istanbul çocukları dizisi

'Medya Bölümü' forumunda Dark tarafından 22 Mart 2009 tarihinde açılan konu


  1. İstanbul Çocukları dizisi
    star tv ekranlarında yep yeni bir disi istanbul çocukları

    Pastel Film / Yaşar İrvül yapımcılığında, yönetmenliğini Cem Tabak’ın üstlendiği, başrollerini Oya Okar, Tarık Ündüz, Barış Falay, Laçin Ceylan ve Arif Erkin’in paylaştığı İstanbul Çocukları yakında Star TV’de başlıyor.

    Her yaştan, her kesimden televizyon seyircisinin ilgisini çekecek olan hikâyenin çekimlerine Erzincan’da başlandı.

    Dizinin her bölümünde gencinden yaşlısına, kentlisinden köylüsüne, zengininden yoksuluna, iyisinden kötüsüne, temizinden kirlisine karakterlerin “sahici, sürükleyici, merak ettirici” hikâyeleri anlatılacak! Kimi zaman gözler dolacak, ağlanacak; kimi zaman öfkeden dişler gıcırdayacak, kimi zamanda sıcacık gülümsemelerle yürekler ferahlayacak! Bu hikâyede hayatın içinde var olan, ama dönüp bakılmaya, takılıp kalmaya, merak edilmeye değer ne varsa yerini alacak!

    Genel Hikâye:

    Hikâye Gülfem ile Atakan arasında yaşanan aşkın hikâyesidir. Ancak bu aşkın etrafı güçlü diğer hikâyelerle örülü!

    Gülfem Erzincanlı bir ailenin biricik kızı... Babası öldükten sonra, annesi ve iki kardeşi ile birlikte dedesinin yanına gelir. Dedesi Sıtkı Bey, Erzincan’ın hatırı sayılır isimlerinden biri. Ticaretle uğraşır, Cumhuriyetçi, Atatürkçü düşüncede; prensip sahibi, disiplinli, kuralcı bir adamdır. Dedesiyle yolları ilk kez kız üniversite için İstanbul’da bir okulu yazıp kazandığında ayrılmıştır Gülfem’in. Dede torununu İstanbul’a tek başına göndermek istememiş, büyük kavgalar çıkmış, sonunda annesi Hüner kızına arka çıkınca Gülfem dedesini küstürüp İstanbul’a okumaya gelmiştir. Gülfem aynı okuldan bir oğlanı uzaktan uzağa beğenmektedir. Oğlanın adı Arel! Yakışıklı bir zengin çocuğu... Bir de Atakan var aynı okulda. Ama o diğerleri gibi öğrenci değildir bu üniversitede. Kantinde, zalim eniştesinin yanında garson olarak çalışmaktadır. Atakan doğuştan müziğe yeteneklidir.

    Ateş aynı okulda müzik bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışan 30’lu yaşlarında güzel bir kadındır ve Atakan’ın yeteneğinin ilk farkına varan o’dur.
    Bir gün Gülfem, Arel ve arkadaşları bir parti dönüşü, trafik kazası geçirirler. Kaza gazetelere “genç âşıklar ölümden döndü! Üniversite öğrencisi dört genç aşırı hız ve alkol yüzünden kaza yaptı!” manşeti ile geçer! Bu haberi alan Gülfem’in dedesi, annesi, dayısı soluğu apar topar İstanbul’da alırlar. Kazadan sonra Gülfem, Arel ve diğer iki genci hastaneye yetiştiren Atakan olacaktır. Gülfem’in kazası bahanesi ile İstanbul’a gelen Şahinoğlu ailesi kızları okulu bitirene kadar Erzincan’a geri dönmeme kararı alırlar. Bu işten en karlı çıktığını düşünen kişi ise Sümer olacaktır. Çünkü geçkin yaşına rağmen babasının baskısı ile zorla, istemediği bir kızla Erzincan’da nişanlanmış olan Sümer nişanlısı Fidan’dan bu sayede kurtulduğunu düşünürken; bir sabah kız yanında iki abisi ile birlikte kapılarına dayanıverir.Zorla evlenirler. Dizideki bir diğer çatışma noktası da Ateş’in Atakan’a duyduğu hastalıklı tutkudur. Ateş Atakan’ın kendisinden başka hiç kimseyle yakınlaşmasını kabullenemediği için Atakan Gülfem’e âşık olduğunda aralarına girer. Bir de Atakan’ın yaşadıkları hayattan çekip çıkarmak zorunda olduğu annesi, kardeşi vardır.

    Zalim eniştenin işkencelerinden onları nasıl kurtaracak? Ekonomik olarak nasıl ayakta duracak? Bütün bunlar olup biterken asıl vazgeçilmezi olan müzikle olan ilişkisinde neler sekteye uğrayacak? Hedeflerini gerçekleştirmek için hangi yollardan geçecek?

    [​IMG]

    [​IMG]

    kaynak:startv.com.tr