İngilizce Fiillerin 3. Halleri

'Merak Ettiklerimiz' forumunda Sitem tarafından 5 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. İngilizce Fiillerin 3. Halleri nedir
    İngilizce Fiillerin üçüncü Halleri

    İngilizcede Present Perfect Tense ile cümle kurarken esas fiile have ve has yardımcı fiilleri kullanılır.
    Cümlenin esas fiili de 3. haliyle kullanılır. (past participle)

    Özne + have/has + esas fiil (3. Halde) + nesne

    İngilizcede Present Perfect Tense önemli bir zamanlardan biridir. Öğrenilmesinde bazı zorluklarla karşılaşılmaktadır. Bunun nedeni de bu zamanın Türkçe'de ve birçok dilde karşılığının olmamasıdır. Yapısı çok basittir. Kullanımıyla ilgili problem söz konusudur.

    'Past participle', yani ingilizce fiillerin 3. halleri ise, present perfect tense ile birlikte kullanılır.

    örnek:

    I have cleaned the windows.

    1.2.3. Halleri Türkçe Anlamı

    awake awoke awoken uyanmak
    be was, were been olmak
    beat beat beaten vurmak
    become became become olmak
    begin began begun başlamak
    bend bent bent bükmek
    bet bet bet bahse girmek
    bid bid bid emretmek
    bite bit bitten ısırmak
    blow blew blown esmek
    break broke broken kırmak
    bring brought brought getirmek
    broadcast broadcast broadcast yayımlamak
    build built built inşa etmek
    burst burst burst patlamak
    burn burned/burnt burned/burnt yakmak
    buy bought bought satın almak
    catch caught caught yakalamak
    choose chose chosen seçmek
    come came come gelmek
    cost cost cost değer biçmek
    creep crept crept emeklemek
    cut cut cut kesmek
    deal dealt dealt anlaşmak
    dig dug dug kazmak
    do did done yapmak
    draw drew drawn çekmek
    dream dreamed/dreamt dreamed/dreamt rüya görmek
    drive drove driven sürmek
    drink drank drunk içmek
    eat ate eaten yemek yemek
    fall fell fallen düşmek
    feed fed fed beslemek
    feel felt felt hissetmek
    fight fought fought dövüşmek
    find found found bulmak
    flee fled fled firar etmek
    fly flew flown uçmak
    forbid forbade forbidden yasaklamak
    forget forgot forgotten unutmak
    forgive forgave forgiven affetmek
    freeze froze frozen donmak
    get got gotten elde etmek
    give gave given vermek
    go went gone gitmek

    grow grew grown büyümek
    hang hung hung asmak
    have had had sahip olmak
    hear heard heard duymak
    hide hid hidden saklamak
    hit hit hit durmak
    hold held held tutmak
    hurt hurt hurt yaralanmak
    keep kept kept saklamak
    know knew known bilmek
    lay laid laid yaymak
    lead led led rehberlik etmek
    learn learned/learnt learned/learnt öğretmek
    leave left left ayrılmak
    lend lent lent ödünç vermek
    let let let izin vermek
    lie lay lain yalan söylemek
    lose lost lost kaybetmek
    make made made yapmak
    mean meant meant anlamına gelmek
    meet met met buluşmak
    pay paid paid ödemek
    put put put koymak
    read read read okumak
    ride rode ridden binmek
    ring rang rung çalmak
    rise rose risen yükselmek
    run ran run koşmak say
    said said söylemek
    see saw seen görmek
    sell sold sold satmak
    send sent sent göndermek
    show showed showed/shown göstermek
    shut shut shut kapamak
    sing sang sung şarkı söylemek
    sit sat sat oturmak
    sleep slept slept uyumak
    speak spoke spoken konuşmak
    spend spent spent harcamak
    stand stood stood ayakta durmak
    swim swam swum yüzmek
    take took taken almak
    teach taught taught öğretmek
    tear tore torn yırtmak
    tell told told anlatmak
    think thought thought düşünmek
    throw threw thrown fırlatmak
    understand understood understood anlamak
    wake woke woken uyanmak
    wear wore worn giymek

    alıntı