İstanbul - Hisarlar

'Türkiye ile ilgili' forumunda Oylesine tarafından 12 Temmuz 2008 tarihinde açılan konu


  1. Anadoluhisarı

    [​IMG]

    [​IMG]


    Yedi dönümlük alanı kaplayan ve bulunduğu mevkiye adını veren bu hisar,
    1395 yılında Osmanlılar'ın ileri bir karakolu olarak Sultan I. Beyazid (Yıldırım)
    tarafından yaptırılmıştır. Bu yapıya II. Mehmed (Fatih) Devrinde "Hisarpeçe",
    depo ve bazı ikametgah amaçlı yapılar eklenmiştir. 1928 yılında Kandilli Belediyesi
    tarafından bazı küçük onarımlar yapılmıştır. 1991-1993 yılları arasında Kültür
    Bakanlığı tarafından bazı onarımlar yapılmıştır. Bugün Anadoluhisarı, Beykoz
    Belediyesi sınırları içinde yer almaktadır. Hisarda taşınır kültür varlığı
    bulunmamaktadır. Ziyarete açılmamıştır.

    İstanbuldaki en eski Türk eseridir.Bulunduğu semte adını verilmiştir.Boğazın en dar
    yerinde bulunan hisar, geçişleri konturol altına almayı amaçlamaktadır.

    Güzelce Hisar ve yenice Hisar adlarıyla da anılır.
    Rumeli Hisarıyla karşı kaşıyadır. Cumhuriyet döneminde müzeleştirilmiştir.



    Rumeli Hısarı

    [​IMG]

    [​IMG]

    Sarıyer İlçesi sınırları içinde ve bulunduğu mevkiye adını veren hisar, otuz dönümlük
    (30.000 m²) bir alanı kapsamaktadır. Anadolhisarı'nın karşısında İstanbul Boğazı'nın ,
    en dar ve akıntılı (600 m.) kısmında inşa edilmiş muhteşem bir anıt-eserdir. Bölgenin
    ve civarın antik devirde "Hermaion" adıyla anıldığı bilinmekte ise de, tarihçi Dukas
    bundan söz etmemekte ve hisar yeri olarak "Sostenion" un (İstinye) aşağısında,
    Fonea adıyla bilinen bir dağın yamacını göstermektedir. Rumelihisarı'nın adı: Fatih
    vakfiyelerinde Kulle-i Cedide; Neşri tarihinde Yenice-Hisar; Kemalpaşazade,
    Aşıkpaşazade ve Nişancı tarihlerinde Boğazkesen Hisarı olarak geçmektedir.

    Bu adı Dukas karıştırarak Kefalokoptis biçiminde kullanmışsa da, ondan başka hiç
    kimse bu adı kullanmamıştır.

    Büyük Zağanos Kulesi ile Küçük Zağanos Paşa Kulesi'nde yer alan iki kitabeye göre
    hisar, takriben dört ay gibi kısa bir sürede yapılmıştır. Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki
    "Şerh-i Tecriyd-i Ataik" adlı eserde ise eserin (139) günde bitirildiği kaydı vardır.

    Yapımda kullanılan keresteler İzmit ve Karadeniz Ereğlisi'nden; taşlar Anadolu'nun
    değişik yerlerinden ve spoliler (devşirme parça taş) çevredeki harap Bizans
    yapılarından elde edilmiştir.

    Bazı tarihlerde yapımında 1000 usta, 2000 amele ve çok sayıda nakliyeci biçiminde
    yuvarlak rakamlar geçmekte ise de, Mimar E.H. Ayverdi yüzeysel hesapla bunu
    300 usta, 700-800 amele ve 200 arabacı, kayıkçı, nakliyeci vd. taife olarak
    yazmaktadır.

    60.000 m² alanı kapsayan anıtın kargir hacmi yaklaşık 57.700 m³ tür. Dağ Kapısı,
    Dizdar Kapısı, Hisarpeçe Kapısı ve Sel Kapısı olmak üzere dört esas ve Mezarlık
    Kapısı adında bir tali kapısı vardır.

    Saruca Paşa, Halil Paşa ve Zağanos Paşa adlarında üç büyük ve küçük Zağanos
    Paşa adında bir ufak toplam dört kulesi; 13 adet irili ufaklı burcu bulunmaktadır.

    Biri tıkalı iki su mecrası, ikisi kaybolmuş üç çeşmesi vardır. Camiden günümüze
    yalnızca yıkık minaresi kalmıştır.

    Yapı, 1509 depreminde büyük zarar görmüş ancak hemen onarılmıştır. III. Selim
    (1789-1807) Döneminde de bir onarım gördüğü bilinmektedir. Ancak esaslı onarım,
    1953 yılında devrin Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın talimatları ile üç Türk bayan mimar
    Cahide Tamer, Selma Emler ve Mualla Anhegger-Eyüboğlu'nun yaptığı restorasyonla
    gerçekleşmiştir.

    Müzede açık teşhir yapılmaktadır, ancak sergi salonu ve depo bulunmamaktadır.
    Toplar, gülleler ve Haliç'i kapattığı söylenen zincirin bir parçasından oluşan eserler,
    bahçede teşhir edilmektedir.




    Yedikule Hisarı

    [​IMG]

    [​IMG]


    İstanbul'un önemli mimari eserlerinden biri olan Yedikulehisarı veya kısaca Yedikule,
    şehrin kara surlarının güneyinde, kendi adıyla anılan semtte Hisarlar Müzesi
    Müdürlüğü'ne bağlı bir birimdir.

    Hisar İmparator II. Theodosios (408-450) Devrinde yapılan kara tarafı Bizans şehir
    surlarının en önemli girişi ve ayrıca Bizans tarihinde önemli bir yeri olan Altın Kapı
    (=Porta Aurea) arkasına bir ek inşası ile İstanbul'un fethinden dört yıl sonra,
    1457-1458 tarihinde Sultan II. Mehmed (Fatih) tarafından bir iç-kale olarak
    yaptırılmıştır. Böylece Bizans ve Osmanlı Çağı yapıları biraraya gelmiştir.

    Yedikulehisarı'nın surları beş köşeli bir yıldız biçimindedir.

    Şehir tarafında tek bir kapı bulunmaktadır. Surların bitişiğine hiçbir yapı
    ilave edilmemiştir.

    Hisardaki garnizonda bir dizdar (kale muhafızı), dizdar yardımcısı, 6 subay ve
    50 asker bulunuyordu. Kale içinde bir dizdar evi ile 12 nefer evi de mevcuttu.
    Hisar içinde günümüze ulaşmayan barınak ve depoların izi bile kalmamıştır.
    Yalnız avlu ortasında yer alan ve 1905 yılına kadar ayakta kalabilen mescidin
    minaresinden bir bölüm ile önündeki çeşme görülebilir. Bu mescidin bir de
    mahallesi vardı ki, XVII.yüzyıla ait bir resimde görülebilen bu mahallenin de
    ne zaman ortadan kalktığı bilinmemektedir.

    Yedikulenin bahçesinde taş top güllesi, mermer sütun başlığı, sütun parçası
    ve pişmiş toprak küp gibi toplam 17 parça eser açık-teşhirde yer almaktadır.