İstanbul'un Fethi neden Ve Sonuçları nedir

'Tarih Bölümü' forumunda Ezlem tarafından 28 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu



  1. İstanbul'un Fethi Sonuçları


    İSTANBULUN FETHİNİN NEDENLERİ VE SONUÇLARI
    Osmanlıların Rumeliden Tunaya kadar Balkanları fethetmeleri için Avrupa ile Asya arasında engel oluşturan İstanbulu fethetmeleri gerekiyordu. Bu şehir Bizansın elinde bulundukça Osmanlıların Rumeliye tamamen hakim olmaları imkansızdı. Varna Savaşına gidilirken Çanakkalenin ve Sarayburnu ve Boğaz yönündeki yerlerin düşman tarafından kesilmiş olması ve İstanbulun düşmanı kışkırtan imparatorun elinde bulunması sebebiyle, Ceneviz gemilerine 40 bin duka altın ödenerek Rumeli kıyısına yerleştirilen toplar ve lodos dolayısıyla düşman gemilerinin boğazdan uzaklaşmak zorunda kalmaları nedeniyle güçlükle Anadolu Hisarından Rumeliye geçilebilmişti. Bu da iki kıtadaki Osmanlı hakimiyetinin Bizans yüzünden ne kadar ciddi tehlikelere düştüğünü göstermektedir (Yücel, Sevim, 1995). İstanbulun fethinde Türklerdeki Gazâ fikri de etkili olmuştur. Ayrıca Osmanlı toprakları arasında bulunan Bizans Osmanlı Devletinin düşmanlarını koruyup onları Osmanlıya karşı kışkırtıyordu. Bizans Osmanlı şehzadelerini de kışkırtarak devleti iç savaşa sürüklüyordu. Bu yüzden Osmanlı Devletinin güvenliği ve geleceği için İstanbulun fethi zorunlu olmuştu (Eren, 1999). “Roma Devletinin 1100 yıllık başşehri ve doğu memleketlerinin gıptayla baktıkları İstanbulun fethi öteden beri İslam hükümdarlarının ve devlet adamlarının özendikleri, özellikle Hadis-i Şerif sebebiyle arzuladıkları bir şeydi. Hadis-i Şerif şöyledir: İstanbul mutlaka fetholunacaktır. Onu fethedecek ordunun komutanı ne güzel komutan , askerleri ne güzel asker (Şeref Efendi, 1995:104). II. Mehmedin fırsat aradığı Türk-Bizans çatışmasına imparator XI. Konstantin neden oldu. XI. Konstantin Büyük Türk Hakanına elçi göndererek , şehzade Orhanın Bizanstaki ikameti ve masrafları için Osmanlı Hükümetinin verdiği tahsisatın bir misli artırılmasını istemiştir. Elçiler , aksi taktirde şehzade Orhanın serbest bırakılacağı tehditini ileri sürmüşlerdir. II. Mehmedin Karaman Seferinde bulunmasından faydalanarak yapılan bu tehdit , genç hükümdara Fetih için aradığı hukuki ve siyasi fırsatı vermiştir. Sultan Mehmed , şehzade Orhana hiçbir tahsisat verilmeyeceğini belirtip Bizans elçilerini göndermiştir (Öztuna, 1994). Sultan Mehmed, Karaman Seferinden dönünce Çanakkale Boğazında Frenk gemilerinin bulunduğu haberini alınca İstanbul boğazına gelip, vaktiyle babasının geçtiği yerden Rumeli tarafına geçti ve “Anadolu Hisarının karşısına bir kale yapılmasını emretti. Bu emir üzerine Karadenizden gelecek her türlü yardıma engel olmak ve iki kıyı arasında karşıdan karşıya geçmeyi sağlamak için Boğazkesen Hisarı denilen Rumeli Hisarının yapılmasına karar verildi. Sultanın kale yaptırmak istediği yer, Bizanslıların Hermaneum Promontarium dedikleri, boğazın en dar yeri olup, buradan çok eski devirlerde de karşı kıyıya asker geçirilmiş olduğu rivayet edilmiştir.

    Alıntıdır.