İstiklal Marşının Çıkış Nedeni

'Merak Ettiklerimiz' forumunda EyLüL tarafından 30 Eylül 2012 tarihinde açılan konu


  1. İstiklal Marşının Çıkış Nedeni Hakkında Bilgi

    İslamiyet'ten önce bile ordu marşları vardı. Osmanlılarda ise mehter marşları millî marş karakteri taşıyordu. Ordu sefere giderken ya da zaferle dönerken mehter marşları çalınıyordu.

    Avrupa'da Fransız İhtilâli'nden sonra millî devletlerin ortaya çıkması üzerine bayrakların yanında bağımsızlık göstergesi olarak millî marş çalınıp söylenmeye başladı. 23 Nisan 1920 de millî egemenlik esası üzerine yeni devlet kurmamıza rağmen İstiklâl Marşımız yoktu. Bu durum kulislerde resmi toplantılarda, törenlerde, yabancı devlet ilişkilerinde marşımız olması gerektiği sık sık gündeme geliyordu.

    Nihayet devrin Millî Eğitim Bakanı 21 Eylül 1921 tarihinde Türk Devletinin ebediliğini, Millî Mücadele'nin ruhunu, Türk Milleti'nin istiklâl aşkını dile getirecek bir marş güftesi yarışmaya açtığını bir genelge yayınlayarak kamuoyuna duyurdu. Ayrıca kazanan güfteye 500 Lira ödül verileceği ilân edildi. Marş sözlerinin üç ay içerisinde bakanlığa teslim edilmesi isteniyordu. Genelge Hâkimiyet-i Millîye gazetesinde de yayınlandı.

    Yarışmaya 724 eser katıldı. Seçici kurul 16 Aralık 1921 tarihine kadar bütün eserleri inceledi. Yedi eseri seçerek milletvekillerine gönderdi. Fakat eserlerin hiçbiri düşünülen marş karakteri taşımıyordu, dolayısıyla seçilmedi. Mehmet Akif ödüllü olduğu için yarışmaya katılmamıştı.

    Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşında, Kurtuluş Savaşının kazanılacağına olan inancını, Türk askerinin yürekliliğine ve özverisine güvenini, Türk ulusunun bağımsızlığa, hakka, yurduna ve dinine bağlılığını dile getirir.Şiirin bütünü, dörtlükler halinde yazılmış kırk bir dizedir.

    Mehmet Akif'in yakın bir arkadaşı şöyle anlatır: "Ben Ankara Baytar Müdürlüğü'nde çalışıyordum Akif'in paltosu yoktu. Genellikle Taceddin Dergâhı'ndan meclise paltosuz gelirdi. Ankara'nın kışı çok sert olduğu için ben erkenden odama gelir, Mehmet Akif'e paltomu verir, o da giyer giderdi. Bir gün ben:

    -Mehmet üzerinde palton yok? Verilen parayı almazsın, dedim. Mehmet Akif bu sözüm üzerine bana darıldı. Bir daha paltomu almadı. Meclise paltosuz olarak gidip geldi.

    1922 yılında beste yarışması açıldı. Çoğu öğretmen olmak kaydıyla 50 kadar beste yarışmaya katıldı ancak 1930'da Osman Zeki Üngör'ün bestesi kabul edildi. 1922 ile 1930 arası farklı bir beste ile seslendirildi.