İpek Yolunun Tanıtımı

'Ansiklopedik Bilgi' forumunda Meryem tarafından 10 Aralık 2011 tarihinde açılan konu


  1. İpek Yolunun Tanıtımı
    İpek Yolunun Tarihçesi
    İpek Yolunun Tarihi




    İPEK YOLU
    İpek yolu coğrafi konumu nedeniyle Anadolu, eski çağlardan beri doğu ile batı arasında bir köprü görevi görmüştür. Anadoluda Hitit Dönemine kadar dayanan,doğal geçitlerin kullanıldığı bir yol şebekesinin var olduğu bilinmektedir. Bu yollar, daha sonraki dönemlerde de kullanılmıştır.Roma ve Bizans dönemlerinde, yaklaşık 75 km.lik menzillerde konaklama ve askeri amaçlı yapıların varlığı, Anadoluda ister ticari ister dini veya askeri olsun, bir yol şebekesinin bulunduğunu göstermektedir.

    Anadolu, İpek Yolunun da en önemli kavşak noktalarından biri olmuştur. Orta Çağda, İpek Yolları Çinden başlayıp Orta Asyada birden fazla güzergahı izleyerek ve Anadoluyu geçerek Trakya üzerinden Avrupaya uzanmıştır. Ayrıca, Ege kıyılarında Efes ve Milet, Karadenizde Trabzon ve Sinop, Akdenizde Alanya ve Antalya gibi önemli limanları kullanarak deniz yolu ile de Avrupaya ulaşmıştır.

    Anadoluda İpek Yolu;

    Kuzeyde: Trabzon, Gümüşhane, Erzurum, Sivas, Tokat, Amasya, Kastamonu, Adapazarı, İzmit, İstanbul, Edirne,

    Güneyde:
    Mardin, Diyarbakır, Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş, Kayseri, Nevşehir, Aksaray, Konya, Isparta, Denizli, Antalya merkezlerini izlemektedir. Ayrıca, Erzurum, Malatya, Kayseri, Ankara, Bilecik, Bursa, İznik, İzmit, İstanbul güzergahının da kullanıldığı bilinmektedir.

    Selçuklular, Anadoludaki ticari faaliyetleri canlı tutmak amacıyla, yabancılarla anlaşmalar yapmışlar, ticaret yapan kimselere, yolculuklarında karşılaşabilecekleri soygunlara ve her türlü zarara karşı devlet güvencesi vererek, ilk “Devlet Sigorta Sistemini başlatmışlar ve gümrük vergilerinde uyguladıkları indirimlerle ticari hayatı özendirmeye çalışmışlardır.

    Kervansaraylar, bu canlı ticari ortamda önemli görevler yüklenmiş kuruluşlardı. Issız yollar üzerinde kaleyi andıran görünümleri, zengin taş süslemeleri, gelişmiş mekan tasarımları ile mimari açıdan da çok etkileyici olan kervansaraylar, seyahat ve ticareti güven altına alan, sosyal dayanışmayı sağlayan, gelenlerin mallarını pazarladıkları durak yerleri, ordunun sefer zamanında ikmalini kolaylaştıran üslerdi. Genellikle, yürüyüşle 8-10 saati geçmeyen, 30-40 km aralıklarla inşa edilmişlerdir. Her türlü hizmetin vakıf olarak karşılandığı bu yapıların içinde nalbant, araba ve koşum takımı onarıcıları, doktor, veteriner ile hamam, çeşme, mescit gibi bölümler bulunmaktaydı.