Japon Balıkçıları ve felsefesi

'Güncel Bilgiler' forumunda Destina tarafından 8 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu




  1. Japon Balıkçıları

    Ve Felsefeleri

    [​IMG]

    Japonlar taze balığı hep çok sevmişlerdir.
    [​IMG]Fakat Japonya sahillerinde bol balık
    bulmak mümkün olmamaktadır.

    Balıkçılar, Japon nüfusu doyurabilmek

    için daha büyük tekneler [​IMG]
    yaptırıp daha uzaklara açılabilmişlerdir.

    Balık için uzaklara gidildikçe, geri dönmesi de
    daha çok vakit alır olmuştur.

    Dönüş bir-iki günden daha uzarsa, tutulan
    balıkların da tazeliği kaybolmaktadır.


    Japonlar tazeliği kaybolmuş balığın
    lezzetini sevmemişlerdir.

    Bu problemi çözebilmek için balıkçılar
    [​IMG]

    teknelerine soğuk hava depoları kurdurmuşlardır.
    [​IMG]Böylece istedikleri kadar uzağa
    gidip, tuttuklarını da soğuk hava deposunda dondurulmuş
    olarak saklayabileceklerdi.

    Ancak Japon halkı taze ile donmuş balık lezzet
    farkını hissedebiliyordu.

    Ve donmuş olanlara fazla para ödemek
    istemiyorlardı.

    Balıkçılar bu defa teknelerine balık
    akvaryumları yaptırdılar.

    Balıklar içeride biraz fazla
    sıkışacaklardı,[​IMG]
    hatta, birbirlerine çarpa çarpa birazda
    aptallaşacaklardı, ama yine de canlı kalabileceklerdi.

    Japon halkı canlı olmasına rağmen bu balıkların da
    lezzet farkını anlayabiliyorlardı.

    Hareketsiz, uyuşmuş vaziyette günlerce yol gelen balığın,
    canlı, diri hareketli taze balığa göre
    lezzeti yine de etkilenmişti.
    Balıkçılar nasıl olacakta [​IMG]
    Japonya'ya taze lezzetli balığı getirebileceklerdi?

    Siz olsaydınız ne yapardınız ?

    Hedeflerinize ulaşır ulaşmaz, mesela mükemmel bir
    eş buldunuz veya çok başarılı bir firmaya
    girdiniz, borçları ödediniz v.s.

    Heyecanınız kaybolmaya başlamaz mı? Aşırı çalışmanız
    gerekmiyorsa rahatlamaz mısınız?

    Lotoda büyük ikramiyeyi kazananlar parayı
    savurmaya başlamaz mı?

    [​IMG]Japonların taze balık probleminde olduğu
    gibi çözüm aslında basittir.

    1950'lerde L.Ron Hubbart'ın gözlemlediği üzere:
    İnsanoğlu ancak hırs iddiası içinde bulunursa
    anormal çabalar sarfeder.

    Ne kadar akıllı, uzman, inatçı iseniz iyi bir problemle
    uğraşmaktan o kadar zevk alırsınız.

    [​IMG]
    Problem sizi ne kadar zorluyorsa ve siz onu adım adım
    çözebiliyorsanız bundan da o derece mutluluk duyarsınız,
    heyecan duyarsınız ve enerji dolu, canlı, ayakta kalırsınız.


    Japonlarda balıkları yine teknelerindeki
    akvaryumlarda tuttular,
    ancak içine küçük bir de
    [​IMG]
    köpekbalığı attılar.

    Bir miktar balık köpekbalığı tarafından yutulmuştu,
    ama geride kalanlar son derece hareketli ve taze kalabilmişlerdi.

    Buradan da görüleceği üzere sorunlardan kaçmaktansa, onların içine dalıp, boğuşmak ve çzümler üretmek gerekir


    Sorunlar çok ve çeşitli olabilir.

    Ümitsiz olmayın.

    Onları tanıyın, organize edin, kararlı olun, daha
    çok bilgi ve yardım desteği ile onları amacınız doğrultusunda çözülmeye zorlayın.

    Kafanızın içine bir köpekbalığı atın ki, sorunlarınız ve çözümleriniz yenilenip diri kalsınlar; bu da hayatın kendisi oluyor zaten...
    [​IMG]

    alıntı​

     


    Cossack bunu beğendi.

  2. Bu güzel ve anlamlı çalışma için teşekkürler Destina.
     


  3. Eco

    Eco


    Kafanızın içine bir köpekbalığı atın ki, sorunlarınız ve çözümleriniz yenilenip diri kalsınlar; bu da hayatın kendisi oluyor zaten...

    çözümler üretmek hakkında çok güzel paylaşım olmuş,
    emeğine sağlık destina
    teşekkürler:f118::f40:
     



  4. Bu felsefeyi tuttum.:f63:
    Teşekkürler Destina...
     



  5. teşekkürler Destina emeğine sağlık :f40:
     



  6. Yazının tamamını BURADAN okuyabilirsiniz.

    Keşke böyle ısrarla yaklaşabilsek sorunlara ama çoğu kez pes ederiz. :( Yaşamın sorunları ve stresleri bizleri yıldırmamalı... :f40:

    Hatırlatıldığı ve paylaşıldığı için teşekkürler Destina! :f118:
     



  7. eline sağlık Destina harika paylaşım
     



  8. bence çok güzel anlatılmış bir konu tabiki anlamak isteyene paylaşımına teşekkürkler