ingilizce atasözleri ve anlamları

'Ders notları' forumunda YAREN tarafından 30 Kasım 2010 tarihinde açılan konu


  1. ingilizce atasözleri ve türkçe karşılıkları,
    ingilizce türkçe atasözleri,
    ingilizce atasözler

    ingilizce atasözleri ve anlamları


    Strike while the iron is hot

    Aba vakti aba, yaba vakti yaba .

    Give a dog a bad name and hang him.

    Adı çıkmış doksana inmez seksene

    Decline begins by internal strife.

    Yiğidi gam öldürür.

    Enough is as good as a feast.

    Azı karar çoğu zarar.

    Adam’s ale is the best brew.
    İçki tüm kötülüklerin anasıdır.

    Eat big , don’t speak big.
    Büyük lokma ye büyük konuşma.


    Although the chimney is curved , its steam smokes vertically.

    Baca eğri de olsa dumanı doğru çıkar

    When the blabber was thrown into the fire , he cried the wood is wet.
    Boşboğazı ateşe atmışlar, odun yaş diye bağırmış.

    Feed the crow ,it will hollow your eyes out.

    Besle kargayı oysun gözünü

    The mouth is not flavored even you talk about honey.

    Bal demekle ağız tatlanmaz.

    There would be an inheritance to be left to you but no Perfection

    Babadan mal kalır, kemal kalmaz

    Young mule leave its load in front of the door.
    Acemi katır kapı önünde yük indirir.

    He hits to either the horseshoe or the nail like the novice ironsmith
    Acemi nalbant gibi kah nalına vurur, kah mıhına

    Even though the mosque is very big ,imam does what he knows.

    Cami ne kadar büyük olsa imam bildiğini okur

    If someone wants clotted cream,he should carry the camus with him
    Canı kaymak isteyen, mandayı yanında taşır.

    Roses don’t grow in the bushes and all words are meaningless to the ignorants.
    Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez.

    Smoke will always be on the top of mountains.
    Dağ başından duman eksik olmaz

    You need lips to say Düt.
    Düt demeye dudak ister

    Eceli gelen köpek cami duvarına işer
    The dog which is soon to death of time pees on the mosque wall.

    Felek kimine kavun yedirir, kimine kelek

    Destiny serves watermelons to some people but some eat unripe melons.

    the unlucky hadji on the camel get snakebit
    Talihsiz hacıyı deve üstünde yılan sokar.

    If who has got the seal , he is THe Great Süleyman.
    Mühür kimde ise Süleyman odur

    The one who is prone to worship do not give an ear to azan.
    Namaza meyli olmayanın ezanda kulağı olmaz

    The rear wheel goes to where the front wheel goes.
    Ön tekerlek nereye giderse arka tekerlek de oraya gider

    Bodies get older but not hearts.
    Vücut kocar, gönül kocamaz.

    If you have money everybody is your friend but if you don’t have any,your road is narrow.
    Varsa pulun, herkes kulun; yoksa pulun, dardır yolun

    Time is cash
    Vakit nakittir.

    Strange sheep lies on side.
    Yabancı koyun kenarda yatar

    The dog which eats oil is understood from its fur.

    Yağ yiyen köpek tüyünden belli olur

    The road is found by asking.
    Yol sormakla bulunur

    Rich people drives throgh the mountain , poors get lost in the plain.
    Zengin arabasını dağdan aşırır, züğürt düz ovada yolunu şaşırır

    Rich people’s cotton fabrics seem to be silk.
    Zenginin basması ipekli görünür

    Rich people hits to the pouch ,poors hit to their knees.
    Zengin kesesini, züğürt dizini döver

    Ducks dives with the ass intead of the head.

    Şaşkın ördek başını bırakır, kıçından dalar

    Falcons eat bits of meat ,camels eats much grass.
    Şahin küçük et yer, deve büyük ot yer
    Dervishes think they are Sultans when they ride on a horse,Turnips think itself as oil when it is added to the meal.

    Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır.


    Hungry bears do not play.
    Aç ayı oynamaz.

    The goat which climbs up tree would have a capricorn looking at the branch.
    Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur

    The worms eat the tree , the troubles eat the man.

    Ağacı kurt, insanı dert yer.

    Heavy cauldron boils late.
    Ağır kazan geç kaynar.

    The one who doesn’t work in summer will feel hungry in winter.
    Ağustosta gölge kovan, zemheride karnını ovar.

    The mad one crosses the water until the clever one finds a bridge.
    Akıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçer.

    Everything that shines isn’t gold.
    Her gördüğün sakallı deden değildir.

    While you tidy the bed, so you sleep there.
    Kendi kazdığı kuyuya kendi düşmek.