İslamda Görücü Usulü Evlilik

'İslami Bilgiler' forumunda Aderito tarafından 24 Aralık 2012 tarihinde açılan konu


  1. İslamda Görücü Usulü Evlilik hakkında


    İslamın en ilk yıllarından itibaren islamın gerçek manada yaşandığı toplumlara baktığımız zaman evliliklerin görücü usulü ile yapıldığını görürüz. Bizim toplumumuzdada son seksen doksan sene öncesine kadar bu böyleydi, ne zamanki batılaşma özentileri başladı her şeyimizde olduğu gibi bu adetimizide kaybetmeye başladık. Flört Müslüman adeti değil batının, Hıristiyanın Yahudinin adetidir. Onlarda her şey mubah olduğundan flört de mubahtır hatta flört sonunda evliliğin olup olmamasıda önemsenmemiştir. İslamda nikah düşen bir kadınla bir erkeğin dini nikah yapılmadan yakınlaşması, gezmesi tozması, buluşması, yalnız kalması vb. haramdır.


    “Bayanlara evlenme arzusunda olduğunuzu çıtlatmanızda veya gönlünüzde tutmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Allah, sizin onları mutlaka anacağınızı biliyor; ancak meşru ve helal söz dışında onlarla gizli buluşma için sözleşmeyin.”
    Bakara suresi 235

    “Nikah düşen bir kadınla bir erkek yalnız kalırlarsa, üçüncüleri şeytandır.” Hadis-i şerif

    Gel gelelim görücü usulü konusuna; Görücü usulüyle evlenmek birbirini görmeden evlenmek değildir. Adı üzerinde “görücü usulü” yalnızca erkeğin annesi gelin adayını görmeyecek aynı zamanda erkek kızı görecek kızda erkeği görecek, bunlar yanlarında bir kişi daha olmak şartıyla görüşüp konuşacaklar, birbirlerine kendilerini ve nasıl bir eş istediklerini anlatacaklar.
    Anlaşırlarsa aileler yüzük takar ve birbirini tanıma süreci söz ve nişanlılık döneminde devam eder. İnsanın birbirini tanıması bir günde olacak şey değildir bu yüzden söz yada nişanlılık dönemi önemlidir. Ülkemizde ne yazık ki nişanlılık dönemindede flörtden eksik kalmayan yanlışlıklar yapılmaktadır. Elbette nişanlı erkek ve kadın bir araya gelip konuşacak ancak yanlarında bir kişi daha olması şartıyla. Bazı kimseler nişanlılık döneminde dini nikah kıydırıp yakınlaşmak yoluna gidiyorlar, bu son derece yanlıştır. Haydi anlaşamadın, nikah masasına gidemeden ayrıldın o zaman ne olacak? Nişandaki “nişan” kelimesi gerçek anlamında kullanılmıştır, bir silahla bir hedefe nişan alırsınız o hedefi yüzde yüz vurma garantiniz yoktur. Nişanlılıkda da nikah masasına oturma garantiniz yoktur.
    Evliliği sadece bir kadınla bir erkeğin bir araya gelmesi şeklinde değerlendirmemek gerekir. İki farklı ailede yetişen iki farklı insan bir araya gelip yuva kurmaktadır. Bu nedenle aile faktörü çok önemlidir. Bir aile ne ise çocuk da, istisnalar hariç odur.
    Evlenilecek kişi seçilirken ailesininde dindarlığı, ahlakı, maneviyatı, maddi durumu vb. şeylerinde kendisine ve ailesine uygunluğu gözetilmelidir.

    “Bir kadın dört şey için nikahlanır, güzelliği için, zenginliği için, soyu için, dindarlığı için. Sen dindar olanını seçki mesut olasın ey eli toprak olasıca.” Hadis-i şerif

    Hristiyan batı alemi, erkekle kadın arasında yaşanan gayri meşru ilişkileri, Müslüman toplumlara normal bir şeymiş gibi sunarak, göstererek öyle bir toplumun içine koydu ki mahkemeler boşanma davalarına yetişemez oldular. Boşanmaları sadece maddi şeylere bağlamak yanlış olur. İnsanlar artık ister görücü usulüyle ister flörtle evlenmiş olsunlar. Mutluluğu evlendiği kişide bulamıyorlar, mahkemeye koşarak hakimin karşısına çıkıp şunu söylüyorlar:

    “Boşanmak istiyorum hakim bey Kocamı (Karımı) artık sevmiyorum. Ondan hiç artık elektrik almıyorum.”

    Ne oldu bizim elektriğimize? Daha önceki dönemlerde elektriğimiz bu kadar çok kesilmezdi.