Isaac Newton Özellikleri

'Hakkında bilgi' forumunda Masal tarafından 5 Eylül 2012 tarihinde açılan konu


  1. Isaac Newtonun Özellikleri Nedir


    Isaac Newtonun Özellikleri Hakkında Bilgi


    Isaac Newton 1642 yılının Noel gününde, İngiltere'nin Grantham şehrinin yakınlarındaki Woolsthorpe’da bir erken doğum sonucu dünyaya geldi. Newton oldukça zayıf bir çocuktu ve hatta ilk günlerinde hayatta kalacağı beklenmiyordu.Babasını doğumundan önce kaybetmişti.Newton 4 yaşındayken annesi başka biri ile evlendi ve yeni kocasının yanına yerleşti. Annesi Newton'u anneannesine bıraktı ve Newton yedi yıl anneannesinin yanında kaldı.

    Annesi kocası yedi yıl sonra ölünce, kendisine oldukça yüklü bir miras kalarak geri döndü. 19 yaşındayken yerel bir eczacının üvey kızı olan Miss Storey ile nişanlanmış, fakat Newton'ın yoğun dersleri nedeniyle ilişkileri sonlanmıştır. Newton hayatı boyunca hiç evlenmemiştir, başka bir ilişkisi bilinmemektedir ve bu ilişkiyi hep hatırladığı söylenir.

    Newton'ın büyük bir eleştirilme ve yadırganma korkusu vardı;
    bu nedenle buluşlarını ilk düşündükten yıllar sonra yayınladığı düşünülmektedir. Bu yönü bazı bilim adamları ile sert tartışmalara girmesine de neden olmuştur. Leibniz'i kendi fikirlerini çalmak ile suçlamış, ününü ve gücünü kullanarak Leibniz'in kendisini savunmasına engel olmaya çalışmıştır. Başka bir fizikçi Robert Hooke ile çeşitli konularda tartışmaları olmuştur. Newton'ın Principia kitabını yayınlamak için Hooke'ın ölümü beklediği de söylenir çünkü Hooke'ın ölümünden bir sene sonra yayınlamıştır.

    Newton'un İlginç Kişisel Özellikleri;

    Neşeli olduğunu,güldüğünü gören yoktu.Herkese şüpheyle bakıyordu.

    Dalgınlığı dillere destan olacak şekildeydi.

    Bazı sabahlar uyanınca eğer aklına bir fikir gelmişse saatlerce yataktan çıkmazdı.

    Üniversitede kendi laboratuvarında acaip deneyler yapıyordu.

    Bir keresinde sadece merak ettiği için bir çuvaldızı gözyuvasına sokmuştu.

    Niyeti gözle kemik arasında kalan bölgeye,yani gözün arkasına dek ulaşmaktı.

    Mucize eseri bir şey olmadı.Ancak gözüne eziyet etmeye kararlı gibiydi.

    Nitekim bir gün,görüşünü nasıl etkileyeceğini anlamak için dayanabildiğince Güneş’e baktı.

    Tabii ki sonra karanlık bir odada günlerce kalmak zorunda kaldı.

    Ama bunların yanısıra üstün bir aklı vardı.

    Daha öğrenci iken,o günlerin matematiğini kısıtlayıcı olarak niteliyordu.

    Tamamen yeni bir biçim olan diferansiyel ve integral hesaplarını buldu.

    Garip huyları gençliğinde de olduğu için bu hesaplarından 27 yıl kimseye bahsetmedi.

    Aynı şekilde optik alanında ışığı incelemiş,spektroskopi biliminin temellerini atmıştı.

    Özel ilgisinin sadece bir kısmı gerçek bilimle ilgili olmuştu.

    Hayatı boyunca çalışmaya harcadığı zamanın yarısı simya ve dinsel uğraşlardı.

    Ariusçuluk denilen son derece sapkın bir mezhebin gizli üyesi idi.

    Orijinal metinleri daha iyi tarayabilmek için kendi kendisine İbranice öğrenmişti.