İncili Çavuş Fıkraları

'Eğlence' forumunda Ceylan tarafından 12 Mart 2013 tarihinde açılan konu


  1. İncili Çavuş'un Yazdığı Fıkralar


    Türk mizah yazınının başlangıcını oluşturan ünlü isimlerden biri olan İncili Çavuşun yazdığı fıkralardan örnekler:


    ELÇİ KİM?

    İncili Çavuş Acem’e gittiğinde, Şah İsmail’in fermanıyla bozuk yumurta ile yapılmış bir yemek ikram ederler. Sohbet sırasında İncili Çavuş, elinde olmadan bir zarta çeker. Ancak derhal makadına dönüp, “Eğer şah-ı âlişana elçiliğe sen gelmiş isen biz sükût edelim, sen şahım ile dilleş, eğer biz gelmiş isek sen biraz sükût eyle, biz konuşalım” demiş.

    YABANCI ELÇİ

    Bir yabancı elçiyi padişah kabul edecekti.

    Bu elçi, ülkesinin çok varlıklı olduğunu göstermek için; ne kadar altın, inci, elmas gibi süs eşyası varsa, bunları üstüne başına takıp takıştırıp huzura çıkmak istedi.

    Saray görevlileri bu adamın yaptığı garipliğin önüne geçmek istiyorlardı ama ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Hemen akıllarına İncili çavuş geldi :

    - Aman çavuş, şu adamı sen yola getirirsin Ne yapacaksan yap şu haline engel ol. İncili,

    - "Çaresini buluruz" dedi. Bir süre düşündü. Sonra altın-inci karışımı sedef kakmalı bir çift takunyayı onun gireceği tuvalete koydu.

    Adam tuvalete girip bunları görünce şaşırdı. Çıkınca İncili Çavuş'a sormadan edemedi:

    - Altın, inci, sedef kakmalı nalın tuvalete konulur mu? Yazık değil mi?'' İncili, taşı gediğine koyacağı zamanı bulmuştu. Hemen cevabını yapıştırdı:

    - Bizim padişahımız böyle süs eşyasına değer vermez.

    Elçi, verilen cevabı duyunca, üzerine bakındı, sonra sessizce bunları çıkarıp, huzura girdi...

    İSTANBUL’DA FARSÇA KONUŞAN VAR MI?

    İncili Çavuş Acem Şahı’na vardıkta Şah İsmail sualden sonra “İslambol’da Farisi bilir kimse var mıdır” demiş. İncili de “İslambol’un köpekleri bile Farisi bilip söylerler” diye cevap vermiş. Şah da “Köpekler nasıl Farisi bilip söylerler” diye sorunca Çavuş da şöyle konuşmuş: “Ortalıkta bir laşe görüldüğü zaman köpeklerin büyükleri harrum, harrum deyü bağırır. Küçükleri çend, çend deyü sual ederler. Tekrar büyükleri heft, heft deyü cevap verir. İşte böyle Fârisi söylerler” deyü Şahı mat etmiş.

    ASSANIZ OLMAZ MI?

    Padişahın isteği üzerine bir gün İncili Çavuş, vezirlerden birinin taklidini yapmış.
    Taklidi yapılan vezir bunu duyunca çok kızmış ve:
    — Ben onu öldüreyim de aleme ders olsun, demiş.
    İncili Çavuş vezirin bu sözlerini işitince can derdine düşmüş ve Padişaha gidip durumu anlatmış. Padişah İncili Çavuş'a:
    — Sen korkma, o seni öldüremez, eğer o seni öldürürse ben de ona kısas uygularım," demiş.
    Bunun üzerine İncili Çavuş, şöyle bir istekte bulunmuş:
    — Aman Padişahım, o beni öldürmeden önce siz onu assanız olmaz mı?

    POH MU VAR?

    İncili Çavuş zamanında Acem’den elçi gelmiş, nâme getirmiş. İncili Çavuş’u elçiye nedim tayin etmişler. Bir gün elçi ile İncili bir aradayken ezan okunmuş. İkisi de abdest almak için ayağa kalkmışlar. İncili Çavuş ayağını yıkarken, elçi “Ayağını ne yıkarsın, ayağında poh mu var” demiş. Meğer elçi de bu sırada yüzünü yıkamaktaymış. İncili Çavuş da “Ya sen yüzün yıkarsın, yüzünde poh mu var “ diyerek cevap vermiş.