İstanbul şiirleri ünlü şairlerden

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve YAREN tarafından 25 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. YAREN Üye

    ünlü şairlerden istanbul konulu şiirler

    Canım İstanbul Şiiri

    [​IMG]

    Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
    Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
    İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
    O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
    Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
    Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
    Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
    Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.
    İstanbul benim canım;
    Vatanım da vatanım...
    İstanbul,
    İstanbul...
    Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
    Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
    Bulutta şaha kalkmış Fatih`ten kalma kır at;
    Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
    Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
    Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare?..
    Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet;
    Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet...
    O manayı bul da bul!
    İlle İstanbul`da bul!.
    İstanbul,
    İstanbul...
    Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
    Çamlıca`da, yerdedir göklerin derinliği.
    Oynak sular yalının alt katına misafir;
    Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
    Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
    Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
    Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
    Cumbalı odalarda inletir "Katibim"i...
    Kadını keskin bıçak,
    Taze kan gibi sıcak.
    İstanbul,
    İstanbul...
    Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
    Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler....
    Eyüp öksüz, Kadıkoy süslü, Moda kurumlu,
    Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu.
    Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
    Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından.
    Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
    Güleni şoyle dursun, ağlayanı bahtiyar...
    Gecesi sünbül kokan
    Türkçesi bülbül kokan,
    İstanbul,
    İstanbul…

    Necip Fazıl KISAKÜREK
    Son düzenleyen: Moderatör: 23 Aralık 2012
  2. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: İstanbul şiirleri ünlü şairlerden

    İstanbul’u Dinliyorum

    [​IMG]

    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
    Yavaş yavaş sallanıyor
    Yapraklar ağaçlarda;
    Uzaklarda, çok uzaklarda
    Sucuların hiç durmayan çıngırakları;
    İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı.


    İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı;
    Kuşlar geçiyor derken
    Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık;
    Ağlar çekiliyor dalyanlarda; Bir kadının suya değiyor ayakları;
    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.


    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Serin serin Kapalıçarşı,
    Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
    Güvercin dolu avlular,
    Çekiç sesleri geliyor doklardan
    Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.
    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı
    Başımda eski alemlerin sarhoşluğu,
    Loş kayıkhaneleriyle bir yalı
    Dinmiş lodosların uğultusu içinde.
    İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı.


    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Bir yosma geçiyor kaldırımdan.
    Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
    Bir şey düşüyor elinden yere;
    Bir gül olmalı.
    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.


    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Bir kuş çırpınıyor eteklerinde.
    Alnın sıcak mı, değil mi biliyorum;
    Dudakların ıslak mı değil mi, biliyorum;
    Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
    Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
    İstanbul’u dinliyorum.


    Orhan Veli KANIK
  3. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: İstanbul şiirleri ünlü şairlerden

    İstanbul

    [​IMG]

    Seni görüyorum yine İstanbul
    Gözlerimle kucaklar gibi uzaktan
    Minare minare, ev ev,
    Yol, meydan.

    Geliyor Boğaziçi'nden doğru
    Bir iskeleden kalkan vapurun sesi,
    Mavi sular üstünde yine
    Bembeyaz Kızkulesi.

    Bir yanda, serin sabahlarla beraber,
    Doğduğum kıyılar: Beşiktaşım.
    Baktıkça hep, semt semt, yer yer,
    Beş yaşım, onbeş yaşım, ah yirmi yaşım!

    Durmuş bir tepende okuduğum mektep,
    Askerlik ettiğim kışladır ötesi.
    Bir gün bir kızını benim eden
    Evlendirme dairesi.

    Benim de sayılmaz mı oralar?
    Elimi tutar gibi iki yanımdan,
    Babamın yattığı Küçüksu,
    Anamın toprağı Eyüpsultan.

    Önümde, açık kollarıyla boğaz,
    Çengelköy'den aktarma Rumelihisarı.
    İstanbul, İstanbul'um benim,
    Kadıköy'ü, Üsküdar'ı...

    Gün olur, Köprü ortasında durur
    Anarım, Adalar'da çamların uykusunu.
    Gün olur, Beyoğlu'nu özler içim,
    Koklamak isterim Tünel'in kokusunu.

    Bulut geçer üstünden,
    Gemi gelir yanaşır
    Bir eski türküdür, kulağıma fısıldar,
    "İçi dolu çamaşır."

    Göğünde tanıdım ayın ondördünü.
    Kırlarında bilirim baharı,
    Herşey içimde, herşey,
    İstanbul yadigarı.

    Bir daha görüyorum seni dünya gözüyle,
    Göğün hep üstümde, havan ciğerlerimdedir.
    Ey doğup yaşadığım yerde her taşını
    Öpüp başıma koymak istediğim şehir!

    Ziya Osman Saba
  4. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: İstanbul şiirleri ünlü şairlerden

    İSTANBUL IŞIK IŞIK

    [​IMG]

    İstanbul rüzgar rüzgar sevdiğim
    Kah bir lodos, denizlerden esen
    Ilık mı ılık
    Kah ustura gibi deli bir poyraz
    Bırak saçlarını rüzgarlarına İstanbulun
    Bu şehirde aşksız ve rüzgarsız yaşanmaz

    İstanbul bulut bulut sevdiğim
    Kimi beyaz mı beyaz
    İnce, tül gibi
    Kimi katran misali kara
    Bulutları da insanlarına benzer İstanbulun
    İnanma sevdiğim, inanma bulutlara

    İstanbul yağmur yağmur sevdiğim
    Kah ince ince
    Kah bardaktan boşanırcasına
    Hele bir yağmur yağmaya görsün
    Ölürcesine yaşanır bu şehirde sevdiğim
    Ve yaşanırcasına ölünür

    İstanbul deniz deniz sevdiğim
    Bir çakır mavi
    Bir camgöbeği tuzlu su
    Üstünde irili ufaklı tekneler
    Kayıklar, yelkenliler, mavnalar
    Kalleştir denizleri istanbulun sevdiğm
    İstanbul kadar

    İstanbul kadeh kadeh sevdiğim
    İçtikçe içesi gelir insanın
    Sarhoşluğu tutuşup yanmaya benzer
    Ve bir gölgedir yalnızlık meyhanelerinde
    Seninle dolaşır, seninle gezer

    Ümit Yaşar Oğuzcan
  5. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: İstanbul şiirleri ünlü şairlerden

    İstanbul'a Kar Yağıyordu

    Yetmişdokuzun kışıydı
    Sertti, soğuktu
    İstanbul'a kar yağıyordu
    Kömür yanıyordu sobalarda
    Geceleri polisler, bekçiler oluyordu
    Bir de biz oluyorduk
    Ölümüne üşüyorduk ha,
    Yalan yok, polisler de üşüyordu
    Onaltı yaşındaydım
    Herşeyi bükecek bileğim vardı
    Onaltı yaşındaydım
    Aslan gibi ortadaydım
    Gündüzleri, okulda coğrafya defterimin arkasına
    Senin için şiirler
    Geceleri duvarlara ülkemi kurtarmak için
    Kahrolsun yazacak kadar adamdım
    Onaltı yaşındaydım
    Ne senin haberin oluyordu şiirlerimden
    Ne de birileri kahroluyordu
    Mahalle duvarlarına çiziktirdiğim harflerimden
    Onaltı yaşındaydım
    Yalan yok
    Ben yazmaya böyle başladım
    Coğrafya defterim bir eskiciye kurban gitti
    Duvarlarına yüreğimi bağırdığım o evler birer birer
    Yıkıldı gitti
    Şimdi güzel kağıtlara yazıyorum
    Kocaman laflar ediyorum
    Marşlar biliyordum
    Kitaplar okuyordum
    Koşarak ve ıslanmadan geçiyordum sulardan
    İstanbul'u seviyordum
    Seni seviyordum
    Dualar öğreniyordum
    Meydanlarda toplanıp bağırıyordum
    Herkes gibiydim
    Herkes kadar cesur
    Herkes kadar korkak
    Herkes kadar filinta delikanlı
    Ve herkes kadar buralı
    Yetmişdokuzun kışıydı
    Sertti soğuktu
    İstanbul'a kar yağıyordu
    Ağzımızdan dumanlar çıkıyordu konuşurken
    Haliç'in arkasında toplanıyorduk
    Gece adamı içine çekiyordu
    Biz geceyi içimize çekiyorduk
    En güzel ben yazıyordum duvarlara yazıları
    Herkes beni seviyordu
    En güzel şiirleri de ben yazıyordum oysa
    Coğrafya defterimin arkasına
    Bunu kimse bilmiyordu
    Sizin evin duvarına "kahrolsun" diye yazıyordum
    Ve hızla kaçıyordum
    Sizin evin duvarına birkez olsun
    "Seni seviyorum" diye yazamadım
    O zaman duvarlara öyle şeyler yazılmıyordu
    Dedim ya
    Yetmişdokuzun kışıydı
    Sertti soğuktu
    İstanbul'a kar yağıyordu

    İbrahim Sadri
  6. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: İstanbul şiirleri ünlü şairlerden


    Koca Mustafapaşa Koca Mustâpaşa!


    Ücrâ ve fakir İstanbul!
    Ta fetihten beri mü’min, mütevekkil, yoksul,
    Hüznü bir zevk edinenler yaşıyorlar burada.
    Kaldım onlarla bütün gün bu güzel rû’yâda.
    Öyle sinmiş bu vatan semtine milliyetimiz
    Ki biziz hem görülen, hem duyulan, yalnız biz.
    Mânevi çerçeve beş yüz senedir hep berrak;
    Yaşayanlar değil Allah’a gidenlerden uzak.
    Bir bahar yağmuru yağmış da açılmış havayı
    Hisseden kimse hakikat sanıyor hulyâyı.
    Âhiret öyle yakın seyredilen manzarada,
    O kadar komşu ki dünyaya duvar yok arada,
    Geçer insan bir adım atsa birinden birine,
    Kavuşur karşıda kaybettiği bir sevdiğine.

    Serviliklerde sükûn, yolda sükûn, evde sükûn.
    Bu taraf sanki bu halkıyla ezelden meskûn.
    Bir afif aile sessizliği var evlerde;
    Örtüyor fakrı asaletle çekilmiş perde.
    Kaldırımsız, daracık, iğri sokak, doğru sokak...
    Her geçildikçe basılmış ve düzelmiş toprak.
    Kuru ekmekle, bayat peyniri lezzetle yiyen,
    Çeşmeden her su içerken: “Şükür Allah’a” diyen
    Yaşıyor sade maişetlerin en sâfında;
    Rûh esen kuytu mezarlıkların etrafında.
    Bu vatandaş biraz ahşapla, biraz kerpiçten
    Yapabilmiş bu güzellikleri birkaç hiçten.
    Türk’ün âsûde mizaciyle Bizans’ın kederi
    Karışıp mağrifet iklimi edinmiş bu yeri.

    Şu fetih vak’ası, yârab! Ne büyük mu’cizedir!
    Her tecellîsini nakletmek uzundur bir bir;
    Bir tecellisi fakat, ruhu saatlerce sarar;
    Koca Mustâpaşa var, camii var, semti de var.
    Elli yıl geçtiği günlerde büyük mu’cizeden,
    Hak’dan ilham ile bir gün o güzel semte giden
    Rum vezîr, eski manastırda ederken secde,
    Kalbi çok dolduran îman ile gelmiş vecde,
    Onu, tek Tanrısının mâbedi etmiş de hayâl,
    Vakfedip her neye mâlikse, bütün mâl-ü menal,
    Bir fetih câmii yapmak dilemiş İslam’a.
    Sebep olmuş bu eser yâd edilir bir nâma.

    Dört asırdır inerek câmie nûr üstüne nûr
    Yerde bulmuş yaşayanlar da, ölenler de huzûr.
    Ona hâlâ gidilirken geçilir bir yoldan,
    Göze çarpar ölüm âyetleri sağdan soldan,
    Sarmaşıklar, yazılar, taşlar ağaçlar karışık.
    Hâfız Osman gibi hattatla gömülmüş bir ışık
    Bu mezarlıkta siyah toprağı aydınlatıyor;
    Belli, kabrinde, O, bir nûra sarılmış yatıyor.

    Gece, şi’riyle sararken Koca Mustapaşa’yı
    Seyredenler görür Allah’a yakın dünyâyı.
    Yolda tek tük görünenler çekilir evlerine;
    Gece sessizliği semtin yayılır her yerine.
    Bir ziyaretçi derin zevk alarak manzaradan,
    Unutur semtine yollanmayı artık buradan.
    Gizli bir his bana, hâtif gibi, ihtar ediyor;
    Çok yavaş, yalnız içinden duyulan sesle, diyor:
    “Gitme! Kal! Sen bu taraf halkına dost insansın;
    Onların meşrebi, iklimi ve ırkındansın.
    Gece, her yerdeki efsunlu sükûnundan iyi,
    Avutur gamlıyı, teskin eder endişeliyi;
    Ne ledünni gecedir! Tâ ağaran vakte kadar,
    Bir mücevher gibi Sümbül Sinan’ın rûhu yanar.
    Ne saadet! Bu taraflarda, her ülfetten uzak,
    Vatanın fâtihi cedlerle berâber yaşamak!...”

    Geç vakit semtime döndüm Koca Mustapaşa’dan
    Kalbim ayrılmadı bir an o güzel rü’yâ’dan.
    Bu muammâyı uzun boylu düşündüm de yine,
    Dikkatim hâdisenin vardı derinliklerine;
    Bu geniş ülkede, binlerce lâtif illerde,
    Nice yıl, cedlerimiz kökleşerek bir yerde,
    Manevi varlığının resmini çizmiş havaya.
    -Ki bugün karşılaşan benzetiyor rü’yaya. -

    Kopmuşuz bizler o öz varlık olan manzaradan.
    Bahseder gerçi duyanlar bir onulmaz yaradan;
    Derler: İnsanda derin bir yaradır köksüzlük;
    Budur âlemde hudutsuz ve hazîn öksüzlük.
    Sızlatır bâzı saatler dayanılmaz bir acı,
    Kökü toprakta kalıp kendi kesilmiş ağacı.
    Rûh arar başka tesellî her esen rüzgârda.
    Ne yazık! Doğmuyoruz şimdi o topraklarda!

    Yahya Kemal Beyatlı
  7. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: İstanbul şiirleri ünlü şairlerden


    Bir Başka Tepeden


    Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
    Görmedim, gezmediğim, sevmediğim hiç bir yer.
    Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
    Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

    Nice revnaklı şehirler görülür dünyada,
    Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
    Yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rüyada
    Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.

    Yahya Kemal Beyatlı
  8. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: İstanbul şiirleri ünlü şairlerden

    Denizin Kentini Yaktım

    Denizin kentini yaktım
    Vızıldayıp duran kafamın ortasında
    Denizin kentini yaktım
    Hurma şırıltılarıyla

    Denizin kentini yaktım
    Beni çocukluğumdan koparan
    Denizin kentini yaktım
    Bir kent kadın kabuklarından

    Denizin kentini yaktım
    Miras kalmış bir alevle
    Denizin kentini yaktım
    Veli ağaçlarla kalbi atan mermerle

    Tanrıyı anarak kalbi atan
    Cami sütunları boğdu
    Sararmış gözyaşlarıyla
    Kararmış denizin kentini

    İstanbul ey sevgili şehir
    Dön dön karadan gelen sesime
    Son veren zaman yatırında
    Denizden getirilen biçimine

    Sezai Karakoç
  9. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: İstanbul şiirleri ünlü şairlerden


    İstanbul Şehremini Cemil Paşa'ya


    Bütün hayatı uyur bir sema-yı mühmelde
    Geniş ufukları efsanevi hikayelerin
    Tasavvur ettiği gökler kadar beyaz, narin,
    Minarelerle müzeyyen, sevimli bir belde...

    O mai dalgaların bu sesiyle perverde
    Sevahilinde güler ruhu başka bir denizin,
    Gezer bu levhaya ait bir ihtiram-ı hazin
    Melul hisli mükedder nazarlı gözlerde.

    Bütün bedayi'-i ezman, nefais-i a'sar
    Bu mai çehreli İstanbul'un beyaz ve uzun
    Ufuklarında bulur penah si'r ü füsun

    Dalınca gözlerim ağlar bu hüsn-i sakinde;
    Bu beldenin uyuyan bir başka güzellik var
    Bütün tulu' ve gurubunda, subh u leylinde

    Faruk Nafız Çamlıbel
  10. YAREN

    YAREN Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2006
    Mesajlar:
    21.887
    Beğenileri:
    64
    Ödül Puanları:
    48
    Yer:
    istanbul
    Cevap: İstanbul şiirleri ünlü şairlerden


    Hayal Şehir

    Git bu mevsimde, gurub vakti, Cihangir'den bak!
    Bir zaman kendini karşındaki rüyaya bırak!

    Başkadır çünkü bu akşam bütün akşamlardan;
    Güneşin vehmi saraylar yaratır camlardan;

    O ilah isteyip eğlence hayalhanesine,
    Çevirir camları birden peri kasanesine.

    Som ateşten bu saraylarla bütün karşı yaka
    Benzer üç bin sene evvelki mutantan sarka.

    Mestolup içtiği altın şarabın zevkinden
    Elde bir kırmızı kaseyle ufuktan çekilen

    Nice yüz bin senedir şarkın ışık mimarı
    Böyle ma'mur eder ettikçe hayal Üsküdar'ı.

    O ilahın bütün ilhamı fakat anidir;
    Bu ateşten yaratılmış yapılar fanidir;

    Kaybolur hepsi de bir anda kararmakla batı.
    Az sürer gerçi fakir Üsküdar'ın saltanatı;

    Esef etmez güneşin şimdi neler yıktığına;
    Serviler şehri dalar kendi iç aydınlığına,

    Ezeli mağfiretin böyle bir ikliminde
    Altının göz boyamaz kalbi kadar halisi de.

    Halkının hilkati her semtini bir cennet eden
    Karşı sahilde karanlıkta kalan her tepeden,

    Gece bir çok fukara evlerinin lambaları
    En sahih aynadan aksettiriyor Üsküdar'ı.

    Yahya Kemal Beyatlı
  11. zhr______17

    zhr______17 Ziyaretçi

    Cevap: İstanbul şiirleri ünlü şairlerden

    Ey koca İstanbul

    eyy koca İstanbul
    bİr benmİ
    bİr sevdammi fazla geldİ sana
    siĞdiramadin İÇİne
    kÜskÜnÜm sokalarina basmam ayak bundan sonra
    bakmam yildizlarina bakmam iŞildayan gÖk yÜzÜne bakarsam kÖr olsun gÖzlerİm
    eyyy koca İstanbul
    bİr ben
    bİr sevdammi fazla geldİ sana
    kÜstÜm aÇmam iŞiklari
    bakarim karanliklarin ardindan sana
    ya getİr sevdami ya vururum pranga dİlİme senİ anmasin dİe
    mİl Çekerİm gÖzlerİme senİ gÖrmesİn dİe
    eyyy koca İstanbul
    kÜskÜnÜm sana
    bİr ben
    bİr sevdammi fazla geldİ sana
    siĞdiramadim koskaca İstanbula
    eyyyy yedİ tepesİyle anilan koca devvv
    bİr benİ bİr bu kÜÇÜcÜk yÜrektekİ sevdammi fazla geldİ sana
    kÜskÜnÜm yedİ tepe kÜskÜnÜm koca İstanbul sana
  12. Misafir

    Misafir Ziyaretçi


    Cevap: İstanbul şiirleri ünlü şairlerden

    Çok güzel şiirler var.Çok teşekkür ederiz,çok yardımcı oldunuz.Siteniz çok güzelmiş...<3