İnsanın En Hayırlısı

'Dini Konular' forumunda Semerkand tarafından 4 Mart 2012 tarihinde açılan konu


  1. İnsanların En Hayırlısı
    En Hayırlı insan
    insana hizmet eden


    Allah rızası için bir hizmetin içinde bulunmak kadar kazançlı bir iş yoktur. Rasulullah (s.a.v) Efendimiz hizmet ehlini şöyle övmektedir:

    “Bir topluluk içinde en büyük sevabı, onlara hizmet eden alır.”646

    “İnsanların en hayırlısı, diğer insanlara en faydalı olandır.”647

    ”Sadakaların en faziletlisi, Allah yolunda hizmet etmektir.”648

    Ashab-ı Kiram (r.anhüm) hizmetin şerefini bildikleri için, içlerinde en faziletli olanlar hizmet işinin kendilerine verilmesini isterlerdi. Eğer onu elde edemez ise, müezzinlik hizmetinin kendisine kalmasını istirham ederlerdi.

    Kardeşlere yapılan hizmet, nafile ibadetten daha üstündür. Bu konuda şu hadisleri hatırlatmamız yeterlidir:

    Rasulullah (s.a.v) Efendimiz bir müminin ihtiyacı için koşmanın faziletini ve şerefini şöyle belirtiyor:

    “Bir mümin kardeşimin ihtiyacını görmek için yürümem bana, şu mescitte (Mescid-i Nebide) oturup bir ay itikafa girmekten daha sevimlidir.”649

    Hizmetin en büyük kerameti, insanı Allahu Teala’nın sevgi ve yardımına mazhar etmesidir. Efendimiz (s.a.v) buyuruyor ki:

    “Bir kul, din kardeşinin yardımında bulunduğu sürece, Allah da onun yardımında olur.”650

    Ashaptan Abdullah İbnu Abbas (r.a), Hz. Peygamber’in (s.a.v) mescidinde itikafa girmişti. Yanına bir adam geldi, selam verdi ve oturdu. İbnu Abbas (r.a) adamın yüzüne baktı, onu biraz kederli gördü:

    -Ey falancı! Seni kederli ve üzüntülü görüyorum, bir sıkıntın mı var? diye sordu. Adam:

    -Evet, ey Allah Rasulünün amcasının oğlu. Falancının üzerimde velâ hakkı var, para karşılığında beni hürriyetime kavuşturdu. Fakat şu kabirde yatan Peygamber hakkı için söylüyorum, üstlendiğim borcu ödeyecek gücüm yok” dedi. İbnu Abbas (r.a):

    -Ona senin hakkında konuşsam olur mu? diye sordu. Adam:

    -İstersen bir konuş” dedi. İbnu Abbas (r.a) hemen ayakkabılarını giydi, mescitten çıktı. Adam:

    -İtikafta olduğunuzu unuttunuz herhalde!” diye hatırlatmada bulundu. İbnu Abbas (r.a):

    -Hayır unutmadım. Fakat ben şu kabirde yatan Hz. Peygamber’i (s.a.v) işittim. O aramızdan ayrılalı çok geçmedi. Bu arada İbnu Abbas’ın gözlerinden yaşlar boşandı. Sözüne devam etti: Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu:

    “Kim bir din kardeşinin ihtiyacını gidermek için yürür ve sıkıntısını giderirse, bu yaptığı onun için on senelik itikaftan daha hayırlıdır. Halbuki, kim Allahu Teala’nın rızası için bir gün itikafa girse Allahu Teala onunla cehennem ateşi arasında üç hendek koyar. Her bir hendeğin arası doğu ile batı arası kadar uzaktır.”651

    Ashabın büyüklerinden Muaz b. Cebel (r.a) demiştir ki: Allah yolunda cihada giden arkadaşlarımın eşyalarını hazırlamam, yüklerini düzeltmem ve bineklerini çekip çevirmem bana on nafile hacdan daha sevimlidir.”652

    Ebu Kilabe el-Basri (rah.), şu hadiseyi anlatmıştır:

    “Rasulullah (s.a.v), yolculuk yaparken ashabını gruplara ayırıyordu. Bir defasında grubun birisi Efendimiz’in (s.a.v) huzuruna gelerek gruptaki bir şahsı şöyle övmeye başladılar:

    “Ey Allah’ın Rasulü! Biz bunun gibisini görmedik. Bir yere indiğimizde hemen namaza koşar; durmadan namaz kılar. Hareket edince tek işi Kur’an okumaktır. Bir de devamlı oruç tutuyor” dediler. Rasulullah (s.a.v):

    “Ona bunları yapma imkanını kim veriyor. O bunları yaparken ihtiyaçlarını kim görüyor?” diye sordu. Arkadaşları:

    “Bizler!” diye cevap verdiler. Rasulullah (s.a.v), aynı soruyu bir kere daha sordu. Onlar tekrar:

    “Bizler!” diye cevap verince, Efendimiz (s.a.v):

    “Bu durumda sizin hepiniz ondan daha hayırlısınız buyurdu.”653

    Hace Ubeydullah Ahrar (k.s) hizmetin ibadetler içindeki sevap ve yerini şöyle belirtir:

    “Hâcegân yolunda (Nakşibendî terbiye sisteminde) içinde bulunulan vaktin icabı neyse ona göre davranılır. Şahsi zikir ve murakabe, ancak müslümanlara hizmet edecek bir durum olmadığı zaman yapılır. Gönül almaya vesile olacak bir hizmet, zikir ve murakabeden önce gelir. Bazıları nafile ibadetlerle uğraşmanın zikirden üstün olduğunu zannederler. Halbuki gönül feyzini temin eden şey, Allah için başkalarına hizmet etmektir.”654

    Ölçü şudur: Hak yolcusu farzların dışında hangi iş ve ibadeti yapacağını kendisi belirlemez. Tercihi mürşidine bırakır. Mürşit ona hangi işi ve nafile ibadeti gerekli görüyorsa onu emreder. İnsan için en hayırlısı ve emniyetlisi odur. Hizmet eden zikir çekmez denemez. Zikir, duruma göre değişik şekillerde yapılabilir. Fakat şunu unutmamak gerekir: Zikir hiç ara verilmeyecek bir ibadettir. Bütün ibadetlerin hedefi devamlı zikir hâlini muhafaza etmektir. Kalbin Yüce Allah ile irtibatını ve uyanıklığını artırmayan bütün hizmetlere şeytan karışmış olabilir. Bu durumda hizmet ehli, niyet ve vaziyetini bir daha kontrol etmelidir. Hizmetteki hedef, hem nefsimize, hem de mümin kardeşlerimize fayda vermektir. Asıl fayda, Yüce Allah’a yakınlık sağlayıp dost olmaktır.



    menzil. net ( Dilaver Selvi)

    [​IMG]