Kaddafi kimdir hayatı

'Biyografi' forumunda Violet tarafından 27 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Kaddafi kimdir hayatı ,
    Muammer Kaddafi kimdir hayatı ,
    Muammer Kaddafi biyografisi,


    Misafirlerini çadırda ağırlayan, gittiği her ülkeye çadırını da götüren Kaddafi’nin yönettiği Libya; İtalya, İngiltere, Rusya ve Fransa gibi ülkelerin markajında. 200 milyar dolar nakit para ile doğalgaz ve petrol rezervleri, Kaddafi’nin en önemli gücü.

    Muammer Kaddafi, 1969'da Libya Kralı I. İdris'in devrilmesiyle sonuçlanan askeri darbe den sonra devlet başkanı oldu. Darbeden sonra ülkede denetimi ele geçiren Devrim Komuta Konseyi başkanlığına getirilen Kaddafi, 1970'te başbakanlık ve savunma bakanlı ğı görevlerini de üstlendi. Aynı yıl Libya'nın "özgür bir Arap demokratik cumhuriyeti" olduğunu belirten yeni bir anayasa oluşturarak, ABD'nin ve İngiltere'nin ülkedeki askeri üslerini kapattı. Ayrıca, bütün yabancı bankaları ve petrol işletmelerini kamulaştırdı.
    Kaddafi Sirte'de yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Bingazi'deki Libya Üniversitesi'nde tarih öğrenimi gördükten sonra Libya Askeri Akademisi'ne girdi. 1969'da gerçekleşen darbe sırasında Libya ordusunda yüzbaşıydı. Sömürgeci olarak nitelediği batılı ülkelere karşı kararlı bir tutum alan Kaddafi, devlet başkanı olduktan sonra İslam dinine dayanan Arap milliyetçiliğinin savunucusu olarak tanındı. Libya'yı sosyalist bir ülke haline getirmek, Kuran'm buyruklarını geçerli kılmak ve öteki Müslüman ülkelerle birlik oluşturmak için çaba gösterdi. Okullarda yabancı dil olarak İngilizce okutulmasına son verdi. Arap-İsrail Savaşı'nda Filistin'i destekledi. 1977'de ülkenin adı Libya Arap Sosyalist Halk Cemahiriyesi olarak değiştirildikten sonra Devrim Komuta Konseyi dağıtıldı. Kaddafi, Genel Halk Kongresi genel sekreteri oldu. 198ü'de Çad devlet başkanının devrilmesi üzerine bu ülkeye asker yolladı.
    Uluslararası siyasette beklenmedik çıkışları, İrlanda Cumhuriyeti Ordusu ve Filistin Kurtuluş Ordusu gibi örgütleri desteklemesiyle dikkati çekti. Libya'yı uluslararası terörün kışkırtıcısı olarak gören ABD, 15 Nisan 1986'da Trablus ve Bingazi'ye bir hava saldırısı düzenledi. Kaddafi'nin yara almadan atlattığı bu saldırıda eşi ve iki çocuğu yaralandı, evlat edinmiş olduğu kızı öldü. Kaddafi ülkemizde "Yeşil Kitap" (1979) adıyla yayımlanan yapıtında İslam sosyalizmine ilişkin siyasal görüşlerini açıklamıştır.


    KADDAFİ’NİN DIŞA AÇILIMI 2003’TE BAŞLADI

    Kaddafi, Lockerbie’nin sorumluluğunu kabul etmemişti, ancak 2003’te tavrını değiştirdi ve hem suçluları İskoçya’ya iade etti hem de kurbanların ailelerine tazminat ödedi. Aynı yıl nükleer programdan vazgeçtiğini açıkladı. İşte ne olduysa bundan sonra oldu. Uygulanan ambargolar bir anda kaldırıldı, ABD’nin teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarıldı, Kaddafi’nin çadırı dünya başkentlerinde görülmeye başladı. Akabinde eski sömürgeciler İtalya ile İngiltere hem özür diledi hem de Kaddafi ile el sıkışmak üzere Trablusgarp’ın yolunu tuttu. Tabii Kaddafi de hazırlıklıydı. Tony Blair’i, Nicolas Sarkozy’yi, Silvio Berlusconi’yi ve en son Viladimir Putin’i bedevi çadırında karşıladı. Ardından ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ile de görüştü. Kaddafi, görüşmeden bir yıl önce Rice’a duyduğu sempatiyi şöyle dile getirmişti: “Arkasına yaslanarak Arap liderlere emir verme şekline hayranım ve bundan gurur duyuyorum. Onu çok seviyorum. Ona hayranım ve onunla gurur duyuyorum; çünkü Afrika kökenli siyah bir kadın.”

    Peki, Libya’ya artan bu ilginin perde arkasında ne var? Libya, zengin petrol ve gaz rezervleri üzerinde bir devlet. 1,5 tirilyon metreküplük doğalgaz rezervinin yanı sıra 50 milyar varil de petrole sahip. Jeo-stratejik konumu da oldukça önemli, Afrika’nın Akdeniz’e açılan limanı konumunda. Yakın zamanda 4,5 milyar alacağını silen Rusya’nın Trablusgarp yönetiminden liman talep ettiği de biliniyor. Afrika’daki yatırımları ve mevcut su potansiyelinden ötürü sözü dinlenen Kaddafi; Sudan, Çad ve Mısır’la iyi ilişkiler içinde. Buna ek olarak ordusunu yenilemeye yönelen Libya, Rusya, Çin gibi silah satıcılarının listelerinde. Kaddafi’nin Moskova ziyaretinde imzalanan ve 2 milyar doları aşan silah anlaşmasında savaş uçaklarının yanı sıra S-300 füze sistemleri de var. Yıllarca ambargo altında yaşayan yaklaşık 8 milyonluk (2 milyonu yabancı) ülke aynı zamanda büyük bir pazar konumunda. Altyapı açığının yanı sıra inşaat sektörüne de ihtiyaç var. Ve büyük ülkeler bu pazarın farkında ve pay koparma derdinde.

    DIŞA AÇILIM, REJMİ DEĞİŞTİRECEK Mİ?

    Kaddafi Libyası’nın 2003’ten bu yana kabuk değiştirdiği apaçık bir gerçek. Bir yüzünü Batı’ya döndüğü, içe dönük reformların masada olduğu ve dünyanın artık bu ülkeyle ticarete giriştiği de ortada. Geçen yıl Fransa, Libya ile 10 milyar Avro’luk anlaşmalar yaparken, bu yıl da Rusya, Trablusgarp ile 3 milyar dolarlık anlaşmalara imza koydu. Anlaşmalar, Libya’nın dünyaya entegre olduğunu da kanıtlıyor ancak kırmızı çizgiler de yok değil: ‘Kendine özgü şeriatın uygulanması, iç güvenlik, toprak bütünlüğü ve Kaddafi.’ Şimdilik bunlara dokunulmuyor.

    KADDAFİ SONRASI FLU

    Ya Kaddafi sonrası? 67 yaşına giren Kaddafi’nin geçen yıl bir beyin kanaması geçirdiği biliniyor. Ancak ondan sonrası iktidar net değil. Kaleme aldığı ‘Yeşil Kitap’ta da bir işaret bulunmuyor. Altı erkek bir kız çocuğu var ama hiçbiri direkt vâris olarak öne çıkmıyor. Libya Olimpiyat Komitesi Başkanı büyük oğlu Muhammed, Kaddafi Yardım Organizasyonu’nun başındaki ortanca oğul Seyfülislam, Libya Futbol Federasyonu Başkanı üçüncü oğlu Albay es-Sadi ve Saddam’ın avukatlarından, Sorbonne mezunu kızı Ayşe Kaddafi olası adaylardan. Aslında üç oğlu daha var: El Mutassim, Hanibal ve Hamis. Ama henüz oldukça gençler. Kadifisonrası bilinmeyen bir denklem.

    Zengin yeraltı kaynakları, jeo-stratejik konumu ve son yıllarda dünyaya açılan yüzünden dolayı Kaddafi ve Libya’nın önemi ileriki günlerde daha da artacak. Sömürgecileri özür dileyerek aralamaya çalıştığı Libya kapıları, tarihî bağlardan dolayı Türkiye’ye açık. Kıbrıs çıkarmasında Türkiye’ye silahlarını gönderen Libyalılar da Türklerin yolunu gözlüyor. Gereken tek şey ise bu yönde atılacak yeni bir adım.





    TÜRK-LİBYA DOSTLUK DERNEĞİ 32 YILDIR FAALİYETTE


    1977’de kurulan ve yaklaşık 32 yıldır faaliyet gösteren Türk-Libya Dostluk Derneği özellikle 1970’lerin sonu ve 1980’lerin başında adından sıkça söz ettirdi. Kurucuları arasında merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Ali Coşkun, Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Kazım Oksay ve Cahit Aral da yer alıyor. Hâlen başkanlığını Prof. Dr. Emin Özbaş’ın yaptığı dernek, iki ülke arasındaki ilişkilerin en iyi seviyeye çıkması için sosyo-kültürel faaliyetlerini devam ettiriyor. 2005 yılında Libya hükûmetinin davetlisi olarak bu ülkeye yapılan ziyaret iki ülke arasındaki ilişkilere yeni bir ivme kazandırdı. Libya’da da Libya-Türkiye Dostluk ve Kardeşlik Cemiyeti bulunuyor. Her iki sivil kuruluş arasında karşılıklı fikir alışverişi ve ziyaretler düzenleniyor. Gelecek yıllarda geçmişte olduğu gibi iki kuruluşun müşterek kültürel faaliyetler gerçekleştirmesi planlanıyor.





    Afrika Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Kavas: DÜNYA LİBYA’DA, BİZ NEDEN OLMAYALIM?

    1980’lerin başında 100 binden fazla işçimize iş imkânı sağlayan ve özellikle Türk müteahhitlerinin dünyaya açılan kapısı olan Libya, İstanbul’daki Laleli pazarına valiz ticaretinin ilk müşterilerini gönderen ülkeydi. Öyle ki 1990’lardaki ambargoya kadar Libya’dan 20 milyar dolar civarında bir gelir elde etmiştik ve 70 sente muhtaç olduğumuz günlerdeki krizden çıkmamızda bu gelirlerin büyük katkısı olmuştu. Ayrıca genç subaylarını, bugün eğitimli devlet ve ilim adamlarının önemli bir kısmını da ülkemizde yetiştiren Libya, Arap-Berberi Müslüman nüfusu yanında hatırı sayılır sayıda Türk kökenli insanların yaşadığı kardeş bir ülke. Değişen dünya dengelerinde Türkiye’nin Libya ile ikili ilişkilerini en üst seviyeye çıkarması sadece iki ülkenin değil, Akdeniz havzası ve Afrika ülkelerinin de menfaatine. Fransa, İtalya, Almanya, Rusya ve özellikle ABD gibi ülkelerle son beş yılda ilişkilerini en üst seviyeye çıkaran Muammer Kaddafi, ABD ile ilişkileri de en üst seviyeye çıkardı. Sadece 2007’de Fransa ile imzaladığı ikili anlaşmaların değeri 15 milyar doları aştı. Nükleer enerji sektörü başta olmak üzere pek çok alanda yatırım imkânı sağlandı. Halen 7 bin doları bulan kişi başına düşen millî geliriyle Afrika ülkeleri arasında birinci sırada. 2003 yılından itibaren Libya’yı serbest ekonomiye geçirmek için çalışan Kaddafi, ülkenin her tarafında altyapı çalışmalarına büyük önem veriyor. Bu da iş adamlarımıza yeni fırsatlar doğuruyor.




    ------------------