İtikadi Meslekler

'İslami Bilgiler' forumunda Wish tarafından 27 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. İtikadi Mezhep nedir




    İtikadi mezhepler, Başlangıç itibariyle fıkıh ilmi olarak kabul edilen kelam, daha sonra ilm-i tevhid olarak adlandırılmıştır. Fıkıh ameli meseleler üzerinde, kelam ise itikadi meseleler üzerinde yoğunlaşmıştır. Muhammed zamanında bütün meseleler kendisi tarafından çözüldüğü için problem söz konusu olmamışsa da, sonraki dönemlerde Kur'an ve Muhammed'in yaşantısına göre içtihadlarda bulunmak zarureti hasıl olmuştur. Hicri birinci yüzyılın son çeyreğinde imani esaslardan kader konusu tartışılmaya başlanmıştır. Ayrıca siyasi sorunların itikadi boyuttaki çeşitli yansımaları itikadi mezheplerin doğumunda önemli rol oynamıştır. Örnek olarak büyük günah işleyenin durumu hususu verilebilir. Ortaya çıkan farklı siyasi mezhepler farklı itikadi temellere dayanmış, Ehl-i Sünnet'in de kendi içinde daha sonra çeşitli itikadi mezhepler barınmıştır.

    Bu süreç içerisinde itikadi mezhepler ortaya çıkmışlardır. Başlıcaları;

    * Maturidiye=(Cumhuriyetten itibaren Türkiye, Pakistan, Bangladeş...)
    * Eşarilik = (16. yüzyılın sonundan yıkılışına kadar Osmanlı Devleti. 16. yüzyılda Ebus Suud Efendi ile Birgivi Mehmet Efendilerin tartışmalarının ana kaynağı bu konudur... Şeyhülislam Ebus Suud'dan sonraki şeyhülislamlar eliyle Eşarilik Osmanlının itikadi mezhebi olmuştur.

    Eşarilik ile Matüridilik arasında birtakım farlar mevcut ise de iki mezhep de birbirlerini doğru bilmekte ve [(Ehli Sünnet)] olarak tabir etmektedir.

    Matüridilik
    Matüridîlik, (Arapça: الماتريدي) ünlü Türk din bilgini Matüridî'nin, Hanefî Mezhebi'nin kurucusu İmam-ı A'zam'ın düşüncesini takip eden, akla önemli bir yer veren İslam dini itikad mezhebidir. Türkiye, Pakistan, Hindistan ve Orta Asya ülkelerinde yaygındır.

    Eş'ariyye
    Eş'ariyye veya Eş'arilik, (Arapça: الأشاعرة) İslam itikadi mezheplerinden birisidir. Ehl-i Sünnette, Selefiyye ve Maturidilik ile birlikte yaygın olan üçüncü mezheptir. Aklı Mu'tezile kadar önemsememekle birlikte, Selefiyye kadar da küçük çapta ele almaz. Genellikle itikadda aklın yeri hususunda orta bir konumda olsa da, sıklıkla Selefiyye ucuna Mu'tezile uzundan daha yakındır. Ebu Hasan Eş'ari'nin (ölüm: MS 935) kurduğu bu okul, aklın hiçbir zaman gerçeğe ulaşamayacağını, kulların ancak kayıtsız şartsız inanmakla mutlu olabileceklerini ileri sürer. Doğal olaylar, nedenleri bilinmeyen ve belki de asla bilinemeyecek olan salt bir Tanrısal ilkenin ürünüdürler ve bu ilkece yönetilirler. Bu anlayışa göre akıl, pek güçsüz bir veridir. Kaldı ki aklın bugün bilemediğini yarın da bilemeyeceği söylenemez. İnsan, bugün ulaşamadı diye belki de yarın ulaşabileceği gerçekler üstünde inancını yitirmemelidir. Bununla birlikte Eş'ariyye, özellikle de Selefîyye gibi akımlar ele alındığında daha orta yoldadır ve akla da hüküm verirken yer verir.
    Eş'ariliğin en büyük tenkitçilerinden birisi de ünlü filozof İbn Rüşd'dür. Aslında genel olarak kelâm ve kelâmcılara karşı çıkmış olsa da İbn Rüşd tenkitlerini en çok Gazali ve Eş'ariyye üzerinde yoğunlaştırır.

    Selefiyye

    Selefiyye (Arapça: السلفية), bir İslam dini mezhebi.
    Selefiyye mezhebi, akıl ve nakil (Kur'an ve Sünnet) konusunda mutlak nakle inanır, akli çıkarımları kabul etmez. İman esasları ile ilgili konularda Kur'an ve Sünnetteki açıklamalar ile yetinip bunları aynen kabul eder. Bu kabule müteşâbihler de dahildir, te'vîl (görünür anlam dışında bir başka anlamda kabul etme[1]) etmemekle beraber cisimleştirme (yani tecsîm) de yapmazlar.