyler.)
    Sunucu- Bu ne böyle? Sizin ses telleri paslanmış galiba. Yağlayıpta gelseydiniz bari.
    Nuri Ballıses- Ne diyorsunuz Serap Hanım bu ses hiçbir yerde bulunmaz. Bakın… (şarkıyı söyler)
    Bayatlı Kamuran- Anam toprak kayıyo durdurun şunu.
    Sunucu- Sesiniz o kadar güzel ki dinleyenlerde deprem etkisi yapıyor. Kesin meşhur olursunuz.(güler)
    Nuri Ballıses- Sesten anlıyo canım.
    Sunucu- Evet sayın seyirciler şimdi de konuklarımız arasında bir öğrenci var. Onu dinleyelim, sizin sorununuz nedir?
    Öğrenci- Merhaba Serap Teyze.
    Sunucu- Ne teyzesi çocuğum ben senden olsa olsa beş yaş büyüğüm.
    Öğrenci- Serap’çığım ben okulda silgimi kaybettim burada mı acaba? Silgimi arıyorum. Bulanların insanlık namına bana getirmelerini istiyorum.
    Sunucu- Silgi mi böyle basit şeylerle gelmeyin buraya silgisi kaybolmuş, kalemtıraşı kaybolsa neyse.
    Sunucu- Evet hanımefendi sizin adınız nedir?
    Güldane Gülmez- Ben Güldane Gülmez.
    Sunucu- Sizin derdiniz nedir?
    Güldane Gülmez- Efendim benim derdim kaynamla. Bana hiç rahat vermiyo. Geçen
    gün gaynım gile gidiyom, eltim çağırmış, görücem de ordaymış. Bu benim kaynana ben de gelecem demez mi. Nereye gitsem peşimden geliyor. Buradan kaynanama sesleniyorum. Bir daha benimle uğraşma. Benim yaptığım yemeğe, gördüğüm işe karışma.
    Sunucu- Siz ne için gelmiştiniz hanımefendi? Adınız nedir?
    Bayatlı Kamuran- Benim adım Bayatlı Kamuran Çorum ilinin Bayat ilçesindenim.
    Sunucu- Ne için buraya geldiniz?
    Bayatlı Kamuran- Benim dana gayboldu hu hu…
    Sunucu- Dana inek olan dana mı?
    Bayatlı Kamuran- İliya.
    Sunucu- İliya, İliya ney?
    Bayatlı Kamuran- İliya iliya işte
    Sunucu- Neyse olayı anlatır mısınız?
    Bayatlı Kadın- İreli gün benim inee yazıya göddüydüm. Neyse ineğimi yaylım zamanı yayyodum, sona öğle vakti söğüdün gölgesine oddum. Bi ara içim geçmiş.
    Sunucu- İçiniz nereye geçmiş sayın Bayatlı Kamuran?
    Bayatlı Kamuran- İçim nereye geçecek içime geçmiş. Ne ya bu garıda bennen uğraşıyo. Herkes ecik oturduydum içim geçmiş dime mi ben de diyom. Bak bi da gelmem programına ha “ kadının kendisi” programına giderim.
    Sunucu- Neyse anlatın efendim sizi dinliyoruz.
    Bayatlı Kamuran- Sona inek birden kaçıvemiş. İnee aradım bakdum bulamadum. Eve geldüm hemen sizü aradım. Şimdi buradayım ne olur benüm ineği bulun.
    Sunucu- Sayın seyirciler biz Kamuran Hanım’ın ineğinin izini sürdük ve ineği gören bir vatandaşımız bize bir adres verdi. O adrese gittik ve ineği bulduğunu düşündüğümüz bir adama ulaştık. Şimdi o adamla telefon görüşmesi yapacağız. Bağlantımız hazır mı?(elini kulağına götürür) Evet hazır alo diyelim. Alo…
    Durmuş- Alo hörmetler hemi de zahmetler.
    Sunucu- Teşekkürler efendim. Adınızı alabilir miyiz?
    Durmuş- Durmuş efendim. Yalnız bekarlıktan gudurmuş deel. Evliyim çok şükür.
    Sunucu- Durmuş bey, Kamuran Hanım’ın danası orda mı?
    Durmuş- Valla ben kendim, mandıracılıkla uğraşıyorum. Gecen günü saydım danaları iki dene fazla çıktı. Heralımın dedim bunlar benim deel. Konu koşuya dediydim böle böle. Onlarda size demişler.
    Sunucu- Kamuran Hanım’ın bir danası kayboldu. İki değil. Onlardan biri Kamuran Hanım’ın olabilir mi?
    Durmuş- Bilmiyom vala. İsteseniz ben bunları mö’lediyim, mö desinler Kamuran Hanum ağnar heralımın.
    Sunucu- Anlar mısınız?
    Bayatlı Kamuran- İliya, anlarım tabi.
    Sunucu- Tamam o zaman danaları mö’letin Durmuş Bey.
    Durmuş- Olmazsa ben bi danaları bi mö’letiyim. Oğlum möle bakıyım. Önce sen möle sen. Sen deel oğlum yanındaki. İnek gibi gözüme bakma möle hadi.(danalardan biri möler) Serap Hanım duydunuz mu?
    Sunucu- Duyduk, soralım sizin ineğiniz mi?
    Bayatlı Kamuran- Yok ecim? Bu benim dana deel.
    Sunucu- Durmuş Bey bir de öbürü mö desin?
    Durmuş- Olmazsa ben öbürünü möleteyim. O haa bah hele bah dek durun.Oğlum sen möle. Oğlum yüzüme bön bön bakma sen ya sen deli midir nedir ,sen ha sen. Bu danalar da adamın gözüne trene bakar gibi bakıyorlar Serap Hanım. Hadi bakıyım mö’de. Hah diyor. (deli dana möler)
    Bayatlı Kamuran- Bu ne hal oluyo böyle? Bu benim dana ama benim dana gibi mölemiyo. Anaam benim dana kuş gribi olmuş yok yok delendi mi yokusam. Yokluğuma dayanamamış deli dana olmuş vah vah.
    Sunucu- Neyse sizin danayı bulduk ya isterseniz bir daha möletelim iyice kanaat getirin.
    Bayatlı Kamuran – Uzak mı? Nerde bu kanaat, bak uzaksa getirmem bu kanaati. Bi de kanaat çıktı başımıza. Neyse anam siz benim danayı getirin ben de kanaati getiririm nedem.
    Durmuş- Oğlum bi daha möle. Bak gine gözüme bakıyor, bakma gözüme bön bön, oğlum sen deli misin nesin. (dana möler)
    Bayatlı Kamuran - Evet evet, bu dana benim.
    Sunucu- Böylece Kamuran Hanım’ı ineğine kavuşturduk.
    Daramalı Nebahat- Sayın Serap Canalır, hanımın danasını buldunuz benim danayı da bulun.
    Sunucu- Sizin dana da mı kaçtı.
    Daramalı Nebahat- Benim ki iki ayaklı dana. Adı Selami Derdiçok. Benim koca evden kaçtı. Neden kaçtı bilmiyorum. Durup duruken sanki ben bir şey diyorum. Otursana oturduğun yerde. Neymiş efendim benim cenem çokmuş, çok konuşuyor muşum. Hiç öyle mi Serap Hanım ağzım var dilim yok baksanıza.
    Sunucu- Yok canım ne dili terzi mezirosu maşallah. Adınız nedir efendim?
    Daramalı Nebahat- Daramalı Nebahat.
    Sunucu- Daramalı Nebahat. İsminiz de hiç size benzemiyor. Kocanız şimdi nerde?
    Daramalı Nebahat- Bilmiyorum Serap Hanım? Kapıyı çarptı çıktı. Ne olur Selami’yi bulun Serap Hanım.
    Sunucu- Evet, sayın seyirciler yönetmenim bir telefon olduğunu söylüyor. Alo kiminle görüşüyorum.
    Selami Derdiçok- Alo alo ben Selami Derdiçok. Sayın Serap Canalır benim Daramalı ordaymış.
    Daramalı Nebahat- Selami! (baskılı bir şekilde söyler)
    Selami Derdiçok- Nebahat. (kısık sesle söyler)
    Daramalı Nebahat- Selami! (baskılı bir şekilde söyler)
    Selami Derdiçok- Nebahat. (kısık sesle söyler)
    Daramalı Nebahat- Nerelerdesin sen? Beni buralara kadar getirdin senin peşine düştüm, rezil olduk. Çabuk dön geri.
    Sunucu- Efendim, Selami Bey karınızı neden terk ettiniz.
    Selami Derdiçok- Çene Serap Hanım çene. Canımdan usandım.
    Sunucu- Şimdi nerdesiniz.
    Selami Derdiçok- Valla şimdi bi karayoluna çıktım öylece yürüyorum. Biraz önce neredeyse bir araba çarpıyordu. Canımdan oluryordum.
    Daramalı Nebahat- Baak görüyor musun beni terk edersen böyle karayollarında ölürsün işte.
    Sunucu- Selami Bey lütfen evinize dönün. Nebahat Hanım pişman olduğunu söylüyor bir daha ağzını bile açmayacakmış. Baksanıza ağzını bıçak açmıyor.
    Selami Derdiçok- Öyle mi Nebahat?
    Daramalı Nebahat- Öyle bir daha hiç konuşmayacağım.
    Selami Derdiçok- Yok ben güvenmiyorum.
    Daramalı Nebahat- Selami (baskılı) çabuk gel, gelmezsen öldürürüm seni.
    Selami Derdiçok- Tamam tamam, geliyorum. Karayollarında öleceğime senin kollarında öleyim.
    Sunucu- Evet sayın seyirciler bir aileyi daha kavuşturduk. Ne güzel değil mi? Bize ayrılan süre bu kadar. Programımızın sonuna geldik. Bugün de gördüğünüz gibi can almayı ay pardon aileleri kavuşturmayı başardık. Tekrar görüşmek üzere hoşça kalın.
    Damat Adayı- Ben evlenmek istiyom. Durun, Serap Hanım, durun! Ben evlenmek istiyom. Allah yandım. (Düşerek sahneye çıkar.)
    Sunucu- Siz kimsiniz beyefendi? Nerden çıktınız?
    Damat Adayı- Ben mi?
    Sunucu- Evet siz. Kimsiniz?
    Damat Adayı- Ben mi? Ben, adı dört cihana nam salmış Maho Ağa.
    Sunucu- Peki ne istiyorsunuz beyefendi?
    Damat Adayı- Ben mi?
    Sunucu- Yok sütçü Rıfkı’nın eşeği. (kendi kendine) Allah, Allah…
    Damat Adayı- Estağfurullah.. Ben evlenmek istiyom, inşallah, kısmetse! Buradan herkeşe sesleniyim. Halım vatım yerinde, 18 ila 60 yaş arasındaki tüm bayanlara acığım.
    Sunucu- Demek bekarsınız. (Gülerek.)
    Damat Adayı- Ben mi?
    Sunucu- Yine başladık. Yok, Bayatlı Kamuran’nın danası… Tabii siz.
    Damat Adayı- Yok, aslında bekar delim. Üçüncüyü arıyom. Gısmetise…
    Sunucu- Ne! Kendinize üçüncü eş mi arıyorsunuz. İnsaf, deli mi bu ya…
    Damat Adayı- Benim gönüm zengin Serap Hanım.
    Sunucu- Ne gönlü adam. Hangi çağda yaşıyoruz.
    Damat Adayı- Serap Hanım gendimi bi tanıtıyım belki biri çıkar. Durun hele. Son derece alımlı ve de bi çok kere yakışıklıyım. Boş zamanlarımda kitap okurum sevdiğim yazarlar arasında Kahtalı Mıcı gelir. Şiire bayılırım. En sevdiğim şiir Zekariya Beyaz’dır.
    Sunucu- Bu ne diyor ya! Kimlerle uğraşıyoruz. Bu programda kuma muma bulamazsınız.
    Damat Adayı- Bulamazsam ben de seni alırım Serap Hanım.
    Sunucu- Beni mi? Manyak bu adam ya!
    Damat Adayı-Yeter ki şanım yürüsün, Serap Hanım. Yalnız benim öbür avradların haberi olmasın valla öldürürler beni. Onlardan gizli geldim zaten.
    Sunucu- Siz manyak mısın?
    Damat Adayı- Ben mi? Yok, Maho Ağayım. (gülerek)
    Hanımlar- Nerede o yandan çarklı? (Hanımlar bağırarak sahneye girer.)
    Damat Adayı- Allah basıldık. (Hanımlar çantayı vurur.)
    Hanımlar- Demek bizim üstümüze kuma getirirsin ha! (çantaya Damat Adayı’nın başına vurular.)
    Damat Adayı- Bunlar benim hanımlar Serap Hanım.
    Hanımlar- Buraya evlenmeye mi geldin.
    Damat Adayı- Ben mi? Yok canım, ne evlenmesi.
    Hanımlar- Yemedik içmedik saçımızı süpürge ettik sana. Daha bizi saymaz üstümüze kuma getirirsin.
    Damat Adayı- Ben mi?
    Hanımlar- Sakın bi daha ben mi deme. Şart olsun seni öldürürüm.
    Damat Adayı- Kim ben mi? Yok demem.
    Hanımlar- Allaaah... Parçaladım seni adam, tutmayın beni. (Hanımlar adama saldırır.
    Sunucu- Kesin yayını. Kesin yayını. Evet sayın seyirciler, yayınımızı burada kesiyoruz. Reklam girin, reklam girin. Bugünlükte bu kadar sevgili seyirciler hoşça kalın.

    Alıntıdır​