İslam'da yolculuk öncesi neler yapilir?

'Sorularla İslamiyet' forumunda Semerkand tarafından 28 Aralık 2011 tarihinde açılan konu


  1. İslam'da yolculuk öncesi neler yapilir?


    Yola çıkarken içimizden birini başkan seçmek sünnet midir?
    Yolculuğa çıkacak kişinin, maddi ve manevi bütün tedbirleri alması gerekir. Bu da yolculuğun yakınlığına veya uzunluğuna, gidilecek yerin durumuna, yolcuların özelliğine göre değişebilir.

    Bir yolculuğa çıkarken veya yolculuktan dönünce, iki rek`at namaz kılmak menduptur.

    Ebû Saîd ve Ebû Hüreyre radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Üç kişi yolculuğa çıkarlarsa, aralarından birini başkan seçsinler!” (Ebû Dâvûd, Cihâd 80.)

    Hayatın her cephesinde cemaat olmaya bakmak gerekir ki, küçük cemaatlerden en büyük İslam cemaati oluşabilsin. (Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 286.)

    Bu emirden maksad işlerinin müştereken ahenkli olarak yürümesi, aralarında farklı fikirler ortaya çıkmaması ve dolayısiyle ihtilafa düşmemeleridir.

    Yolculukta başkan seçme sünnet-i müekkededir. "Vâcibdir" diyen âlim de vardır.

    Üçten murad, cemaatin en azı (ekalli) üç olması sebebiyledir. Daha fazla iseler öncelikle başkan gerekli olur.

    Yolculuğa çıkarken ayet ve hadislerde geçen duaları okumak, istiğfâr etmek, salavât-ı şerîfe getirmek, Fâtiha ve yedi Âyet-el kürsî okumakta fayda vardır.

    "Ve (Allah) size bineceğiniz gemiler ve hayvanlar vâr etmiştir ki, siz onların sırtına binip üzerine yerleşince Rabbinizin nimetini anarak şöyle diyesiniz: Bunu bizim hizmetimize vereni tesbih ve takdis ederiz; yoksa biz buna güç yetiremezdik. Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz.” (Zuhruf, 43/12-13)

    mealindeki ayette Allah Teâlâ, kullarına verdiği nimetlerden bir kısmını hatırlatmış, özellikle yolculukta kendilerinden istifade edilen kara ve deniz vasıtalarını saymış ve bu vasıtalara binince, bu nimetlere teşekkür olmak üzere yapılması gereken duayı da öğretmiştir: “Bunu bizim hizmetimize vereni tesbih ve takdis ederiz; yoksa biz buna güç yetiremezdik. Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz.”

    Dikkat edilirse bu sözler, tam bir kulluk konumunun ve bilincinin ifadesidir. Bilhassa son cümle çıkılan yolculuk ile, dönüşü olmayan büyük yolculuk arasında bir ilgi kurmakta, asıl yolculuğun “kulluk yolculuğu” olduğunu, her zaman ve her yerde kulluk görevinin sürdürülmesi lâzım geldiğini telkin etmektedir. Bu, daha ötede dünya hayatının başlı başına bir misafirlik ve yolculuk demek olduğunu anlatmaktadır

    “Tesbih, takdis, acz itirafı ve dönüşün Allah’a olduğu gerçeği” yolcu için güven ve iman tazelemek demek olup, her türlü yalnızlık duygu ve korkularından kurtulmak anlamına gelir. Şimdi yolcumuz, yolculuk stresine kapılmadan hele hele trafik canavarı olma eğilimi göstermeden rahat bir yolculuğa hazır demektir

    İbni Ömer radıyallahu anhumâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yolculuğa çıkarken hayvanı üzerine binip iyice yerleşince üç kere tekbir getirir, sonra da şöyle dua ederdi:

    “Bunu bizim hizmetimize vereni tesbih ve takdis ederiz; yoksa biz buna güç yetiremezdik. Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz.”


    "Ey Allahım! Biz, bu yolculuğumuzda senden iyilik ve takvâ, bir de hoşnut olacağın ameller işlemeyi nasip etmeni dileriz."

    "Ey Allahım! Bu yolculuğumuzu kolay kıl ve uzağını yakın et!"

    "Ey Allahım! Seferde yardımcı, geride çoluk çoçuğu koruyucu sensin."

    Ey Allahım! Yolculuğun zorluklarından, üzücü şeylerle karşılaşmaktan ve dönüşte malımızda, çoluk çocuğumuzda kötü haller görmekten sana sığınırım.”

    Râvi diyor ki, Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem yolculuktan döndüğünde de aynı sözleri söyler ve onlara şu cümleleri de eklerdi:

    “Biz yolculuktan dönen, tövbe eden, kulluk yapan ve Rabbimiz’e hamd eden kişileriz.” (Müslim, Hac 425 Ayrıca bk Ebû Dâvûd, Cihad 72; Tirmizî, Daavât 45-46)

    Yolculuğa çıkarken Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in nasıl davrandığını Abdullah İbni Ömer’in bu rivayetinden öğrenmekteyiz. Her konuda örnek ve önderimiz olan Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem, bineğine bindikten sonra üç kere tekbir getirir, sonra da yukarıda metin ve meâlini verdiğimiz Zuhruf sûresi (43), 12-13 âyetlerini okurdu. Peşinden de yola çıkmak üzere olan kimsenin iç dünyasında meydana gelen duygulara tercüman olarak yol boyu, dönüşte ve geride kalanlar konusunda isteklerini sıralardı.

    Resûl-i Ekrem Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in burada dile getirdiği konular üzerinde biraz düşünecek olursak, onların yolculuğa çıkan herkesin paylaştığı ortak düşünceler, kaygılar olduğunu görürüz. İşte bu kaygı ve düşüncelerle nasıl dua edilmesi ve Allah Teâlâ’dan neler istenmesi gerektiğini bu hadisten öğrenmekteyiz. Her makamda söylenecek söz ayrıdır. Yere ve duruma uygun söz söylemek, dilek ve temennilerde bulunmak bilgi ve irfan gereğidir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in bu duaları, bir kul olarak yolculuğa çıkışta ve dönüşte söylenmesi gerekli en uygun sözlerden oluşmaktadır. Bu sebeple de bizim için vazgeçilmez örnektir.

    Buna göre:

    1. Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem her hal ve zamanda Allah’a iltica ederdi.

    2. Müslüman her çıktığı yolculuğun, son yolculuğu hatırlatıcı bir yanı olduğunu unutmamalı ve Allah’a sığınmakta kusur etmemelidir.

    3. Dua, kulun hem gücü hem görevi ve hem de ibadetidir.

    İlave bilgiler için tıklayınız:

    SEFER (Yolculukla ilgili okunacak dualar)...

    YOL HAKKI

    SILA-İ RAHİM

    YOLCULUK NAMAZI

    Yolculukta vasıta içinde namaz nasıl kılınır?