Kabe'nin Etrafındaki Utanç Duvarları

'Haberler' forumunda Pardus tarafından 7 Eylül 2009 tarihinde açılan konu


  1. KABE'nin çevresinde UTANÇ DUVARI
    [​IMG]

    Kabe'nin çevresine bir utanç duvarı örülüyor..



    Osmanlı dahil, tarihin hiçbir döneminde içerisinde Kabe’nin bulunduğu Harem-i Şerif’ten daha yüksek bir bina yapılmamıştı Mekke’ye... Şimdi ise birbirinden yüksek binaların arasında Harem-i Şerif’i görmek neredeyse imkansız. Ve Kabe’nin hemen yanıbaşındaki devasa Burj el-Beyt İslam dünyasının “Babil Kulesi” olarak küstahça göğe yükseliyor. Ertuğrul Özkök, Ahmet Hakan'ın Umre ziyaretinde çekilen fotoğraflara da yansıyan görüntüler gazetenin yazarı Yılmaz Özdil'in de gözünden kaçmamış.

    Hatırlarsınız... “Ecdadımıza hakaret” denmişti. “Türk milletine küfür” denmişti. Suudiler, Mekke’deki Osmanlı kalesi Ecyad’ı yıkacak diye, dünyayı ayağa kaldırmıştık... Türkiye Cumhuriyeti, Suudi Arabistan’ı resmen kınamıştı.
    [​IMG]

    GÖK KUBBEYİ BAŞLARINA YIKARIZ
    UNESCO’ya şikâyet etmiş, “Kâbe’yi korumak için o kalede can veren Türk şehitlerinden utanın” başlıklı imza kampanyaları yapmış, TBMM’de gündeme getirmiştik... Milletvekillerimiz ağzına geleni söylemiş, hatta, nasıl yapacağını açıklamamakla beraber, “Gökkubbeyi başlarına yıkarız”
    diye kürsüyü yumruklayan bile olmuştu. Suudi Arabistan’ın Ankara Büyükelçisi, Dışişleri Bakanlığı’mıza çağrılmış, fırçalanmış fırçalanmış, kararlı ve sert bir ifadeyle “hööttt” falan denmişti.

    EN BÜYÜK MÜŞTERİSİ TÜRKLER
    E bakıyoruz... Ertuğrul Özkök, Ahmet Hakan ve Ali Bulaç, sayfa sayfa anlatmaya çalışıyor ama, Sebati Karakurt “tek kare”de anlatmış zaten her şeyi... Çatır çatır yıkmışlar! İslam’ın kalbi Kâbe, estetik Ecyad’ın yerine dikilen zevksiz gökdelenlerin yanında “müştemilat” gibi kalmış. (Allah’ın çölünde yer yok sanki... Duvar gibi dizelemişler, dip dibe.) Ve kimmiş, devremülk olarak da kiralanan bu “görgüsüzlük abidesi” kulelerin en büyük müşterisi?


    TARİH BİLİNCİNİ SON KONUŞACAK ÜLKE TÜRKİYE'DİR
    Bitirmeden ilave edeyim. Bizim “Hele bi yık” falan diye babalandığımız dönemde, nispet yapar gibi, Cidde’de bir ev restore edilmiş, kapısına da “Bu ev, Türklere karşı savaş vermemize yardımcı olan Lawrence’ın karargâhıdır” plaketi asılmıştı... Kral’ın sesi olarak bilinen
    Okaz gazetesi de, şu manşeti atmıştı: “Tarih bilinci hakkında konuşacak en son ülke, Türkiye’dir! Sonrası malum... Anıtkabir’e gitmeyen Kral’ın ayağına gidip, şeref madalyası taktı bizimkiler. Özetle. Haklıymış Arap. Yalelliymiş bizimki. Kendi payıma özür dilerim.