Jehan Barbur Sarı Şarkı Sözü

'Şarkı Sözü' forumunda EyLüL tarafından 14 Eylül 2012 tarihinde açılan konu


  1. Jehan Barbur Sarı





    Jehan Barbur Sarı Şarkı Sözleri


    Bir ara sokakta öldüm dün

    Öylece yani

    Birdenbire

    Boşluğa düşer gibi, sarı bir sessizliğin içinde

    Granit duvarlı binanın anlamsızlığına

    Şehrin boşu boşunalığına içerlerken

    Bırakmışım son nefesimi kaldırıma

    Bitmiş

    Öylesine yani

    Birdenbire



    Yan binadaki otel odasından izliyordu oğlan

    Yüz ifadesini göremesem de

    Anlamış mıydı acaba öylece oturmadığımı



    O sokakta bitti her şey

    Öğleden sonralarını bir bardak sütle geçiştiren

    Apartman sakinlerini düşlerken

    Sıkıntıdan

    Ölmüşüm dün



    Arka odada ütü yapıp

    Buharını burnuna çeken kadını

    Mutfağında her öğün için soğan doğrayıp

    Gözyaşını kabuklara saklayan madame mari’yi

    Kocasıyla artık sevişemediği için

    Kapı komşusu gar sabunu satan adamı düşleyen servi’yi

    Düşündükçe

    Ölüvermişim dün


    Böylece bitmiş yani

    Birdenbire



    Sıkılmışım derinden zahir

    Tutunca da nefesimi

    Portakal kabuklarıyla çay demini döktükleri çöpe

    İki kedi de bulanınca

    Kaldıramamış nefsim demlenmiş portakal kedilerini

    Balkabağı mevsimi bile değilken

    Dönüşüvermiş her şey baldan kabağa

    Ve saat henüz 12`yi vuramamışken

    Kalkmış otobüsler durmamaya

    Mecal mi bulamamışım, yere döktükleri bala mı basmışım

    Hatırlamam ama

    Öylece kalakalmışım kalkamamışım



    Şehrin insanı haberdar değil mi bu öldüresiye sıkıntıdan

    Vagonlar boş, birkaçı kiremit taşıyor topraktan

    Kayıklar da serseri misinalar

    Otobüsler kimseyi almadan durup durup geçiyorlar duraktan

    Arabalar yürüme mesafelerini öldürüyor her gün, her öğle

    Her gece

    Bisikletleri balkonlarında unutanlar

    Her an yağmur yağsın diye dua ediyor

    Üç öğün yemek yiyip, dört öğün uyuyorlar

    Buna rağmen erken uyanıp, geç yatıyorlar

    Aynı kuru kahveciden gün aşırı iş olsun diye

    Yüzer gram kahve alıp evde iş olsun diye öğütüyorlar

    Ve bir gün bile sormuyorlar öğütülmüşünü

    Kimse sormuyor iş olsun diye yapılan iş, iş midir diye



    Bunlar olurken ölmüşüm o ara sokakta

    Balkondaki beyaz brandalar rüzgarla sökülürken

    Sökülüvermişim

    Şişip patlayan bir eteğin dikişi gibi

    Sıkıntı işte


    Ya da ölmek yerine

    İki adım yol yürüyeydim de

    Konuşuverse miydim şu gelin çiçeğiyle

    Gitmek yerine