İsmet inönü uçak fabrikasını neden kapattı

'Ders çalışıyorum' forumunda bynness tarafından 10 Şubat 2011 tarihinde açılan konu


  1. Madem ki bir millet tayyaresiz yaşayamaz, öyleyse bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfundan beklememeliyiz. Ben bu uçakların fabrikasını yapmaya talibim”..diyerek Türkiye’de dünya standartlarının üzerinde uçak yapmış, ama ne yazık ki siyasi çarkları aşmasına müsaade edilmemişti.

    Türk makamlarının hiç bir şekilde ilgi göstermediği Nuri Demirağ’ın uçak yapımı çalışmaları dönemin Amerikan istihbarat, örgütü ve yabancı uçak üreticileri tarafından takibe alınmıştı.

    Nuri Demirağ Kimdir?

    Nuri Demirağ 1886'da Sivas'ın Divriği kazasında dünyaya geldi.

    Divriği Rüşdiye Mektebi'nden mezun olan Nuri bey okuldaki başarısı nedeniyle öğretmen vekili olarak okulda kaldı ve bir süre bu vazifeye devam etti. 1906'da Ziraat Bankası’nın açtığı memurluk sınavını kazanarak, bankanın Kangal kazasındaki şubesine tayin edildi. 400 kuruş maaşla ise başlayan, Nuri bey, 1911'de İstanbul'a geldi, tahsilat ve muhasebe başkatipliği ve maliye müfettişliği gibi görevlere atandı.O yıllarda Birinci Dünya Savaşı'nda hüsrana uğramamız, nedeniyle, bilhassa Beyoğlu ve Galata semtlerinde gruplaşan azınlıklar tarafından, Türkler'e karsı çirkin sataşmalar başlamıştı. Bu sataşmalardan nasibini alan Nuri bey, “Milli haysiyet ve şerefi, üç bucuk palikaryanın ayakları altında çiğnenen bir hükümete memurluk edemem” diyerek, görevinden istifa etti.

    Nuri Bey Ketenciler'de Sabuncu Han yanında küçük bir dükkanda “Türk Zaferi” isminde sigara kağıdı üretmeye başladı. O zamanlarda sigara kağıdı azınlıklar tarafından üretilmekteydi ve üretilen sigara kağıtlarına Türk'leri küçük düşüren isimler verilmekteydi. Bir taraftan ticaretle meşgul olan Nuri Bey, diğer taraftan, Milli Mücadele'ye fiilen iştirak ederek, Müdafa-i Hukuk Cemiyeti'nin Maçka mıntıkasını idare etti. Andoluya silah ve adam gönderdi.

    Peki gerçek Nuri bey bu mu? Hayır. Zaman ve süratin çok önemli olduğunu her fırsatta vurgulayan Nuri Bey, uzun süredir kurduğu hayalleri gerçekleştirmek üzere harekete geçti. Çünkü hayalinde oluşturduğu sermayeyi toplamıştı. Yeni proje tayyareydi. Onları Osmanlı İmparatorluğu'nun akıncılarına, benzetiyordu. Kazandığı paraları milleti ve devleti sayesinde kazandığını söylüyor ve iş bekleyen milyonlarını Türk ordusunu kanatlandırmak için harcamayı düşünüyordu.

    Yıl 1936. Önce İstanbul Beşiktaş'ta hayrettin iskelesinde araştırma atölyesini, sonra da Divrik'te uçuş okulunu kurmaya karar verdi. Amaç; Beşiktaş'ta uçak prototipi, Divrik'te de motor fabrikası kurmaktı. Çünkü demir madeni Divrik'te çıkıyordu.

    Ayrıca uzun araştırmalar sonunda Divrik'te 14 çeşit maden buldu. Bunlardan bazıları demir, kömür, krom, amyant, altın, gümüş, bakır, ve platindi. Nuri bey, olası bir uçak kazasında pilotlarının yanmaması için amyanttan pilot elbisesi, hem çok hafif hem de çok sağlam olması nedeniyle de uçak motorlarını platinden, yapmayı planlamıştı. Amacını gerçekleştirmek için Divrik'e gönderdiği mühendislere önce modern bir şehir planı hazırlattı. Büyük zorluklar içersinde bugünkü Bayındırlık Bakanlığı'na planı güçlükle onaylattı. Divrik'te kurduğu okulu da bu şehir planına uygun olarak yaptırdı. Demirağ, bu okulun tiyatro ve sinema sahnesinin tanzimi için ünlü rejisör Muhsin Ertuğrul’la beraber defalarca Divriği’ye gitti, geldi.

    Etrafına topladığı genç mühendisleri yanına alarak Avrupa'daki yüzlerce uçak ve motor fabrikalarına inceleme gezileri yaptı. Bu gezilerin sonunda; başka ülkelerden lisans alarak uçak üretmenin kopyacılık olduğunu, gelişme, ve kalkınmayı olumsuz yönde etkileyeceğini, ülkenin milli gelirinin zaman içerisinde yurtdışına kayacağını söyleyerek kopyacılığa set çekti. Yabancıların ancak demode tipler için lisans verdiğini görünce bu işten tamamen soğudu ve kendi tipini yaratmak için başladı çalışmaya.

    1971'de hizmete giren İstanbul Boğaz Köprüsü’nü o 1931 yılında düşünmüş ve 4 yıl süren etütler sonunda köprünün Haydarpaşa-Sirkeci, arasında kurulabileceğini önermiş ve projelerini hazırlatıp bir Amerikan firması ile köprünün inşası konusunda prensip anlaşması yapmıştı.. Ama ne yazık ki dönemin hükümeti köprünün şehrin güzelliğini bozacağını ileri sürerek bu projeye izin vermedi ve proje askıya alındı. Demirağ’ın bu projesine hayır diyen zihniyetin devamı olan bir partinin üst düzey yetkilileri de 1971’de boğaz köprüsünün açılışına katılmayacaklardı.

    İlk önce ticaretle uğraşan daha sonra müteahhitlik yaparak zengin bir işadamı durumuna gelen Nuri Demirağ, 1936 yılında Beşiktaş’ta Türkiye’nin ilk uçak fabrikasını kurdu. Büyük bir sabır ve azimle işe atılan Demirağ, yanına aldığı mühendislerle Avrupa’nın çeşitli ülkelerindeki yüzlerce uçak ve motor fabrikalarını gezdi.
    İsmet inönü uçak fabrikasını neden kapattı.jpgİsmet inönü uçak fabrikasını neden kapattı1.jpgİsmet inönü uçak fabrikasını neden kapattı2.jpg

    Avrupa'dan, Amerika'dan lisanslar alıp tayyare yapmak kopyacılıktan ibarettir. Demode tipler için lisans verilmektedir. Yeni icat edilenler ise bir sır gibi, büyük bir kıskançlıkla saklanmaktadır. Binaenaleyh kopyacılıkla devam edilirse, demode şeylerle beyhude yere vakit geçirilecektir. Su halde Avrupa ve Amerika'nın son sistem tayyarelerine mukabil, yepyeni bir Türk tipi vücuda getirilmelidir” diyerek milli savunma ve, milli kalkınma sanayii konusundaki düşüncelerini ortaya koyan Nuri Demirağ’a bu sözleri pahalıya mal olacak ve bir süre sonra önü kesilecekti. Burada yapılan ilk Türk uçakları uçmaya başladığı zaman Türkiye’de olduğu kadar bütün dünyada da büyük yankı yaptı. Alman Walter Gama motoru taşıyan,

    3 bin metreye kadar yükselebile 150 beygir gücündeki bu ilk Türk uçukları, Mısır tarafından büyük ilgi ile karşılandı. Konuyla ilgili olarak Mısır’dan gelen bir askeri heyet, Beşiktaş’taki Nuri Demirağ uçak fabrikasını inceledi ve uçak sipariş etti.

    Demirağ 17 eylül 1936'da fiilen teşebbüse geçti ve bir Çekoslovak firması ile anlaşarak Beşiktaş'ta Hayrettin İskelesi'nde, bugün deniz müzesi olarak kullanılan binayı yaptırdı. Nuri Demirağ , Selahattin Alan ile birlikte modern bir uçak fabrikası meydana getirdi. Fabrikada montaj atölyesi, dökümhane, motor ve pervane imalathanesi, malzeme muayene ve tetkik laboratuvarı bulunuyordu.

    Beşiktaş’taki uçak fabrikası 10 şubat 1937'de hizmete açıldı

    Burada yapılan ilk Türk uçakları uçmaya başladığı zaman Türkiye’de olduğu kadar bütün dünyada da büyük yankı yaptı. Alman Walter Gama, motoru taşıyan, 3 bin metreye kadar yükselebilen 150 beygir gücündeki bu ilk Türk uçukları, Mısır tarafından büyük ilgi ile karşılandı. Konuyla ilgili olarak Mısır’dan gelen bir askeri heyet, Beşiktaş’taki Nuri Demirağ uçak fabrikasını inceledi ve uçak sipariş etti.

    İlk Türk uçağından sonra Nuri Demirağ, çalışmalarını hızlandırdı. Türkiye’ye bir uçak filosu hediye eden Demirağ için artık yeni bir dönem başlamıştı. Gerektiğinde askeri maksatlar için de kullanılabilecek çift motorlu bir yolcu uçağı yapmak istiyordu. Bu amaçla yeniden uluslar arası iş gezilerine ve incelemelere başladı.Yanına, aldığı teknisyen ve mühendislerle Almanya, Çekoslavakya veİngiltere’deki uçak fabrikalarını gezdi.

    Adolf Hitler’le temas kurdu ve onun özel izniyle, Almanya'dan 4 mühendis getirtti. Modeli Türk mühendisleri tarafından çizilen ve motorları hariç tüm parçaları Beşiktaş’taki fabrikada yapılan çift motorlu uçağı tezgaha koyduğu zaman bazı muhalifler şöyle konuşmuştu:

    “Doğru dürüst yürüyecek yol bile yapamadığımız halde, tayyareler yaparak semalarda yolcu taşıyacağımızı iddia etmek gülünç bir palavracılıktır”

    Bütün bu ümit kırıcı sözlere rağmen Nuri Demirağ yılmadı ve Nu.D.38 diye isimlendirilen ilk Türk yolcu uçağını Beşiktaş’taki fabrikada tamamladı. O dönemde çift motorlu uçak yapmak Avrupa’da da önemli bir işti. Uçak tamamlanınca yanındakilere uçağı göstererek “Beni kösteklemeye çalışanlara en iyi cevap budur” dedi. Pilot ,ve yardımcısıyla beraber toplam 6 yolcu taşıyabilecek şekilde yapılan Nu. D. 38 tamamen madenden yapılmış tek kanatlı, 1.000 km menzilli bir uçaktı. 5 bin 500 metreye kadar tırmanabiliyor, saatte 325 km. Hız yapabiliyordu. 2. Dünya Savaşı’nın ünlü uçağı Dakota’lar ise ancak 3500 metreye tırmanabiliyor ve azami 250 km. Hız yapabiliyordu.

    Yıl 1944. İstanbul gazetelerinde şu haberler yeralıyordu.. "Nuri Demirağ Atölyelerinde yapılmakta olan ilk Türk yolcu uçağı tamamlanmıştır. Nu.D-38 adıyla anılan bu uçak 6 kişilik olup, çift kumandalı, 2200 devirli 2 adet 160 beygir gücünde motorla donatılmış ve saatte 325 km sürat yapabilen bir uçaktır.

    Boş ağırlığı 1200 kg. Dolu ağırlığı ise 1900 kg.dır. Tam depo yakıt ile 1000 km. Menzile sahiptir. 3,5 saat havada kalabilmektedir. Tavan irtifası 5500 metredir. Tayyarenin modeli Türk mühendisleri tarafından çizilmiş, motorlar hariç tüm aksam Türk teknisyen ve işçisinin elinden çıkmıştır."