İstiklal Marşı Nasıl Kabul Edildi?

'Sosyal Konular' forumunda HazaN tarafından 5 Nisan 2011 tarihinde açılan konu



  1. İstiklal Marşının kabulü hakkında bilgi

    İstiklâl mücâdelesinin en çetin bir safhasında milletin duygularını belirtecek bir
    "İstiklâl Marşı"nın yazılması istenmiş ve böylece, Maarif Vekâleti tarafından bir
    müsabaka açılmış ve müsabakada birinciliği kazanacak zâta 500 lira nakdî mükâfat
    verileceği ilân edilmişti.
    Yurdun her tarafından 500'den fazla şâir müsabakaya girmişti. Fakat yazılan marşlar,
    milletin hissiyatına tercüman olacak bir durumda değildi.

    Mehmet Âkit, marşın mükâfatlı olmasından dolayı müsabakaya katılmamıştı. Zamanın
    Maarif Vekili Hamdullah Suphi böyle bir marşın ancak, Safahat nâzımı şâir Mehmed
    Akif tarafından yazılabileceğine inanmış ve 5 Şubat 1337, Milâdî 1921 tarihinde şu
    mektubu kendisine yazmıştır.
    "Pek aziz ve muhterem efendim,

    İstiklâl marşı için açılan müsabakaya iştirak buyurmamaklarındaki sebebin izâlesi için
    pek çok tedbirler vardır Zât-i üstadânelerinin matlûb şi'iri vücûda getirmeleri
    maksadın husûli için son çâre olarak kalmıştır. Asl endîşenizin icâbettiği ne varsa
    hepsini yaparız. Memleketi bu müessir telkin ve tehiç vâsıtalarından mahrum
    bırakmamanızı rica ve bu vesile ile en derin hürmet ve muhabbeti arz ve tekrar
    eylerim.''
    Bu mektubun yazılmasından bir ay bile geçmeden milletin istediği İstiklâl Marşı
    yazılmış ve kahraman orduya ithaf olunmuştu.

    Marş, Maarif Vekili Hamdullah Suphi ve arkadaşları tarafından beğenilmişti. Yalnız bu
    marşın üstada-ı rencide etmeden Büyük Millet Meclisi'nden nasıl geçirileceği üzerinde
    düşünülmüştü. Bu sıralarda Maarif Vekâletince seçilen yedi marş da Büyük Millet
    Meclisi'ne getirilmişti.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 1 Mart 1337 (1921) tarihindeki toplantısında kararı, Karesi Meb'usu Basri Çantay, Meclise gelen marşlardan birinin okunması için bir takrir vermişti. Bu takrir Meclis üyelerinin re'yine sunulmuş ve tasvîb olunmuştur.

    Marşlardan birinin okunması için Meclis Reisi tarafından, Hamdullah Suphi Bey
    kürsüye davet edilmiş ve ezcümle şöyle konuşmuştur:
    -Arkadaşlar, hatırlarsanız, Maarif Vekâleti son mücâdelemizin ruhunu terennüm edecek
    bir marş için şâirlerimize müracaat etmiştir. Birçok şiirler geldi, burada yedi tanesi en
    fazla vasfı hâiz olarak görülmüş ve seçilmiştir.
    Hamdullah Suphi, Mehmed Âkif'ten bir marş yazmasını rica ettiğini, marşın yazıldığını,
    beğenildiğini söylemiş ve intihabının Meclis'e ait olduğunu da sözlerine ilâve etmiştir.

    Hamdullah Suphi, gür sesiyle Meclis'in kürsüsünde İstiklâl Marşı'nı okumuştur.
    "Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet
    Hakkıdır, Hakka tapan milletimin İSTİKLÂL"
    mısraları ile bu marş, Meclis üyelerinin şiddetli ve heyecanlı tezahüratına vesile olmuş,
    salon alkış sesleriyle dolmuştur.