İnkılaplardan önce Türkiyede yaşam hakkında bilgi

'Soru Cevap' forumunda EyLüL tarafından 21 Kasım 2012 tarihinde açılan konu


  1. İnkılaplardan önce Türkiyede yaşam nasıldı

    Atatürk İnkılapları Yapılmadan Önce Türkiyemiz Nasıldı?

    Osmanlı Devleti 13 yy’ın sonlarından 20 yy’ın ilk çeyreğine kadar varlığını sürdürmüş, bu çerçeve içerisinde ilk iki yy yayılma ve genişleme yy’ı olmuştur

    Siyasi ve kültürel açıdan hızlı bir gelişme kendisini, Osmanlı’nın zirvesi 15- 16 ve 17 yy kalsil dönem Osmanlının tüm kurum ve kuruluşlarıyla kendi içinde ve dışında mükemmelliğe ulaştığı en parlak dönemdir

    Klasik dönemde Osmanlı İmparatorluğu uçsuz bucaksız sınırlara ulaştığında neredeyse sonsuz diyebileceğimiz ırklar manzumesine sahipti Hiç şüphe yok ki, böyle bir yapılanma çok kültürlü idi Dil, etnisite ve din farklılıkları resmi dilin Türkçe olmasına karşın düşünüldüğünde, bir Türk haritası çizmiyordu Ve Müslümanlığı kabul etmiş bir kişinin kendi etnik ve kültürel özelliklerinden vazgeçmesi gelenek ve göreneklerini kısacası yaşayış tarzını, terk etmek zorunluluğu yoktu.Fakat Osmanlı İmparatorluğu’nun tebaası,yaşam düzeyi ve kültürü açısından biribirine çok benzerdi Bu benzerlikte muhtelif din ve dile tabi olmak çok şey ifade etmezdi.

    Bu doğrultu da sosyal hayatın merkezi Osmanlı kentlerinde yaşam, özellikle ulaşım ve ekonomi gibi bazı koşullara bağlı olarak gelişmiştir Osmanlı kentleri ticaret ve siyasetin merkezi olmasının yanında özellikle zengin kesimin yerleşim alanıydı

    Omsalı kentlerinin 1580 dolaylarında ki konumunu gösteren bir haritada yüksek bir kentleşme düzeyine ulaşmış üç bölge saptanabilir: Ege kıyısında Gediz Çayı ve Büyük Menderes arasındaki ki bölge, Kızılırmak ve Yeşilırmak’ın yaşadığı kısımları ve bu çalışmanın kapsadığı alan Dicle ve Fırat vadileridir Kızılırmak, Yeşilırmak bölgesinin büyük kısmı, Kastamonu sancağına, dolayısıyla Anadolu vilayetine dahil birkaç kentin varlığına karşın, Rum vilayetleri sınırları içerisinde idi B u nedenle Kızılırmak ve Yeşilırmak yakınında ki kent topluluğu Rum vilayeti kentleri olarak adlandırılmaktaydı Büyük Menderes, Küçük Menderes ve Gediz vadilerinde ki kent yığılmasını, Rum vilayetlerine göre çok daha düşüktü Ama Ege bölgesi, komşu yörelerle karşılaştırıldığında oldukça sık bir kentsel yerleşim örgüsüne sahipti..

    Küçük ve iyice bölünmüş cemaatler halinde yaşayan Osmanlıların kendi kentlerini fazla umursamadıkları izlenimi edinmek de mümkündür Çünkü eski araştırmacılara göre önem verilen şeyler sadece din ve aile yaşamıydı, yani bir yandan camiler ya da kiliseler, öte yandan da konutlar Bu toplumsal yapı da gerçek anlamda bir kent bilincine yer kalmamış oluyor.

    Ama günümüzde yapılacak araştırmaların bu tabloyu değiştireceği kesindir Dini bağ kuşkusuz önemliydi, ama bu, daha başka bağların yok sayılması anlamına gelmiyordu.

    15 ve 16 yy’lar da Anadolu kentlerinin fiziksel görüntüsü Selçuklu beylikler döneminden itibaren pek büyük bir değişiklik göstermedi, kentler fiziki özelliklerini korudu.