İşçi Gecekonduda Patron Villada Olmaz

'Güncel Bilgiler' forumunda ZeuS tarafından 20 Eylül 2010 tarihinde açılan konu


  1. İşçi gecekonduda patron villada olmaz - Merinos Halı
    [​IMG]

    Bu şirkette 5 yıl çalışana ev yaptırılıyor. Tatile gönderiliyor. Yöneticilere özel otopark yok. Geç kalan yöneticinin arabası güneşin altında kalıyor. Bu uygulamalar, ABD’li çılgın’ bir şirketten değil Gaziantep’te doğan Merinos Halıda gerçekleştiriliyor. Şirketin yönetim kurulu başkanı İbrahim Erdemoğlu, “İşçi gecekonduda, patron villada olmaz” diyerek insan odaklı yaklaşım’ kavramına en güzel örneği, Gaziantep’ten veriyor.

    1970 yılında iki kilim dokuma tezgahıyla işe başlayan Erde-moğlu Ailesi, bugün 3 bin kisiye iş sağlayan dev bir şirketler grubu. Merinos’, ‘Padişah’ ve ‘Dinarsu’ markalı ürünlerle ismini duyuran grup, büyüme öyküsü kadar yönetim açısından getirdiği yeniliklerle de ilgi çekiyor. En son ‘işçilerine ev alan şirket’ olarak uluslararası basının da gündemine giren Erdemoğlu Grubu’nda ‘insan kaynağına’ olan yaklaşım, “insan en büyük değerimiz” diyen birçok şirketi bile özendirecek kadar samimi. Bunun nedeni, belki de grubun 1970′lerden bu yana basamak basamak büyümüş olması. 1986 yılına kadar kilim üreten aile, bu tarihten sonra halı üretimine başlamaya karar veriyor ve tek bir tezgah alarak işe girişiyor. 1986 yılı sonunda tezgah sayısı üçe çıkıyor. 1990 yılında tezgah sayısı 17 oluyor.

    Bugün ise Erdemoğlu’na bağlı Merinos Halı, yaklaşık 50 milyon doları zorlayan ihracat rakamı ve 20 milyon YTL’yc doğru tırmanan kârıyla Türkiye’nin en büyük şirketleri arasında yerini aldı. Şirketin yönetim kurulu başkanı İbrahim Erdemoğlu, “Bir şirketin kârının büyümesi, tek başına hiçbir şey ifade etmez. Eğer şirket büyürken çalışanların yaşam koşulları da iyileşiyor, topluma katkı sağlanıyorsa değeri vardır büyümenin” diyor. Ekonomist: “Biz bir aileyiz” diyorsunuz. Aile olabilmek için neler yapıyorsunuz?

    İbrahim Erdemoğlu: Gaziantep’te biz hastalandığımız zaman Amerikan Hastanesi’ne gideriz. Birlikte çalıştığımız herkes de Amerikan Hastanesi’ne gider. Fabrikamızda bir tek mutfak vardır. Yöneticiler için ayrı, çalışanlar için ayrı bir mutfak yoktur. Hepimiz aynı mutfaktan çıkan yemekten yeriz. Örneğin fabrikamızda 30-40 arabalık üstü kapalı bir otopark vardır. Kim erken gelirse arabasını koyar. Ben biraz geç geldiğim için benim arabam hep güneşin altındadır. Tam eşitlik ilkesi vardır bizde.

    Her çalışana ev fikri nereden çıktı? Erdemoğlu: 2002 yılına kadar ben 120 metrekare bir evde oturuyordum. Ekonomik koşullarımız iyileşince, Gaziantep’te yeni yapılmakta olan villalara taşınma fikri oluştu. Villaların olduğu yere gittim. 550-600 metrekare civarında yapılardı. Evden çıktığımda kendime şu soruyu sordum: Sen ne yaptın da bu evi hak ettin? Tek verdiğim yanıt şu oldu: “Ben bu evde oturmayı, birlikte çalıştığım insanlarla başardım.”

    O zaman birlikte çalıştığım insanlar, gecekondularda sağlıksız koşullarda otururken ben nasıl 550 metrekare lüks bir villada oturmaya hak sahibi olabilirdim. Ertesi sabah hemen genci müdürümüz ve yönetim kurulu üyemiz Erdoğan Bey’in yanına gittim. Çalışanlar için konut yaptırma fikrimi söyledim. Çok şaşırdı. Maliyetinin yüksek olacağını söyledi, ama biz yine de projeyi başlattık birlikte. Bugünkü koşullarla 1.5 milyon YTL bedelle arsa aldık ve inşaatı başlattık.

    Her çalışana ev alıyor musunuz?
    Erdemoğlu: Şirkette beş yılını dolduran tüm arkadaşlara uygulanıyor ayrımsız olarak. Evlerimiz üç oda bir salon. 132 metrekare brüt. Birinci derecede lüks yapılar. Asansörlü ve ahşap zeminli. Bu konutları, çalışanlar için anlaştığımız bir inşaat şirketine yaptırıyoruz. İşçiler, evlerin parasını nasıl ödüyor?

    Erdemoğlu: Bu konutların tamamının ödemesini biz yapıyoruz. Şu anda beşinci yılını dolduran 250 kişiye, haziran ayında evlerini teslim edeceğiz. Her yıl kaç kişi beşinci yılını doldurduysa o alanda inşaat başlıyor. Evin maliyeti ne kadar olduysa yüzde 50’sini şirket karşılıyor. Yüzde 50’si, çalışanın maaşından kesiliyor.

    Bir işçinin bir evin bedelini ödemesi ne kadar zaman alıyor?
    Erdemoğlu: Çalışanın maaşının dörtte birini kesiyoruz. Dolayısıyla bazıları üç yılda ödemesini bitirecek, bazıları beş yılda, bazıları ise 10 yılda. Bu projeye üç yıl önce başladığımızda şimdiki gibi konut kredileri yoktu. İnsanların ev alma olanağı bu kadar gelişmemişti. Biz projeye böyle bir ortamda üç yıl önce, inşaata ise iki yıl önce başladık. Evler Gaziantep’te yapılıyor. İzmir ve İstanbul’da henüz beş yılını dolduran arkadaşlar olmadığı için orada inşaat yok şu anda. Şu anda kaç proje var? Bu evlerin maliyeti ne kadar?

    Erdemoğlu: Beş yılı dolduran kaç kişi varsa, o yıl o sayıda inşaata başlanıyor. Ve iki yıl içinde bitiyor. Şu anda inşaatı devam eden konut inşaatı sayısı 500. İlk araziyi aldığımızda zaten 800 konutluk bir alandı.

    Bu yıl başlayan arkadaşların konut maliyetleri, 45 bin YTL’den başlıyor. Geçen yılki ise 40 bin YTL liraya mal oldu. İki yıl önce başlayanlar, 35 milyardan konut sahibi olacak. Yani 17.5 bin YTL ödemiş olacaklar. Başka ayrıcalıklar da tanıyor musunuz işçilerinize?

    Erdemoğlu: Geçen yıl biz, altı yılını dolduran çalışanlarımızla birlikte güney sahillerinde 5 yıldızlı bir otele tatile gittik. Altı yılı dolduran herkesi, eşleri ve çocuklarıyla birlikte hep birlikte 750 kişiye tatil yaptırdık.

    Bütün bunlar size, verimlilik yada sadakat olarak geri dönüyor mu?

    Erdemoğlu: Temel prensibimiz, kârımızdan yüzde 10 gibi bir rakamı sosyal sorumluluk alanında değerlendirmek. Eğer bana sorarsanız; tüm bu yatırımın rakam olarak geri dönüşünü hesapladınız mı diye, size cevap veremem. Ama Merinos’un başarısı ortada. Demek ki, bunların bir geri dönüşü var. İnsanlara ne verirseniz onu geri alırsınız. İnsanlar da kendilerine yapılan yatırımı anlıyorlar.

    ERDEMOĞLU Şirketler Grubu’nda çalışmak, Gaziantep’de oldukça popüler. Çok başvuru aldıklarını, hatta bazıları için milletvekillerinin bile devreye girdiğini söyleyen ibrahim Erdemoğlu, işe alım süreçlerini ve yaklaşımlarını şöyle özetliyor:

    “Bizde çalışmak için çok başvuru var. Bunlar için hatta milletvekillerinin bile aradığı oluyor.
    Bizde bütün işe alımlara, altı kişilik bir komisyon karar veriyor. Altı kişinin tamamının alınacak kişiye onay vermesi şart. Dolayısıyla tanıdık vasıtasıyla işe alım bizde olmaz. Zaten çalışan sirkülasyonu bizde yüzde 4 civarında. Amacımız ‘istediğimi alır, istediğimi işten atarım’ mantığıyla hareket etmek değil. Biz, şirketimize girenin buradan emekli olmasını istiyoruz. Diğer şirketler gibi flört etmekten yana değiliz, iki yılını bir şirkette, üç yılını başka bir şirkette diyerek farklı kurumlarda çalışanlar işinizi ne kadar sahiplenebilir ki?”
    13/03/2006-EKONOMİST