istanbul konservatuarı ne zaman açıldı ne zaman kuruldu tarihi

'Etüt Merkezi' forumunda anniccha tarafından 25 Aralık 2010 tarihinde açılan konu


  1. istanbul konservatuarı ne zaman açıldı ne zaman kuruldu tarihi

    KURULUŞ TARİHÇESİ VE AMACI
    DARÜ L ELHAN

    Osmanlı döneminde İstanbul da kurulmuş ilk resmi musiki okulu. Darü l Elhân ın hazırlayıcısı olan kurum, 1914 te kurulmuş olan Darülbedayi nin musiki koludur. İstanbul Şehremaneti ne bağlı olarak kurulan Darülbedayi, tiyatro, sahne musikisi, Türk ve Batı musikisi türlerinin tümünü bir arada ele almayı amaçlayan ulusal bir konservatuvardı. Namık Kemal ın oğlu Ali Ekrem Bey in ( Bolayır ) önerdiği Darü l Elhân adı da anlamca Konservatuvar terimini karşılamaktadır.

    Darülbedayi biri tiyatro, öbürü musiki olmak üzere iki bölüme, musiki bölümü de Şark ve Garp musikisi olmak üzere iki şubeye ayrılmış, tiyatro bölümü müdürlüğüne Reşad Rıdvan Bey, Musiki bölümü müdürlüğüne de Ali Rıfat Bey ( Çağatay ) getirilmiştir. Çalışmalar değişiklik ve onarımdan sonra Şehzadebaşı ndaki Letafet Apartmanı nda başlatılmış, ancak okulun resmen açılış töreninin hazırlandığı sırada 1. Dünya Savaşı patlak verince müdür Andre Anine geri dönmüş, okuldaki eğitim öğretim ( Ağustos 1914 ) ertelenmiştir. Bununla birlikte okulun öğretmen ve öğrencilerinden bir kısmı Ferah Tiyatrosunda zaman zaman temsiller vererek sürdürmüşlerdir.

    Batı musikisi bölümü bir süre sonra kapanmış, Türk Musikisini çöküşten koruma, klasik eserleri notaya alarak tespit etme, musiki zevkini toplamak yayın amacını güden Türk Musikisi bölümü icra çalışmalarına devam etmiş ve bazı musikili temsillere katkıda bulunmuştur. Savaş şartlarının güçlüğü ile baş gösteren mali sıkıntılar 14 Mart 1916 da bu bölümün de tamamıyla kapanmasına yol açmıştır.

    Darülbedayi nin kapanmasından sonra yeni bir musiki okulu açılması için maarif nezaretinde bir rapor sunmuş olan Abdülkadir Bey in ( Töre ) raporu görüşülerek Bakanlıkta dönemin ünlü sanat musikisi üstatları ile düzenlenen toplantı sonunda bir Musiki Encümeni oluşturulmasına karar verilmiştir. Eski Evkaf nazırı ve Washington büyükelçisi besteci Yusuf Ziya Paşa Başkanlığındaki musiki encümenine hazırlanan talimatname gereğince musiki hocası yetiştirecek ve daha çok Türk Musikisine ağırlık verecek bir okul olan Darü l Elhan ın kurulduğu bildirilmiştir. Okulun adı Ziya Paşa nın teklifi ile konulmuş olup, Nağmeler Evi anlamındadır. Musiki encümen ve Darü l-Elhan talimatnamesi V. Mehmet in ( Reşad ) İrade-i Saniyesi ( 9 Aralık 1916 ) ve Meclis-i Vükela kararı ( 1 Ocak 1917 ) ile kabul edilmiştir. Bu talimatname ile kadınların ve erkeklerin ayrı öğrenim görmesi ve halka musiki icrası ile görevli fasıl heyetleri kurulması öngörülmüştür.

    14 Eylül 1925 te Darü l-Elhan İstanbul Valisi Haydar Bey in ( Yuluğ ) ilgisi ile ve Musa Süreyya Beyin yönetiminde Belediyeye bağlı olarak tekrar açılmış ve yönetmeliği değiştirilmiştir. Musiki Encümeni kaldırılmış kuruma Batı Musikisi Bölümü eklenmiş, alınacak öğrencilerin hazırlık sınıfından sonra bölümlere ve bu bölümlerde yer alan ihtisas sınıflarına ayrılmasına karar verilmiştir. Hazırlık sınıfından sonra üç yıl süreli Batı Musikisi bölümünde, Şan, Piyano, Keman, Alto, Viyolonsel ve öteki saz sınıfları yer almış ve bu bölüme dönemin şu tanınmış mu******leri öğretmen olarak atanmıştır. Zeki bey, Ekrem bey ( Keman ) ; Hegei, Sadri bey, Nezihe Hanım, Radeglia ( Piyano ) ; Muhittin Sadak ( Viyolonsel ) ; Kadri Bey ( Flüt ) ; Veli Bey, Adil Bey ( Orkestra âlâtı ) ; Asuman Hanım, Şerafettin Bey ( Teganni ) ; Musa Süreyya Bey ( Tarih-i Musiki ve Kompozisyon ) ; Edgar Manas ( Koro ve Kompozisyon ) ; Ali Ekrem Bey ( Edebiyat ve Musiki Estetiği ). Darü l- Elhan ın en verimli olduğu dönem bu yıllara rastlar. Öğretimde olduğu kadar sanat faaliyetlerinde ve yayınlarında kurum başarılı sonuçlara ulaşmıştır. Şark ve Garp musikisi şubelerinin ortak olarak düzenlediği, Galatasaray Lisesi Salonu, Tepebaşı Kışlık Tiyatrosu, Union Française gibi yerlerde verilen konserler oldukça ilgi toplamıştır. Batı musikisi bölümü öğretmenlerinden Cemal Reşit, Muhittin Sadak, Mesud Cemil, Ekrem Besim Beyler, Seyfettin ve Seza Asaf kardeşler, Hegei ve Nimed Vahid, çeşitli gruplar halinde ve bazı konuk sanatçılarında katılımıyla Union Française sahnesinde sürekli konserler vermişlerdir. O dönemin konser programları incelendiğinde hem klasik, hem de yeni bestelenmiş eserleri içeren zengin bir repertuarın icra edilmiş olduğu görülür. Bu konserlerde öğretmen ve öğrencilerin katılımıyla kurulan orkestra ve icra heyetlerinin Batı Musikisinde Musa Süreyya Bey ile Zeki Bey ( Üngör ), Türk Musikisinde ise İsmail Hakkı Bey, muallim Sedat ( Öztoprak ) ve muallim Ziya Bey yönetmişlerdir.

    BELEDİYE KONSERVATUVARI

    İstanbul Belediyesi ne bağlı olarak musiki eğitimi veren okul, daha önce Darü l Elhan adını taşıyordu. 1986 da İstanbul Üniversitesi ne devredilerek İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı adını almış ve bu kuruma farklı bir statü getirilmiştir.

    Cumhuriyet öncesi dönemde kurulmuş, yalnızca Türk musikisi eğitimi veren Darü l - Elhan, Belediye konservatuvarına dönüştürüldükten sonra batı türü bir konservatuvar olarak örgütlenmiş, bu ad ve kişilikle uzun yıllar İstanbul un sanat hayatına katkıda bulunmuştur. Cumhuriyet döneminin ilk resmi musiki kurumu olan bu konservatuvardan, birçok sanatçı, teorisyen ve eğitimci yetişmiş, uzun yıllar ilgiyle izlenilen düzenli konserlerle İstanbul halkına musiki kültürü verilmiştir.

    1926 da İstanbul Şehremaneti ne bağlanmış olan konservatuvarda Maarif Vekaleti nin 9 Aralık 1926 tarih ve 176 no lu tebligatıyla Türk musikisi eğitimi yasaklanmış, yönetim ve öğretim programı tamamıyla değiştirilmiştir. Darü l - Elhan dan ayrıldıktan sonra İstanbul Konservatuvarı adıyla faaliyet gösteren kurumun İstanbul Belediye Konservatuvarı adını kesin olarak kazanması 5 şubat 1944 tarihli bir yönetmelikle mümkün olmuştur.

    İstanbul Konservatuvarı 1927 den itibaren teorik ve uygulamalı olarak çeşitli derecelerde, Batı müziği eğitimi verilen bir kurum olmuştur. Konservatuvar müdürlüğünü Yusuf Ziya Bey ( Demircioğlu ) devralmış, yeni bir yönetmelik ve gitgide genişleyen öğretim kadrosuyla coşkulu konserler verilerek kurumun bu alandaki başarıları oldukça artmıştır. Şehir meclisi kararı ile fikirlerinden yararlanmak ve konservatuvarı Avrupai bir disiplin getirmek amacıyla İstanbul a davet edilen Viyana Müzik Akademisi profesörlerinden Joseph Marx çeşitli öneriler içeren raporlar hazırlamıştır.

    Konservatuvarda başlıca şu dersler verilmiştir: Solfej ve musiki nazariyatı, armoni, kontrpuan, füg, Kompozisyon, enstrümantasyon - orkestrasyon, koro, şan, genel musiki tarihi ve enstrüman dersleri ( Piyano, Arp, Nefesli, Yaylı ve Vurmalı Sazlar gibi ). Şehzadebaşı ndaki ahşap konakta sürdürülen derslerle birlikte, bir dizi oda müziği konseri de verilmeye başlanmıştır. Cemal Reşit (Rey), Muhittin Sadak ve Ekrem Besim den ( Tektaş ) oluşan bir üçlü ile başlayan bu konserler büyük ilgi görmüştür. Daha sonra bu gurubun, Ali Sezin, Seyfettin Asal ve Mesut Cemil in de katılımıyla oda konserleri; Ali Sezin, Orhan Borar, İzzet Nezih ve Mesut Cemil den oluşan dörtlüyle verilen konserler; Seyfettin Asal ve Cemal Reşit Rey yönetiminde konservatuvar öğretmen ve öğrencilerinden kurulu orkestranın verdiği konserler, İstanbul halkına sunulan çoksesli müzik kültürü aşılayan önemli etkinlikleridir.

    Öte yandan, 1927 de Darülacezede oluşturulan ve 1930-1931 den itibaren Belediye Meclis kararı ile Nefesli Sazlar Bölümü olarak konservatuvara bağlı yatılı kısım, 60 kişilik bir öğrenci kadrosu ile yoğun bir çalışma temposu göstermiş ve zamanla Şehir Bandosu da buradan yetişmeye başlamıştır. Gülhane, Beşiktaş, Fatih, Üsküdar parkları ile Taksim ve Beyazıt Meydanı gibi açık yerlerde düzenli konser vermeye başlayan bandonun şefliğine Hulisi Öktem den sonra Klarnetist Kamil Bey getirilmiştir. Ayrıca Klarnetist Saffet Bey in ve Joseph Marx ın önerileriyle Viyana dan getirilen altı saz sanatçının eğitim verdiği bu bölümden 1930 dan itibaren çok önemli müzisyenler yetişmiştir. Yetişen sanatçılar aynı zamanda İstanbul Şehir Orkestrası ve Devlet Senfoni Orkestrası nın çekirdek kadrolarını oluşturmuşlardır. 1927 den itibaren değişen konservatuvar yönetmeliklerinde Şehir Bandosu nun, konservatuvardan yetişen sanatçılardan oluşturulması, hatta yatılı okuyanların mecburi görevlerini bandoda yerine getirmeleriyle ilgili hükümler vardır. 1955 ten itibaren de Şehir Bandosu, konservatuvara bağlı kadrolu sanat kuruluşları arasında Şehir Armoni Orkestrası adıyla yer almış ve şehrin çeşitli yerlerinde düzenli olarak, geçit resmi, mili spor karşılaşmaları, açılış törenleri gibi nedenlerle konserler vermiştir. Şehir Armoni Orkestrası 1955 - 1972 arasında Mustafa Asım Güzey ve 1972 den sonra Önder Bali nin yönetiminde çalışmıştır. Beşiktaş ta yatılı ve Tepebaşı nda gündüzlü devam eden Batı müziği eğitimi, Ferdi Statzer, Ömer Refik Bey, Adnan Saygun, Licco Amar, Matmazel Rozantel ve Madam Ren ( Gelenbevi ) gibi müzikçilerin katılımı ile gitgide daha verimli olmuştur.

    Başlangıçta, toplam 200 öğrenci, alabilen okulun 60 kişilik öğrenci orkestrası ve 80 kişilik korosu, Galatasaray lisesi salonunda ve Union Française de konserler vermiştir. Joseph Marx ın önerileri doğrultusunda, okulun sınıfları başlangıç ve yüksek devreler olarak ayrılmış, buradan yetişen ve kurumun bünyesinde oluşturulmuş çeşitli oda toplulukları, senfonik orkestra, yaylı sazlar orkestrası, armoni topluluğu gibi sanat topluluklarında çalışan pek çok müzisyen, Türk çoksesli hayatında yadsınamayacak başarılar kazanmıştır. Cemal Reşit Rey ile Demirhan Altuğ un yönettiği konservatuvar orkestrası, Şehir Orkestrası na dönüşmüş ve Taksim Belediye Gazinosu ile Şan Sineması nda verdiği konserlerle, çeşitli solistlerinde katıldığı önemli müzik faaliyetlerini gerçekleştirmiştir. Bu orkestra daha sonra Devlet Senfoni Orkestrası ve Opera Orkestrası nın ana kadrolarını oluşturmuşlardır. Muhittin Sadak ın kurduğu ve Şehir Tiyatrosunda eşliksiz yada orkestra eşliksiz düzenli konserler veren koro ise Şehir Operası ve Devlet Operası için kaynak olmuştur.

    Konservatuvarın Batı Müziği Bölümü kapsamlı ve verimli faaliyetlerini, öğretim kadrosunda yer almış olan Ferdi Statzer, Rana Erksan, Verda Ün, Feyha Talay, Ergican Saydam, İhsan Balkır, Erdoğan Saydam, Orhan Borar, Özen Veziroğlu gibi müzisyenlerle sürdürmüş ve bu bölümden çeşitli dönemlerde yetişen Necil Kazım Akses, İlhan Usmanbaş, Ayhan Turan, Haluk Tarcan, Seher Tanrıyar ve daha pek çok ünlü sanatçı kurumun başarısını ulusal ve uluslararası alana taşımıştır.

    1950 lerin başlarında İstanbul Şehir Meclisi nde konservatuvarda birde tiyatro sınıfı açılması fikri tartışılmış, Joseph Marx ın tavsiyesi ve Muhittin Üstündağ ın onayı ile bu dersler müfredata konmuştur. Yeni dersler ahenk jimnastikleri, sahne dersleri ( tiyatro ve şan olarak ) belirlenmiş ve Azade Selim Hanım ile Ertuğrul Muhsin Bey hoca olarak getirilmiştir. Ekim1933 ten itibaren konservatuvar bu dersler için öğrenci kabul etmeye başlamıştır. Başlangıçta öğrenim süresi üç yıl olan bu bölüm, zamanla değişen yönetmeliklerle geliştirilmiş ve bu bölümden bir çok öğrenci mezun edilmiştir. Yine okulda bir bale bölümü ve Cem Ertekin yönetiminde çalışan Çağdaş Bale Topluluğu da yer almıştır.

    Konservatuvara 1943 te Saadettin Arel in şehir meclisi kararı ile ve geniş yetkilerle, beş yıllık bir sözleşme ile müdür olarak atanması, okulda her türlü faaliyeti düzenli ve verimli kılmıştır.

    İstanbul Belediye Konservatuvarı, Süreyya Bey den başlayarak Yusuf Ziya Demircioğlu, Sadettin Aral, Eşref Antikacı, Hikmet Nuri Toptan, Nedim Otyam gibi müdürlerin yönetiminde ve Muhittin Üstündağ, Fahrettin Kerim Gökay, Haşim İşcan gibi sanata değer veren belediye başkanlarının dönemlerinde İstanbul için önemli hizmetler vermiştir. Etkinlikleriyle, yayınlar ve yetiştirdiği müzisyenlerle bütün Türkiye de önemle anılacak duruma gelmiş olan konservatuvar 1986 da Bedrettin Dalan ın belediye başkanlığı döneminde İstanbul Üniversitesi ne bağlanmıştır.

    AMACI

    Uzun bir geçmişi olan konservatuvar, İstanbul Devlet Senfoni, Devlet Opera ve Balesinin temelini oluşturmuş, tiyatro dünyasına değerli sanatçılar yetiştirmiştir. Leyla GENCER, Ayşegül SARICA, Verda ERMAN, Mükerrem BERK ve Güher - Süher PEKİNEL, Meral GUNEYMAN gibi birçok sanatçının öğrenim görmüş olduğu okulumuzda başta Cemal Reşit REY, Ekrem Zeki ÜN ve Adnan SAYGUN olmak üzere her kuşaktan pek çok sanatçı eğitimci olarak görev almıştır.
    Ülkenin çağdaşlık yolunda temel taşlarından biri olan İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, değerli sanatçı öğretim elemanları ve geçmişinin birikimi ile genç kuşakları sanat dünyasına kazandırmaya devam etmektedir.

    İŞLEVİ

    İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türkiye nin sanat yaşamının oluşmasında çok önemli bir yere sahip en köklü konservatuvardır. Türkiye nin sanat yaşamına damgasını vuran, sanatın gelişmesi için her türlü şartlar altında yılmadan çalışan, bizi ulusal ve uluslararası alanda başarı ile temsil eden mezunlar yetiştirmektedir.

    ÖNE ÇIKAN VE AYIRICI ÖZELLİĞİ

    Hazırlayıcı birimlerle birlikte öğrenci adaylarına, çok küçük yaşlardan itibaren eğitim alma olanakları oluşturarak, lisans düzeyine ulaştırıp sanatsal yönde akademik kariyer sağlama fırsatını sunar.

    ULUSLARARASI İLİŞKİLERİ

    Çeşitli ülkelerle girişilen işbirliği anlaşmaları çerçevesinde programlar yapılarak sanat alanlarında çeşitli gösteri ve konserlerin düzenlenmesi sonucunda kendini tanıtma imkanı bulmaktadır. Yabancı uyruklu öğretim elemanları ve sanatçılarını ülkemize davet ederek eğitim statüsünde görev almalarını ve yetiştirdikleri öğrencilerin karma bir eğitim tekniğiyle seviyelerinin yükseltilmesini sağlamaktır.