İnsanın Bir Eşi Olmalı

'Masallar ve Hikayeler' forumunda özgüsu tarafından 23 Ocak 2009 tarihinde açılan konu


  1. İnsanın eşi olmalı, bakarken yüreğinin kabardığı,
    gözlerinden gözlerine yüreğinin aktığı...aşık olduğu bir eşi olmalı!

    Sabah gözlerini açtığında, yanında olduğunu görüp,
    şükürler etmeli Yaradana. Koklamalı saçlarını.
    Uyuyan eşine şefkatle bakıp, usulca dokunmalı yüzüne,
    varlığını hissedebilmek için. Parmakları titremeli,
    incitirim korkusuyla.
    Sürekli çağlayan bir pınar olmalı gönlü...kramplar girmeli midesine,
    onsuzluk aklına geldikçe!

    Rüzgar onun kokusunu getirmeli, yağmur onun sesini.
    Elleri yanmalı ellerini tutabilmek için.
    Akşam onu görecek diye, pırpır etmeli yüreği.
    Kelebekler gibi olmalı insanın kalbi. Ayakları birbirine
    dolaşmalı heyecandan, eve dönerken eşi.
    Beklemek asırlar gibi uzun gelmeli.
    Gelişi ile sonsuz bir nur dolmalı içine.
    Yüzüne baktığında, konuşmadan anlamalı derdini, tasasını,
    öfkesini, sevincini, coşkusunu...vs.
    Güven duymalı, herşeyiyle. Başını göğsüne koyup,
    huzurla uyuyabilmeli, tüm düşüncelerinden arınmış olarak.
    Babası, abisi, arkadaşı, dostu, sırdaşı, anası, çocuğu olmalı...
    Şımarabilmeli yanında. Kıskanılmalı zaman zaman da...



    Bir eşi olmalı insanın!!!

    Sabah yolcularken işine, içi acımalı, daha yollarken özlemeye
    başlamalı. Seni şimdiden özledim!!!

    Akşam dönüşünü beklemeli sabırsızlıkla. Gözleri yollarda
    kalmalı ve kapıyı çalmadan açmalı...aşkla karşılamalı,
    hasretle sarılmalı boynuna, özlemle koklayıp, öpmeli,
    yıllarca uzak kalmışcasına! Her günü bir başka güzel olmalı
    yaşamın, bir başka özel, bir başka soluklanmalı her anında.
    Verdiği hiç bir şeyin yeterli olmadığını düşünüp, kahrolmalı,
    daha fazla ne yapabilirim diye düşünmeli.
    Mutluluk saçmalı etrafına.



    Bir eşi olmalı insanın,
    cennetten köşe almışcasına sevdiği,
    sakındığı, bakmaya kıyamadığı...Her bir hücresinden aşkın
    fışkırdığı, çölde okyanusu yaşadığı bir eşi olmalı!




     



  2. Cevap: İnsanın Bir Eşi Olmalı

    Kesinliklee haklısın 2.simi Allah esirgeye :D :D :D

    İşin şakası tabiki.. İnsanın eşi aynı zamanda sevgilisi dostu arkadaşı yoldaşı dertdaşı herşeyidir...
     



  3. Cevap: İnsanın Bir Eşi Olmalı

    Çok güzel bir yazı, çok güzel bir anlatım bende başka bir yazısını paylaşmak istedim sizlerle teşekkürler Özgüsu'cummmmmmmm :f40:


    Kasım hüznü çökmüş bakışlarımın göbeğine.
    Avuçlarımda cam kesikleri, yüreğimde can kırıkları...
    Kanıyorum.
    Aylar ne de çabuk geçmiş değil mi.
    Zaman hayatımızda hükmedemediğimiz tek mefhum anlaşılan ve ne yaparsak yapalım asla durdurulamıyor.

    Bugün gidişinin kaçıncı günü bilmiyorum.
    Hatırlayabildiğim tek şey ise bana yazdığın, her kelimesi sahra topu misali düştüğü yeri,dokunduğu herşeyi yok eden mesajların oldu.
    Özlemin dayanılmaz bir işkence olduğunda, acımı dindirmek için çıkarıp okuduğum ve tek solukta içtiğim bir tutam zehir...

    Sahi neydi bizi ayıran?
    Mutlu musun gerçekten?
    Kim benim kadar sevebildi seni?

    Şifasız bir ağrı...
    Sol yanım acıyor...
    Bu bir ölüm ağrısı biliyorum.
    İflah etmeyecek beni.
    Gidersem...
    Sonsuza göç edersem...
    Kim anacak seni her satırında...
    Kim üşümesin diye örtecek yalnızlığını...
    Kim bekleyecek seni sabahlara kadar?

    Şimdi sen oralarda kendi yalnızlığın içinde ürperiyorsundur da.
    Kim ben gibi, canından can çıkarcasına sarılarak
    Bağrından koparcasına gelen bir sesle CANNN diyor?
    Canımsın, aşkımsın diye bitmez tükenmez bir çağlayan gibi sana akıyor?

    Nereye yürüsem tüm yollar sana çıkıyor.
    Anılar sürgün yaşarken gönül gurbetimde, çığ düşüyor bakışlarımdan.

    Geçer demiştin, unutursun...
    Hadi söyle bana canözüm, söyle...
    Sen unutabildin mi beni gerçekten.
    Bu deli kızın aşkını söküp atabildin mi yüreğinden?
    Yok yoookkkk...
    Hiç sanmıyorum unuttuğunu.

    Unutulsaydım, unutsaydın, ben hala sürgün yaşar mıydım?
    Hala gurbet türküleri söyler miydi içimdeki mısralarım?
    Bir gün kara haberimi aldığında, beni buralarda arama.
    İçimdeki gurbet bitmiş, sana kavuşmuş olacağım...
    Seni gurbete salarak...

    Mirasın çok ağır be gülüm, taşıyamıyor bedenim. İflas ettim...

    Sen şimdi yine çatılarda Adaları mı seyrediyorsun bir başına.
    Yine sarıyor musun bir yaprağa gözyaşlarını, tütün sarar gibi.
    Yola karışan sele bırakıyor musun, denize kavuşur diye.
    Peki hani o meşum gün geldiğinde bir soluk olacak mısın başucumda.
    Toprağımı sulayacak mısın gözyaşlarınla?

    Şimdi gidiyorum birtanem. Belki de bu sana yazdığım son mektup.
    Tıpkı senin bana yazdığın ilk ve son mektup gibi, ama benimki biraz farklı sanırım.
    Dedim ya canım, yaklaştı sanırım, vakit tamam diyeceğim an.
    Birazcık kendime gelirsem yine yazacağım.
    Çünkü anlatacağım o kadar çok şey var ki, bunları söylemeden hoşçakal demek istemiyorum.

    İçimse sessiz volkanlar...
    Çağıl çağıl yanıyor hücrelerim...
    Atomlarıma ayrılıyorum sanırım.

    Eylül GÖKDEMİR...
     



  4. Cevap: İnsanın Bir Eşi Olmalı

    Böyle hissedebilen eşlere ne mutlu. :f40: Güzel bir paylaşımdı. Teşekkürler Özgüsu
     



  5. Cevap: İnsanın Bir Eşi Olmalı

    ozgusu super paylasım emegine saglık:f118: