İmanın Lezzeti

'İslami Bilgiler' forumunda Semerkand tarafından 7 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. İman Lezzeti
    imandan Lezzet almak
    İmandan zevk almak

    İMAN: inanmak ,yüce bir varlığa sığınmak ve acziyetini anlayıp teslim olmaktır. Dini Literatürde
    İMAN: Allaha , Peygamberimiz Hz. Muhammed’in , Allah’ın elçisi olduğuna ve Allahın peygamberi aracılığıyla gönderdiği emir ve yasaklara kalben inanıp , dil ile inancını ifade etmeye İMAN denir.
    İnsanı kainatın en üstün ve en mükemmel varlığı olarak yaratan, mükemmelliğin ötesinde insan vucudunu tasarlayıp,en ince ayrıntısına kadar şekillendiren yetmeyip, kainattaki bütün varlıkları hizmetine veren Allah (c.c), bu kadar -yarattığı, donattığı, türlü nimetleri kullarının istifadesine sunduğu-lutfuna karşılık elbette bir takım istekleri, emirleri,yasakları olacaktır.’’ ….Yoksa siz iman ettik demekle bırakırlacağınızı mı zannettiniz…’’ ilahi hitabı insanın sorumluluğunu en güzel biçimde hatırlatmaktadır.

    İnsan, yaratılışının gayesini ve kendisine yüce Allah tarafından verilen üstün değeri idrak edebildiği zaman ; kulluğun gerçek anlamını kavramış , işte meleklerden bile üstün olmanın vasfını elde etmiş olarak , Allah’ın ve insanların yanında kıymet bulur. Buna mukabil İlahi ve İnsani değerlerin farkında olmayan,dünyaya geliş amacını yeme, içme ve eğlenceden ibaret gören ; aklını ve fikrini şeytana emanet eden, nefsinin esiri olmuş insanları , bakınız Kur’an-ı Kerim nasıl vasıflandırıyor.”Biz onları aşağıların en aşağı kıldık.”….

    Kur’an-ı Kerim insanın yaradılış ve üstünlüğünden bahsederken şöyle niteler. “Biz insanı en güzel surette yarattık…”ve “Biz insanoğluna sayısız nimetler verdik. İnsan bunu saymakla bitiremez….” “Rabbin senden,sen Rabbinden razı olarak onun cennetine gir.” buyurarak,insanın üstün vasfını ve bu aslına uygun davranışıyla rabbi katında mükafat yönünde karşılık bulacağını vurgular.

    Kalben tatmin olmak, manevi bir huzura ermek ve insan olmanın o üstün vasfına –şerefine- nail olabilmek için hakiki bir imana sahip olmak gereklidir. Hakiki bir imana sahip olmakta yüce Allah’ı ve Dini iyi bilmekle mümkün olur.Allah’a ve dine iftiralar ederek,Dini yok sayarak,yalan ve kandırmacalarla, sahtekarlıkla , insanları küçümseme , haksızlara-zalimlere göz yumma ; işlenen günah ve gayr-i İnsani davranışlara kayıtsız kalma kişiye asla gerçek , hakiki İmanı kazandırmaz. Bu davranış ve tutum içinde olanlar her ne kadar gerçek iman sahibi olduklarını iddia etseler de , bu iddia ; davranış biçimlerine doğru olarak yansımadığı için, kuru bir sözden öte geçmez. Gerçek imanın lezzetine varmak, doğru bilgi, doğru inanç ve doğru davranışlarla mümkün olur.

    Akıl sahibi olan insana idrak etme, tefekkür etme -düşünme- yetisi verilmiştir.Bunca nimeti takdim eden yüce Allaha karşı , iman etmek , tevekkülde bulunmak elbette ve tabii olarak bir teşekkür itirafı ve imanın samimiyetinin en güzel ifadesidir.

    İmanın kalpte hakiki manada yer bulması ,gönüldeki sufli duyguların ve tatminsizliklerin en çare ilacıdır.Kalp ki ,nazargâhı ilahi ve insanın hayatiyet kaynağıdır.Huzur ve sukunun adresi , varlık sebebinin –AŞK- ın durak noktasıdır. .Adına Kalp,gönül yürek,dediğimiz bu kıymet menbaı ,ancak ve ancak temiz bir inanç ,samimi duygu ve niyet ve Salih amellerle tertemiz tutulabilir. Vatan,İstiklal ve iman Şairi Mehmet Akif Ersoy’un deyimiyle.” İmandır o cevher ki, İlahi ne büyüktür.İmansız paslı yürek sineye yüktür.”ifadesinde olduğu gibi kararmış ve paslı kalpler ; insana gam,kasavet ve günah yükünden ibarettir.

    Gerçek ve samimi bir imana sahip olmamız temennisiyle…..
    [​IMG]
    Zafer Yaman –