İş Hayatında Özgüven

'Sosyal Konular' forumunda YAREN tarafından 23 Ocak 2009 tarihinde açılan konu






  1. Öz güven eksikliği, iş hayatında genellikle çekingenlik, risk alamama, büyük düşünememe, yetki verememe, sorumluluk alamama, kaygı, stres, kendini ifade edememe, gerginlik, topluluk karşısında konuşamama, ikna kabiliyetinin azlığı gibi sıkıntılara yol açar.

    Yüz koyunu otlatabilecek özgüvene sahip bir çobana, on koyun verirseniz, o çoban on koyunu çoğaltarak yüz koyuna çıkarır, on koyun otlatabilecek bir çobana yüz koyun verirseniz o çoban gergin, stresli kaygılı olduğu gibi kaybede kaybede koyun sayısını ona indirir.

    Aynı bilgi ve beceriye sahip iki kişiye birer işletmenin yöneticiliğini teslim etseniz, öz güveni yüksek kişi, başarısını nasıl artıracağını, işini nasıl geliştireceğini, yeni olarak neler yapması ve ne gibi projeler üretmesi gerektiğini düşünür, yani kendisini geliştirmeye odaklanır, öz güveni yüksek olan kişi, içinde güçlü bir motivasyon, umut ve gelişimcilik duygusu hisseder, işinden ve hayattan zevk alır, dengeli bir şekilde işini geliştirir.

    Öz güveni eksik kişi ise, zarar vermeye odaklıdır, beyninde iflas ve zarar görüntüleri vardır, kaygılıdır, gergindir, streslidir, umutsuzdur, büyük düşünemez, yeni projeler üretemez, risk alamaz, cesur davranamaz, kişiye yetki veremez, çünkü kendisine güvenmediği için başkalarına da güvenemez detaylarda boğulur.

    Öz güven, arabanın motoru gibidir, motor ne kadar güçlü ise verimde o kadar artar, kişide özgüven ne denli yüksekse, başarıda o ölçüde gelir.

    Her insanın mükemmel bir özgüven güç potansiyeli vardır. Fakat bu potansiyel çocuklukta aşırı eleştiri, negatif tecrübeler, iflas, aldatılmalar, baskılar gibi sebeplerle özgüveni azaltır. Negatif telkin ve tecrübeler iç dünyamıza yerleştiği için kişi kendi kendine ne kadar çok “güvenmeliyim” dese, o kadarda kendisine güvenmesi çok zordur ve uzun zaman alır.

    İş dünyasında sık karşılaştığımız özgüvenle yakından ilgili bir sıkıntı da, aşırı ego ve hırstır. Egosu kabarmış gururlu insan, hayata olaylara insanlara vs objektif bakamaz. Egosu kabarmış kişi: * işlerini usulüne uygun takip edemez.* İşlerde terslik olursa çözmek yerine bağırıp çağırmayı tercih eder* tabir-i caizse “çabuk gaza” gelir. Mantığıyla değil egosuyla karar verir, egoyla birlikte hırsta olursa, hesapsız işlere girer, etrafındaki insanların uyarılarını dikkate almaz.

    Hırs yelkenliyi götüren rüzgara benzer; rüzgar az olursa yelkenliyi götürmez, çok olursa yelkenliyi devirir.

    Genellikle hırsla motivasyonu karıştırırız, motive olmuş kişide mantık dengededir, kişi tatlı bir heyecan hisseder üretkendir, aşırı hırslı kişi ise gergindir objektif bakamaz alternatif düşünme becerisini zorlaştırır çok çalışır, az üretir, işin kötü yanı bu kişiler egolarının ve hırslarının farkında değillerdir ve kolay kolay kimse onlara egolarını göstermeye cesaret edemez.

    Öz güven geliştirmek için neler yapmak gerekir ?
    Kendinizi sevmeniz kendinizle barışık olmanız kendi değerinizin farkında olmanız size güç verir, sizi motive eden açık net ve kesin hedeflerinizin olması size güç verir, geçmişteki hatalarınıza tecrübe ve eğitim gözüyle bakmanız size güç verir.

    Kendimizi kendimizle ya da rakiplerimizle kıyaslamak yerine geçmişteki kendimizle kıyaslarsak yani ne kadar mesafe kat ettiğimize bakarsak kendimizi daha güçlü hissederiz.

    Kişi yeterince kendi ile barışamıyor, güçlü yönlerini göremiyor, zayıf yönlerini görmekten kaçıyor, hedef belirlemekten çekiniyor, geçmişteki kötü tecrübelerin etkisinden kurtulamıyor ve kendisini hep başkaları ile kıyaslıyorsa iç dünyasında sınırlamalar var demektir.

    Böyle bir durumda sorun oldukça ilerlemiş demektir kişinin iç dünyasına girerek oradaki sorunları gidermek bir uzmanın işidir.