Jeomorfoloji [Yer Şekilleri Bilimi]

'Sosyal Konular' forumunda anniccha tarafından 26 Ocak 2011 tarihinde açılan konu


  1. Jeomorfoloji (Yer Şekilleri Bilimi) Hakkında Bilgi
    (Yer Şekilleri Bilimi) Jeomorfoloji Nedir?
    Jeomorfoloji (Yer Şekilleri Bilimi) Ne İş Yapar?


    Yerin derinliklerini inceleyen bilim dalıdır. Dünyanın oluşumu Big Bang teorisine göre açıklanmaktadır. Dünyanın oluşumu 5 milyar yıl önce gerçekleşmiştir.
    Dünyanın oluşumundan bugüne kadar geçirmiş olduğu safhalara Jeolojik Devirler denir.

    IV. Zaman (Kuaterner) İlk insan ortaya çıktı. İstanbul ve Çanakkale boğazı oluştu. Epirojenik yükselme görüldü.
    III. Zaman (Neozoik) Alp-Himalaya kıvrım dağları oluştu. Şiddetli volkanik olaylar. Linyit,Tuz, Petrol, Borasit yatakları oluştu
    II. Zaman (Mezozoik) Tortulaşma ve birikme meydana geldi. Kıtalar oluşmaya başlamıştır.
    I. Zaman (Paleozoik) Kaledonya ve Hersinyan kıvrım dağları oluştu. Taşkömürü oluştu.
    İlkel Zaman Kıta çekirdekleri oluşmuş, ilkel canlılar ortaya çıktı

    Yerin yapısı incelendiğinde Yerkabuğunun farklı özelliklere sahip 3 katmandan oluştuğu görülür. Bunlar; 1) Yerkabuğu (Taşküre) 2) Manto (mağma) 3) Çekirdek

    1) YERKABUĞU (Taşküre): Bu katman tamamen katı halde olup ortalama kalınlığı 33 km’dir. Bu katmanda sıcaklıklar 33 m de 1Co artar. Yoğunluk bu katmanda en azdır. Sial ve Sima olmak üzere 2 katmana ayrılır.
    SİAL katmanı Silisyum ve Alimunyumdan oluşur Kalınlığı dağların altında az okyanusların altında incedir.
    SİMA katmanı Silisyum ve Magnezyumdan oluşur. Yoğunluk ve sıcaklık artmıştır. Kalınlığı denizlerin altında fazla dağların altında incedir.
    2) MANTO (Magma): Bu katman tamamen lavlardan oluşur. Yoğunluk ve sıcaklık fazladır.
    3) ÇEKİRDEK: Yoğunluk ve sıcaklık max seviyededir.İç ve dış çekirdek olmak üzere 2 ye ayrılır.

    Yerkabuğunu Oluşturan Taşlar
    Katı halde olan yer kabuğu taşlardan ibarettir. Bu taşları oluşumlarına göre 3 gruba ayırabiliriz.
    1) Püskürük (Magmatik – Volkanik) Taşlar:
    Yeraltında bulunan lav maddesi yerin çatlakları boyunca yeryüzüne çıkar ve katılaşır. Bu taşlara denir. Eğer lav maddesi yeryüzüne ulaşırsa dış püskürük, ulaşamaz yerin içinde katılaşırsa iç püskürük taşları oluşturur.
    İç Püskürük taşlar: Bazalt, Andezit, Obsidyen,Tüf
    Dış Püskürük taşlar: Granit, Siyenit,Diyorit,Gabro

    2) Tortul Taşlarış kuvvetler tarafında aşındırılıp taşınan malzeme deniz ve göl diplerinde üst üste birikerek taşlaşır. Katılaşan bu maddeler tortul taşları oluşturur. Tortul taşları en önemli özelliği içlerinde fosil bulunması ve tabakalı olmalarıdır.
    3 gruba ayrılırlar;
    a) Fiziksel (Mekanik) Tortul taşlar: Sular tarafından eritilemeyen maddelerin taşınması ve taşınan malzemenin deniz ve göl diplerinde birkmesiyle oluşurlar. Çakıltaşı (Konglomera), Kumtaşı (Gre), Kiltaşı (Şişt)

    b) Kimyasal Tortul Taşlar: Sular tarafında eritilip taşınan malzeme deniz ve göl diplerinde birikerek bu tür taşları oluşturur. Kalker (Kireçtaşı), Traverten, Kayatuzu, Jips (Alçıtaşı), Sarkıt, Dikit

    c) Organik Tortul Taşlar: Canlı kalıntılarının toprak altında kalarak fosilleşmesi ile oluşurlar. Mercan Kalkeri, Tebeşir, Kömür ( Antrasit, Taşkömürü, Linyit, Turba)

    3) Başkalaşım (Metamorfik) Taşlar: Toprak altında
    bulunan taşlar yüksek sıcaklık ve basınca maruz kalırsa değişime yani başkalaşıma uğrar. Bu olay sonucunda oluşan taşlara denir.
    Kalker Mermer
    Granit Gnays

    Yerkabuğunu oluşturan Kuvvetler

    İÇ KUVVETLER DIŞ KUVVETLER
    1) Epirojenik Hareketler 1) Akarsular
    (Kıta Oluşumu) 2) Rüzgarlar
    2) Orojenik Hareketler 3) Buzullar
    ( Dağ Oluşumu ) 4) Dalga ve Akıntılar
    3) Depremler
    4) Volkanizma

    İÇ KUVVETLER
    Kaynağını yerin derinliklerinden alan kuvvetlerdir. Bunlar yapıcı karakterdedir. Dış kuvvetler bunların oluşturduğu şekilleri aşındırarak ortadan kaldırmaya çalışırlar.
    1) Epirojenik Hareketler (Kıta Oluşumu): Geniş alanlı kıta ve okyanuslar arasında görülen yükselme ve alçalma hareketidir. Kıta ve okyanuslar arasında bulunan dengeye İzostatik denge denir. Bu denge bozulduğu zaman deniz ilerlemesi ve gerilemesi görülür.

    2) Orojenik Hareketler ( Dağ Oluşumu): Deniz ve göl diplerinde biriken tortul malzeme tektonik hareketlere maruz kalırsa su yüzüne çıkarak dağ oluşumuna sebep olur. Eğer tortul malzeme yumuşak ve esnek olursa tektonik hareketler esnasında kıvrılmaya uğrar ve kıvrım dağlarını oluşturur. Kıvrım dağların yüksekte kalan kısmına Antiklinal, alçakta kalan vadilerine ise Senklinal adı verilir. Kuzey Anadolu (karadeniz) dağları ve Toros dağları bu şekildedir. Sıradağ özelliği gösterirler.

    Tortul malzeme sert yapıda olursa Tektonik hareketler esnasında kırılır ve kırıklı dağları oluşturur. Kırık hatlarına Fay hattı denir. Bu dağların yüksekte kalan dağlık alanlara Horst, alçakta kalan ovalık alanlara ise Graben denir. Bu tür dağlara Türkiye’de Ege bölgesinde ve Akdeniz bölgesinde Hatay civarında rastlanır.

    3) Depremler (Seizma): Yerin derinliklerinde meydana gelen titreşim hareketleridir. Depremin başlangıç yeri bir noktadır. Depremin başlangıç yerine iç Merkez (Hiposantr), Depremin merkezine en yakın yerleşim merkezine ise dış merkez (episantr) denir.
    Depremleri oluşumlarına göre 3 gruba ayırabiliriz;
    a) Volkanik Depremler: Volkanik patlamalar esnasında oluşan depremlerdir. Etki alanı dardır ve Türkiye’de görülmez.
    b) Çökme Depremleri: Karstik arazide (eriyebilen kayaçların olduğu arazi) görülen depremlerdir. Akdeniz bölgesinde yaygındır. Etki alanı dardır. Ayrıca Zonguldak çevresinde de kömür çıkarılmasından dolayı görülür.
    c) Tektonik Depremler: Fay hatları boyunca meydana gelen depremlerdir. Etki alanı geniş , yıkım gücü fazladır. Dünyada en çok görülen deprem türüdür.
    Depremler dünyada; Akdeniz çevresi, Pasifik okyanusu, Antil adaları, Japonya civarında yaygındır.
    Türkiye’deki Aktif Deprem Hatları
    1) Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF): İzmit körfezinden Aras vadisine kadar uzanır
    2) Güneydoğu Anadolu Fay Hattı (GAF): İskenderun körfezinden Van gölünün kuzeyine uzanır.
    3) Batı Anadolu Fay Hattı (BAF): Ege bölgesinde kırıklı dağlar boyunca uzanır.

    Türkiye’de Deprem Riski En Az Olan Yerler

    1) Konya Çevresi
    2) Taşeli Platosu
    3) Mardin Eşiği
    4) Yıldız dağları
    Bölge olarak en az deprem riski G.Doğu Anadolu Bölgesinde görülür.

    4) Volkanizma: Yerin derinliklerinde bulunan kızgın lavın yeryüzüne çıkması olayına denir. Lavın yeryüzüne çıktığı yere Volkan denir. Volkanlardan katı, sıvı ve gaz maddeleri çıkmaktadır. Yeryüzünde 800 yakın volkan vardır. Volkanların bulunduğu yerler ile deprem hatları boyunca bir paralellik vardır.

    Türkiye’de bulunan volkanik dağlar şunlardır;
    İç Anadolu’da; Hasandağı, Erciyes dağı, Melendiz, Karadağ,Karacadağ,
    D.Anadolu’da; Ağrı , Süphan, Nemrut, Tendürek
    G.Doğu Anadolu’da; Karacadağ
    Marmara’da; Uludağ
    Ege Bölgesinde; Kula çevresinde
    Volkanik sahalar çok tehlikeli bölgeler olmalarına rağmen topraklarının verimli olması dolayısıyla sık nüfusludur. Ayrıca volkan patlamaları esnasında Bakır,Çinko,Manganez, Demir gibi madenler oluşur.

    DIŞ KUVVETLER
    Kaynağını güneşten alan kuvvetlerdir. İç kuvvetler sonucu oluşan şekilleri yok eder bu yüzden yıkıcı kuvvetler olarak adlandırılır.
    Toprak Oluşumu
    Yerkabuğunu oluşturan anakaya örtüsü değişik faktörlerin etkisi ile parçalanır ve toprağı oluşturur. Toprak 2 türlü oluşur.
    a) Fiziksel Çözülme: Günlük sıcaklık farkından dolayı taşların parçalanması olayıdır. En çok su buharının az olduğu çöllerde, Türkiye’de ise denizden uzak iç kesimlerde görülür.
    b) Kimyasal Çözülme: Su buharının çok olduğu yerlerde suyun taşları eritmesi olayıdır. En çok yağışın fazla olduğu deniz kıyılarında fazladır.
    Toprak: İçinde canlı artıkları bulunan yeryüzünün ufalanmış örtüsüne denir. Toprak içinde bitki artıklarından oluşan organik kökenli verimli maddelere Humus denir. Topraklar 2 gruba ayrılır.
    A) Yerli Topraklar: Taşların bulundukları yerlerde fiziksel ve kimyasal çözülmeye uğramaları sonucunda oluşmuşlardır.
    Nemli bölgelerde topraktaki Humuslar yıkanarak toprağın altına sızar ve bitki bunlardan yararlanamaz. Bu ise verimi azaltır. Kurak bölgelerde ise yıkanma azdır. Dolayısıyla kireç ve tuzlar toprakta birikerek verimi azaltırlar. Verimli toprakta yıkanmanın orta derecede olması gerekir.
    Yerli toprakları Nemli ve Kurak Bölge Toprakları diye ikiye ayırabiliriz.
    1)Nemli Bölge Toprakları:
    a) Laterit Toprak: Sıcak-Nemli bölge toprağıdır. Yıkanma fazla olduğu için humus bakımından fakir ve verimsizdir. Ekvatoral bölgede ve D. Karadeniz bölgesinde görülür. Çay üretimine uygundur.
    b) Podzol Toprak: Soğuk- Nemli bölge toprağıdır. İğne yapraklı ormanların bulunduğu Sibirya ve Kanada civarında görülür. Türkiye’de Batı karadeniz de görülür.
    c) Kırmızı Topraklar(Terra Rosa): Akdeniz iklim bölgelerinde ve kalkerler üzerinde görülür. Demiroksitten dolayı kırmızı renklidir. Akdeniz, Ege ve Güney Marmara bölgesinde görülür.
    d) Kahverenkli Orman Toprakları: Orta kuşağın nemli bölgelerinde yayvan yapraklı ormanlarla kaplı sahalarında görülür. Humus bakımından zengindir. Türkiye’de ormanlık sahalarda görülür.
    e) Tundra Toprakları: Kutuplara yakın 60-70o enlemleri çevresinde Tundra ikliminde görülür. Bataklıklar halinde bulunur tarıma elverişli değildir. Ülkemizde görülmez.

    2)Kurak Bölge Toprakları:
    a) Çernozyum Toprakları (Kara Toprak) : Step bölgelerinde görülür. Fazla yıkanmadıkları için humus ve mineral bakımından zengindir. Bu nedenle dünyanın en verimli topraklarıdır. Türkiye’de Erzurum – Kars yöresinde görülür.
    b) Kestane Renkli Step Toprakları: Bozkır bitki örtüsünün bulunduğu yerlerde yaygındır. Bitki örtüsü kuru küçük otlar olduğu için humus bakımında fakirdir. Tuz ve kireç fazladır. İç Anadolu ve G.Doğu Anadolu’da görülür.
    c) Çöl Toprakları: Çok az yağış alıp fazla yıkanmadıkları için içlerinde kireç ve tuz oranı fazladır. Bitki örtüsü olmadığı için humus yoktur,tarım yapılamaz. Tuz gölü çevresinde rastlanır.
    B) Taşınmış Topraklar: Akarsu, Rüzgar ve Buzulun aşındırıp taşıdığı topraklardır. Bu toprakların bileşiminde çok çeşitli mineraller olduğu için çok çok verimli topraklardır. Akarsuyun taşıdığı toprağa Alüvyon, Rüzgarın taşıdığı toprağa Lös ve Buzulun taşıdığı toprağa ise Moren (Buzultaş) denir.

    EROZYON VE ÖNEMİ
    Verimli toprak örtüsünün sel suları ve rüzgarlar gibi dış kuvvetlerin etkisi ile taşınıp götürülmesi olayıdır. Kurak ve Yarıkurak bölgelerde bitki örtüsünden yoksun yerlerde çok etkilidir.
    * Erozyon verimli tarım arazilerinin daralmasına ve baraj göllerinin dolmasına neden olur. Ülkemizde en çok Bitki örtüsünün tahrip edildiği İç Anadolu ve G. Doğu Anadolu bölgelerimizde yaygındır.
    Erozyonu Arttıran Faktörler
    1) Bitki örtüsünün olmaması
    2) Arazinin engebeli ve eğimli oluşu
    3) Toprağın aşırı işlenmesi
    4) Meraların aşırı otlatılması
    5) Toprağın eğime paralel sürülmesi
    6) Yangınlar ve ani su taşkınları
    7) Yağışların düzensiz olması
    Erozyonu Azaltan Faktörler
    1) Ağaçlandırma yapılması
    2) Meraları aşırı otlatmamak
    3) Ürünleri nöbetleşe ekmek
    4) Tarlaları eğime dik sürmek
    5) Eğimli arazilerde sekiler (taraçalar) yapmak
    YERKAYMASI ( HEYELAN)
    Toprak örtüsü ile birlikte alttaki ana kayanın da yerçekimi etkisi ile aşağıya doğru kaymasıdır.
    Heyelanın sebepleri;
    1) Kuvvetli Eğim: Arazi eğimli ise heyelan artar.
    2) Bol Yağış: Bol su toprağın kaymasına sebep olur.
    3) Tabakaların Eğime Paralel Uzanması: Tabakaların eğim doğrultusunda uzanması heyelanı artırır.
    4) Killi Arazi: Killi topraklar su ile temasa geçtiğinde kaygan hale gelir. Bu ise toprağın kaymasına sebep olur.

    Türkiye’de Heyelan olayı en çok ilkbahar ayında Doğu Karadeniz bölümünde görülür. Heyelan sonucu aşağıya doğru kayan tonlarca toprak eğer bir akarsuyun önünü kapatırsa Heyelan Set Göllerine sebep olur. Örn: Sera, Tortum, Zinav gölleri

    A) AKARSULAR
    Akarsu: Yer üstü sularının belli bir yatak içinde toplanıp akmasına denir. Akarsuyun doğduğu yere Kaynak, deniz veya göle döküldüğü yere ise Ağız denir.
    Akarsu Havzası: Bir akarsuyun bütün kolları ile birlikte sularını topladığı ve sularını boşalttığı alana denir.
    Su Bölümü Çizgisi: İki komşu akarsu havzasını birbirinden ayıran sınırdır. Genelde dağların doruk kısmından geçer.
    Akarsu Debisi (Akımı): Bir akarsuyun herhangi bir kesitinden bir saniyede geçen su miktarıdır. m3/sn olarak ifade edilir. Havzanın büyüklüğü, Buharlaşma miktarı, Bitki örtüsü, Yükselti- eğim- Bakı, akarsu yatağının geçirimliliği ile kar ve buz erimeleri akarsuyun akımını etkiler.
    Akarsu Rejimi: Bir akarsuyun su miktarında yıl içinde meydana gelen değişmelerdir. Bir akarsu yıl boyunca aynı miktarda su taşıyorsa rejimi düzenli, su miktarı yıl içinde değişiyorsa rejimi düzensizdir. Türkiye’deki akarsuların rejimi D. karadeniz akarsuları hariç hepsi düzensiz rejime sahiptirler.