İslamiyette Evlilik Kuralları

'İslami Bilgiler' forumunda EyLüL tarafından 28 Mayıs 2012 tarihinde açılan konu


  1. İslamiyette Evlilik Nasıl Olmalı



    İslamiyette Evlilik Kuralları Nelerdir

    İslamda evlilik maksadı, herşeyden önce Allah’ı razı etmek ve karı-koca olarak birlikte ibadet etmek, birer müslüman olarak Allah’a karşı olan vazifeleri yerine getirmektir. Bu temel yaklaşım, muhtemelen müslüman olmayan veya müslüman olarak daha az inançlı çiftlerin evlilikleri arasındaki en büyük farktır. Daha modern bir yaşam tarzını benimsemiş çiftlerde bireysellik ve birey olarak evlenmeye yönelik motivasyon (örneğin aşk, hayat arkadaşı bulmak, çocuk sahibi olmak, hatta bazen geleceği garantiye almak veya sosyal sınıf atlamak) ön planda dururken islami şartlara göre evlenen çiftlerde, birlik ve aile olarak Allah’a ibadet etmek ön planda gelmektedir.

    İslam Dini, her sahada olduğu gibi evlilik konusunda da ince eleyip sık dokumaktadır. Çünkü aile, İslam toplumunun can damarı, sarsılmaz temeli ve köşe taşı konumundadır. Aile yapısı ne kadar sağlam olursa, toplum o denli sağlam ve sağlıklı olur. Ailenin temel taşları, dikili direkleri ise anne ve babadır.

    Sağlam ve sağlıklı, huzurlu ve mutlu, kalıcı ve sürekli, tutarlı ve dengeli bir toplum hedefleyen İslam, bu toplumu oluşturan ailelerin kuruluşunda izlenecek yolu, çok açık bir biçimde ortaya koymuştur.

    Evliliğin olmasına mani olmak demek, evliliğe teşebbüsü önleyen, nikah yapılmış olsa bile nikahı gayr-i meşru kılan durum ve ilişkilerdir. Bu durumda baba ile kızı, erkek kardeş ile kız kardeş arasındaki yakınlık (akrabalık) ilişkisi bir evlenme maniidir.

    İslam'da evlenmeye mani bütün haller ve ilişkiler ayet ve hadislerle ifade edilmiştir. Bu konuda Kur'an-ı Kerim, ''İman edinceye kadar müşrik (Allah'a ortak koşan) kadınlarla evlenmeyin. İman etmiş bir cariye, müşrik bir kadından -bu kadın hoşunuza gitse bile- şüphesiz daha iyidir. İman etmedikçe müşrik erkeklere de kızlarınızı nikahlamayın. İman etmiş bir köle, hoşunuza gitse bile bir müşrikten şüphesiz daha iyidir.'' (Bakara 221) demektedir.

    Akraba evliliği tavsiye edilmemiştir
    Evlenme manilerinin sınırı değişiklik arz etse bile bütün hukuk ve dinlerde bu yasakların dinî, sıhhî, ahlakî ve içtimaî sebepleri vardır. Bunlardan yakın akraba arasındaki evliliklerin sıhhî sakıncalar doğurduğu, ailede mevcut ırsî hastalıkların güçlenmesine ve nesillere intikaline sebebiyet verdiği tesbit edilmiştir. İslam, amca kızı, dayı oğlu gibi akrabalarla evlenmeyi yasaklamasa bile tavsiye de etmemiştir.

    Aksine hısım olmayanların birbiri ile evlenmelerini önermiştir. Buna göre Müslümanlar öncelikle hısım olmayan, yahut da çok uzaktan hısım olanlarla evlenme yolunu tutucak, şayet içtimaî bir zaruret varsa, haram sınırına varmamak şartıyla, hısımlarıyla evlenebilecektir.

    İslamda evlilik konusu da birçok farklı kurala bağlanmıştır

    Dini inançtan bağımsız olarak evlenmeyi seçen çiftlerde, eşinin üzerinde hak talep etmek gibi yaklaşımlar red edilmesine karşılık, islami şartlara göre evlenen çiftler arasında karının koca üzerinde, kocanın da karı üzerindeki hakları İslami evlilik içerisinde önemli bir konu teşkil etmektedir. Örneğin Batı değerlerine göre yaşayan, ekonomik özgürlüğe sahip bir kadının evlenirken maddi anlamda hiç bir beklentisi olmazken İslamda evlilik, kadına mehir isteme ve alma hakkı tanır. Genel olarak İslamda hayatımızın hemen hemen her alanı için belli kurallar geçerli olduğu gibi, İslamda evlilik konusu da birçok farklı kurala bağlanmıştır. Bu kurallar, evlilik öncesi tanışma, ailelerin rızasını alma, karşı tarafı eş olarak kabul etmeden, evlilik sonrası kadın ve erkek arasındaki en mahrem konu olan cinselliğe kadar uzanmaktadır ve bireysel arzu ve isteklere fazla alan bırakmamaktadır.

    Bundan dolayı dini inançtan bağımsız olarak yapılan evliliklere nazaran, islamda evlilik içerisinde kadın ve erkeğin rolleri ve davranış kuralları oldukça nettir. Bu çerçevede genelde kadına daha ağır bir rol düştüğünü; alttan almak, hoşgörülü davranmak, şikayetçi veya talepkar olmamak gibi davranışlar kadından beklenildiğini söylemek mümkündür.


    Devamlı evlenme manileri


    Devamlı evlenme manileri ömür boyu süren bir yasaktır.

    1. Kan hısımlığı: Anne, anneanne, baba, dede, oğul, kız ve bunların çocukları, kardeşler, yeğenlerle evlenilemez. Kız, dayısı ve amcası ile evlenemez. Ama amca oğlu, dayı oğlu veya torunu için mani yoktur. Kişi, karısının anası ile ve bunun ana ve nineleri ile evlenemez. Hanım da kocanın babası, dedesi ile evlenemez.

    2. Evlenme sebebiyle akrabalık: Kişi, çocuğunun veya torununun eşleriyle evlenemez. Kişi, karısının anası ve onun ana ve nineleriyle evlenemez. Yine hanım da, kocanın babası, dedesi ile evlenemez. Bir kız ile nikahlanıp zifafa girmeden boşanan kimse onun anası ile evlenemez. Bir hanımla evlenip zifafa giren kişi onun çocukları, torunları ile evlenemez.

    3. Emzirmeden doğan hısımlık: Doğumdan haram olanlar sütten de haram olurlar. Buna göre yukarıda sayılan akraba ilişkileri süt emenler için de geçerlidir. Fukahanın çoğuna göre evlenmeyi haram kılan ve mani teşkil eden emme, çocuğun ilk iki yaşı içinde meydana gelecektir.

    Geçici maniler


    1. Din farkı: Müslüman kadının, Müslüman olmayan erkekle, Müslüman erkeğin de Müslüman olmayan ehl-i kitab olmayan kadınla evlenmesi haram kılınmıştır.

    2. Hanımın nikahlı olması: Kadın, fiilen evlilik hayatı yaşadığı veya yaşamadığı birisi ile evli (nikahlı) ise, boşanmadıkça, yahut kocası vefat etmedikçe bir başkasıyla evlenemez.

    Resmisi olmadan dini nikaha hayır


    Dinî nikâh resmî nikâhtan sonra olmalıdır. Nişanlı çiftlerin nikâhlanması, evliliğin vuku bulmaması durumunda kız tarafından ciddi sorunlara yol açmaktadır.

    Dünyanın değişik ülke ve farklı iklimlerinde, bizde de olduğu gibi, evlenecek kızla erkek arasında, kısa veya uzun süren bir hazırlık dönemi geçirilmekte ve ardından da düğünle evlilik hayatına adım atılmaktadır. Bizim toplumumuzda bu hazırlık dönemi söz kesme ile başlamakta, bunu nişanlanma izlemekte, evlilik daha sonra gelmektedir.