İslamiyetten Önceki Türk Edebiyatı

'Sorularla İslamiyet' forumunda EyLüL tarafından 1 Ağustos 2011 tarihinde açılan konu


  1. İslamiyetten Önceki Türk Edebiyatı
    İslamiyetten Önceki Türk Edebiyatı Hakkında
    islamiyetin kabülünden önceki türk edebiyatı özellikleri


    1. İSLAMİYETTEN ÖNCEKİ TÜRK EDEBİYATI

    a) Sözlü Edebiyat Dönemi

    b) Yazılı Edebiyet Dönemi


    2. İSLAMİYETİN ETKİSİNDEKİ TÜRK EDEBİYATI

    a) Divan Edebiyatı

    b) Halk Edebiyatı



    3. BATI EDEBİYATI ETKİSİNDEKİ TÜRK EDEBİYATI

    a) Tanzimat Edebiyatı

    b) Servet-i Fünun Edebiyatı

    c) Fecr-i Âti Edebiyatı

    d) Milli Edebiyat

    e) Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı

    f) 1940 Sonrası Türk Edebiyatı



    İSLAMİYET'TEN ÖNCEKİ TÜRK EDEBİYATI

    (..?-11.yy.)



    A) SÖZLÜ EDEBİYAT DÖNEMİ:



    M.S.VIII. yüzyıla gelinceye kadar Türklerin henüz yazıyı kullanmadıkları dönemdeki edebiyattır. Bu dönem edebiyatı, sözlü olarak üretilmiş ve kulaktan kulağa yayılarak varlığını sürdürmüştür. Bu dönemde edebiyatımızı Şamanizm, Maniheizm, Budizm gibi dinler etkilemiştir.



    Genel özellikleri:



    1. Bu dönem edebiyatı müzik eşliğinde (kopuz adı verilen sazla) dile getirilmiştir.
    2. Ölçü, ulusal ölçümüz olan hece ölçüsüdür.
    3. Nazım birimi dörtlüktür.
    4. Dönemine göre arı bir dili vardır.
    5. Dizelere genel olarak yarım uyak hakimdir.
    6. Daha çok doğa, aşk ve ölüm konuları işlenmiştir.
    7. Bu döneme yönelik elimizdeki en önemli ve eski kaynak Kaşgarlı Mahmutun Divan-ı Lügat-it Türk adlı eseridir.



    Dönemin ürünleri:



    1. KOŞUK: Sığır denilen sürek avları sırasında söylenen şiirlerdir. Konusu daha çok doğa, aşk, savaş ve yiğitliktir. Bu tür daha sonra Halk edebiyatında Koşma adıyla anılmıştır.



    2. SAV: Dönemin özlü sözleridir. Bugünkü atasözlerinin ilk biçimi niteliğindedir.



    3. SAGU: Yuğ adı verilen ölüm törenlerinde, ölen kişilerin erdemlerini ve duyulan acıları dile getiren şiirlerdir.



    4. DESTAN: Toplumu derinden etkileyen olaylar sonunda halk arasında kendiliğinden oluşan uzun nazım türüdür.


    DESTANLARIN ÖZELLİKLERİ

    1. Toplumun ortak görüşlerini yansıtması

    2. Olağanüstü özellikler taşıması

    3. Kişilerinin seçkin olması (Kral, Han, Hakan...vb.)

    4. Milli dilde söylenmiş olması

    5. Milli nazım ölçüsüyle söylenmiş olması

    6. Oldukça uzun olması

    7. Konuları bakımından savaş, deprem, yangın, mizah, ünlü kişilerin yaşamları şeklinde sıralanabilmesi

    TÜRK DESTANLARI

    Destanlarımız yazıya geçirilmedikleri için bugün bunların ancak konularını bilmekteyiz. Bunları da İran, Çin ve Arap kaynaklarından öğreniyoruz.



    A) SAKA DEVRİ DESTANLARI

    1) Alp Er Tunga Destanı: Türk-İran savaşlarında Alp Er Tunganın yiğitliklerini ve bu savaşları anlatır.

    2) Şu Destanı: İskenderle Türkler arasındaki savaşı ve Türk hakanı Şunun kahramanlıklarını anlatır.

    B) HUN DEVRİ DESTANI

    Oğuz Destanı, Hun hükümdarı Meteyi ve onun yaşamını anlatır.

    C) GÖKTÜRK DEVRİ DESTANLARI

    1) Bozkurt Destanı: Göktürklerin dişi bir kurttan türeyişini anlatır.

    2) Ergenekon Destanı: Bir savaşta yenilen ve Ergenekona açılan Türklerin orada bir demir dağı eritip intikamlarını almalarını anlatır.

    D) UYGUR DEVRİ DESTANLARI

    1) Türeyiş Destanı: Uygurların bir erkek kurttan türeyişi anlatılır.

    2) Göç Destanı: Uygur Türklerinin anayurtlarından göçünü anlatır.



    NOT: Destanlar oluşumları bakımından iki grupta incelenebilir.

    a) Doğal Destanlar: Halk arasında ortaya çıkan anon,im ürünlerdir. Bunlar genellikle daha sonra bir şair tarafından derlenip düzenlenmiştir. Bu türe örnek olarak şu destanları sıralayabiliriz.

    İliada, Odysseia Yunanlıların (Homeros)

    Kalevala Finlilerin

    Nibelungen Almanların

    Ramayana, Mahabarata Hintlilerin

    Cid İspanyolların

    Chanson de Roland Fransızların

    Gılgamış Sümerlerin

    b) Yapma (Suni) Destanlar: Bir olayın doğal destana benzetilerek bir şairce destanlaştırılmasıdır. Yapma destan örneği olarak şunları sıralayabiliriz:

    Virgilius Aeneit

    Dante İlahi Komedi

    Tasso Kurtarılmış Kudüs

    Milton Kaybolmuş (Kaybedilmiş) Cennet

    Firdevsi Şehnâme

    B) YAZILI EDEBİYAT DÖNEMİ

    Bu dönemi Göktürk ve Uygur dönemi eserleri olarak iki grupta inceleyebiliriz.

    1) Göktürk (Orhun) Yazıtları (VIII. yy): Bunlarda Çinlilere karşı bağımsızlık savaşı yapan, Türk bütünlüğünü yeniden kurmak için içte ve dışta svaşan Göktürklerin hikayesi anlatılır. Bu abideler 38 harfli olan Göktürk alfabesiyle yazılmıştır. Bunlardan en önemli olanları üç tanedir.

    a) Bilge (Vezir) Tonyukuk Yazıtı (720-725): Dört bakana vezirlik etmiş olan Tonyukuk tarafından yazılmıştır. Daha çok Çinlilerle yapılan savşlar anlatılmaktadır.

    b) Kül Tigin Yazıtı (732): Göktürk hakanı olan Bilge Kağan kardeşi Kül Tiginin ölümü üzerine bu abideyi dikmiştir.

    c) Bilge Kağan Yazıtı (735): Göktürk hakanı olan Bilge Kağanın ölümünden sonra yazdırılmış birabidedir. Son iki yazar daha çok dönemin olaylarından , törelerinden ve Bilge Kağanın ulusuna dilediği iyi dileklerden söz eder.

    Türk adının geçtiği ilk yazılı belge ve Türk edebiyatının ilk yazılı örnekleri olan Göktürk abidelerindeki yazılar Prof. Thomsen ve Radloff tarafından okunmuştur.



    Uygur Dönemi Eserleri: Göktürk devletinin yıkılmasından sonra kurulan Uygur hanlıklarından kalma eserlerdir. Daha çok Buddha ve Mani dininin esaslarını anlatan metinlerdir. Bunlar Turfan yöresinde yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır. Uygurların kağıda kitap basma tekniğini bildikleri anlaşılmaktadır. Dönemden kalma birçok hikayenin yanında kökünçdenilen bir tür ilkel tiyatro eserleri de vardır. Uygurlar bu eserleri 14 harfli Uygur alfabesiyle yazmışlardır.