İngilizce Aşk Sözleri Ve Anlamları

'Karışık Sözler' forumunda ZeuS tarafından 7 Temmuz 2011 tarihinde açılan konu


  1. İngilizce Aşk Sözleri Anlamlı,
    İngilizce Aşk Sözleri Ve Türkçeleri,
    Aşk Sözleri İngilizce ,
    İngilizce Aşk Sözleri Anlamlarıyla


    I’ve never written a love song.That didn’t end in tears.Maybe you’ll rewrite my love song.If you can replace my fears.I need your patience and guidance

    (Gözyaşları içinde bitmeyen bir aşk şarkısı yazmadım.Belki benim aşk şarkımı tekrar yazabilirsin.Eğer korkularımı silebilirsen.Senin hoşgörüne ve rehberliğine ihtiyacım var.)

    You put me through
    (sen beni baştan sona ifade ediyorsun)

    You won’t cry for my absence, I know Because you forgot me long ago.
    ( Benim yokluğum için ağlamayacaksın, biliyorum. Çünkü Beni çok önce unuttun )

    Though I’d die to know you love me I’m all alone.
    (Beni sevdiğini bilmek için ölmeye razı olmama rağmen Ben tamamen yalnızım… )

    You never get a second chance to make a first impression
    (Hic bir zaman 2 bir sansin olmaz birinci izlenim icin)


    Honk if you love (name), then drive your car into the nearest tree!
    [Hönk, eger (isim) seviyorsan arabani git ve en yakin agaca carp!]


    I'm not smiling at you, I'm just trying not to laugh!
    [Ben senin haline gülümsemiyorum, sadece kahkaha atmamaya calisyorum]


    Love make you blind I know, because you don't see me
    [Ask kör eder biliyorum, cünkü beni görmüyosun]

    Thè Scary End is better Then EndLess Fears!
    Korkulu bir son sonsuz korkulardan iyidir!

    if u r bird,i am sky without ur love i can't fly when u leave me I will die
    (Eger sen bir kussan bende bulutum, senin askin olmadan ucamam, beni terkettiginde ise ölürüm)
    Love is like war:: Easy To Start Difficult To EndAnd Impossible To Forget!!
    [Ask savas gibidir:: Kolay baslarZor biteramaUnutmasi imkansiz!!]


    To love someone takes a day - but it takes a lifetime to forget someone
    (Birini sevmek 1 gününü alir - ama unutmak bir ömür)


    I love you like a fat kid loves cake
    (Seni bir obur cocugun pastayi sevdigi gibi seviyorum)


    Love is missing someone whenever you're apart, but first of all feeling
    warm inside because you're close in heart
    (Ask bir kimseyi her ayri olusunuzda özlemektir, ama herseyden önemlisi
    icinde bir sicaklik hissetmektir kalplerinizin birbirine kenetli olmasindan)


    If loving you is wrong, I don't wanna be right
    [Seni sevmek suc ise dogruyu istemiyorum]

    If you show Me reaL Love baby i’ll show you mine..
    (bebeğim eğer bana gercek askını gosterırsen bende sana benım aşkımıı gosterırım..)
    You see that shackle..? I’m Your sLavee…!
    (Kelepcelerı Goruyor musun ? Ben senın KöLenim..)
    I’ve become so numb , i cant feeL you theree..
    (Çok hissizleştim , senin burda olduğunu biLe hissedemiyorum..! )
    Do you ever wanna run away?Do you locked yourself in your room , with the radio on turned up so loud..No one hears your screaming..
    (Hic uzaklara kacmak istedin mi? kendını hıc odana kitledin mi..radyonun kısık sesını arttırarak..Hıc kımse duymaz senın çığlıklarını..)
    She said I’m leaving..Cause He cant take the pain..It is hard to continue this love it aint same..
    (gidiyorum dedi çünkü acıya dayanamıyordu..bu aşka devam etmek zordu we hicbirsey aynı değildi…)
    Things I loved before, are now for saLe..
    (önceden sevdiğim hersey şimdi satılık..)
    Here is a little story that I made up So Let’s make believe
    ( benım uydurduğum bir hikaye bu,o zaman kendımızı ınandıralım..)
    I’m just a crazy kind of girl I wanna shop around , I’ve just begun
    Don’t wanna settle down
    ( ben cılgın bır kızım alısverıs yapmak ıstıyorum..daha yenı basladım durulmak ıstemıyorum..)
    Don’t be scared of your shadow You can’t hide from your sorrow
    ( Gölgenden korkma , kaderinden saklanamazsın )
    I lie and I lie and I lie till there’s no turning back;I don’t know why
    (Yalan söylüyorum yalan söylüyorum dönüşü olmayana dek;Bilmiyorum neden)
    oh tonight you killed me with your smile so beautiful and wild so beautiful
    (bu gece gülüşünle beni öldürdün öylesine güzel ve vahşice ki öylesine güzel)
    No longer waiting, remove illusions;No more complaining, forget confusion
    (uzun beklemeler yok,ilizyonları kaldır;daha fazla yakınmak yok,karışıklığı unut)
    I don’t know who to trust no surprise;Everyone feels so far away from me
    (Bilmiyorum kime güveneceğimi şaşırmadan;Herkes benden uzaktaymış gibi geliyor)
    I tried so hard;And got so far;But in the end;It doesn’t even matter
    (O kadar çok denedim;Ve o kadar uzaklaştım;Ama en sonunda;hiçbir önemi kalmadı)
    know that i can’t get over you;’cause everything i see is you and i don’t want no substitute;baby i swear it’s deja vu
    (seninle baş edemediğimi bil;çünkü gördüğüm herşey sensin ve yedeğini istemiyorum;bebeğim yemin ederim bu bir deja vu)
    No one will love you the way I do;No one will love you;Love you like I do;It will never be the same
    (hiç kimse seni benim sevdiğim şekilde sevmeyecek;hiç kimse seni sevmeyecek;benim sevdiğim gibi;asla aynı olmayacak)
    I’m so over being blue;Cryin over you;And I’m so sick of love songs;So tired of tears;So done with wishing you were still here;Said I’m so sick of love songs so sad and slow
    (Çok hayalciyim;Sana ağlarken;Ve aşk şarkılarına hastayım;Gözyaşlarına çok yorgunum;Senin hala burada benimle olmanı dilerken;Dedi ki aşk şarkılarına hastayım çok üzücü ve yavaşlar)
    Strange infatuation seems to grace the evening tide;I’ll take it by your side;Such imagination seems to help the feeling slide.
    (akşam vakti garip karasevda güzel görünür;bn onu senin yanından alacağımn;böyle hayal gücü hislerin kaymasına yardımcı olur)
    I… Take the plan, spin it sideways.I… Fall. Without you, I’m Nothing.
    (ben…plan yaparım yol kenarlarına ağ örerim.bn…yenilirim.sensiz ben bir hiçim.)

    alıntı...