İngilizce Şiirler

'Merak Ettiklerimiz' forumunda Sitem tarafından 13 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. İngilizce Şiirler kısa
    İngilizce Şiirler ve anlamları

    BEDAVA

    Bedava yaşıyoruz, bedava;
    Hava bedava, bulut bedava;
    Dere tepe bedava;
    Yağmur çamur bedava;
    Otomobillerin dişi,
    Sinemaların kapısı,
    Camekanlar bedava;
    Peynir ekmek değil ama
    Acı su bedava;
    Kelle fiyatına hürriyet,
    Esirlik bedava;
    Bedava yaşıyoruz, bedava.

    Orhan Veli

    ingilizcesi;

    FREE

    We live free
    Air is free, clouds are free
    Valleys and hills are free
    Rain and mud are free
    The outside of cars
    The entrances of cinemas
    And the shop windows are free
    Bread and cheese cost money
    But stale water is free
    Freedom can cost your head
    But prison is free
    We live free

    Orhan Veli Kanık


    Memleket İsterim

    Memleket isterim
    Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
    Kuşların çiceklerin diyarı olsun.

    Memleket isterim
    Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;
    Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

    Memleket isterim
    Ne zengin fakir ne sen ben farkı olsun;
    Kış günü herkesin evi barkı olsun.

    Memleket isterim
    Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
    Olursa bir şikayet ölümden olsun.

    Cahit Sıtkı Tarancı

    İngilizcesi

    I Want a Country

    I want a country
    Let the sky be blue, the bough green, the cornfield yellow
    Let it be a land of birds and flowers

    I want a country
    Let there be no pain in the head, no yearning in the heart
    Let there be an end to brothers' quarrels

    I want a country
    Let there be no rich and poor, no you and me
    On winter days let everyone have hose and home

    I want a country
    Let living be like loving from the heart
    If there must be complaint, let it be of death

    Cahit Sıtkı Tarancı


    Nazım Hikmet Ran – Invitation

    INVITATION

    Galloping from Far Asia and jutting out
    into the Mediterranean like a mare’s head
    this country is ours.

    Wrists in blood, teeth clenched, feet bare
    and this soil spreading like a silk carpet,
    this hell, this paradise is ours.

    Shut the gates of plutocracy, don’t let them open again,
    annihilate man’s servitude to man,
    this invitation is ours..

    To live like a tree single and at liberty
    and brotherly like the trees of a forest,
    this yearning is ours.

    translation by Fuat Engin

    DAVET
    Dörtnala gelip Uzak Asya’dan
    Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
    bu memleket, bizim.

    Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
    ve ipek bir halıya benziyen toprak,
    bu cehennem, bu cennet bizim.

    Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
    yok edin insanın insana kulluğunu,
    bu dâvet bizim….

    Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
    ve bir orman gibi kardeşçesine,
    bu hasret bizim…
    Nazım Hikmet Ran

    “The lamb” by William Blake ve Türkçe tercümesi

    The Lamb

    Little lamb, who made thee?
    Dost thou know who made thee?
    Gave thee life, and bid thee feed
    By the stream and o’er the mead;
    Gave thee clothing of delight,
    Softest clothing, woolly, bright;
    Gave thee such a tender voice,
    Making all the vales rejoice?
    Little lamb, who made thee?
    Dost thou know who made thee?

    Little lamb, I’ll tell thee,
    Little lamb, I’ll tell thee:
    He is called by thy name,
    For He calls Himself a Lamb.
    He is meek, and He is mild;
    He became a little child.
    I a child, and thou a lamb,
    We are called by His name.
    Little lamb, God bless thee!
    Little lamb, God bless thee!

    William BLAKE

    Kuzu

    Kim yarattı seni ey küçük kuzu?
    Ey küçük kuzu,seni kim doğurdu?
    Kim yaşam verdi sana
    Irmak kıyılarında,çayırlarda;
    Bu güzel giysiyi sana kim ördü?
    Bu yumuşacık,bu bembeyaz yünü;
    Kime borçlusun o tatlı sesini?
    Sevince boğarsın bütün vadiyi
    Kim yarattı seni ey küçük kuzu?
    Ey küçük kuzu,seni kim doğurdu?

    Ey küçük kuzu,söyleyeyim sana,
    Ey küçük kuzu,söyleyeyim sana;
    ‘Kuzu’ senin gibi onun ismi de,
    O da bu ismi vermiş kendisine.
    O da sevgi dolu,o da mütevazı,
    O da bizim gibi çocuk yürekli.
    Ben bir çocuğum,sen de bir kuzu
    Senin ismin kuzu,benim ismim kuzu
    Kutsasın küçük kuzu seni tanrı!
    Kutsasın küçük kuzu tanrı seni!

    Çev:Tozan ALKAN